Tarih: Ocak - Şubat 2006 | Sayı:İlerici Gençlik Sayı:10

dostlardan...

”Bir şeyi yapmak için 
o şeyi çok sevmek gerekir. 
Bir şeyi tutkuyla sevmek için 
o şeye deli gibi inanmak gerekir.” 
        Regis Debrag / Che hakkında

Ernesto Che Guevera 8 ekim günü Bolivya’nın ıssız köşelerinden birisinde saatler süren bir çatışmanın ardından bacaklarından yaralı olarak ele geçirilmişti. Bir köy okulunda sorguya alındı. Ser verdi sır vermedi ve 9 ekim günü Bolivya Cumhurbaşkanının emriyle öldürüldü. Elbette ki Che’nin ölümü sıradan bir ölüm değildi. Onunki aslında yeniden doğuştu. O gün zafer naraları atanlar katliamı takip eden günlerde bir devrimcinin ölümüyle her seferinde yeniden doğduğu gerçeğiyle soluksuz kaldılar. Ama kapitalizm de boş durmuyordu. İşkenceyle yenemediği devrimci kimliği tam da kendi kirli doğasına uygun bir şeklde deforme etmeye kalktı. Özellikle 90’lı yıllarla birlikte Che’nin politik kişiliğinden arındırılarak popüler kültürün ürünlerinden birisi haline getirilmeye çalışıldığını gördük. Kapitalistler bu kadar saygı duyulan proletaryanın enternasyonalist komutanını “pop” idolü yapmaya hazırdı. 
Che Guevara yazılı her şey yüz binlerce satıyor onun resmini taşıyan gençler ise kapitalizmin kokuşmuş kültürüne tapınmaya mahkum ediliyordu. 


Che ise en iyi cevabı yıllar öncesinden vermişti. Küba devrimi sırasında Amerikalı çiftlik sahiplerine gerillalara vergi ödemesini tartıştıktan sonra oradan ayrılırken komutasındaki gerillalara  “bunlar gibi insanlara karşı savaşırken bir kaya dibinde ölsemde gam yemem” demişti. 


Popüler “kültürsüzlüğün” her türlü çabasına rağmen Che Guevara dünya komünist hareketinde yaşamaya devam etti. Dünyanın dört köşesinde de her eylemde, mitingde onun resimleri bayrakları taşınıyorsa Che nın ezilen halkların yanında proletaryanın onurlu mücadelesinde yaşadığı açıktır. 


Bugün sömürü her yerde açlığını bastırmak için kanımızı emmeye devam ediyor ve “...onlar, bizi mücadeleye itiyor; bu mücadeleye hazır olmak ve bu mücadeleye girişmekten başka bir alternatif yoktur.” İlerici gençler sorumluluğunu çoktan omuzlarına almıştır. Ülkemizin dört bir yanında çatlayan tohumlarla yeşererek dünya proletaryasına ve ezilen halklara mücadeleye devam çağrısı vermektedir. TÜM-İGD’liler olarak her eylemimiz: “...Emperyalizme karşı bir savaş çağrısı ve insanlığın en büyük düşmanı ABD’ye karşı halkların birliği için bir savaş marşıdır!”


Che Yaşıyor Tüm-İGD Savaşıyor! 
Dünyanın Bütün İşçileri Ve Ezilenleri Birleşin!

Devrim Şimşek




İstanbul’un emekçi semtlerinden ilerici işçilerin sesleri yükseliyor.
“Okmeydanı’ndan merhaba diyoruz”

Bizler emekçilerin yoksul insanların ağırlıkta olduğu Okmeydanı’nda yaşayan ilerici gençleriz. Okmeydanı halkı düzene muhalif kimliğiyle tanınır. Bölgede tekstil atölyelerinin yoğun olmasından dolayı, yaşayanların büyük bir bölümü tekstil işçisi olarak çalışmaktadır. Bunun yanı sıra inşaat işçilerinin, market işçilerinin varlığı da göze çarpmaktadır. Bunların yanı sıra doğal olarak tabii ki başka işlerde çalışan emekçiler de var. 
Özel sektörde çalışan işçilerin en büyük sorunlarından biri olan sigortasız çalışma Okmeydanı’nda belirgin bir şekilde göze çarpmaktadır. Özellikle tekstilde çalışan işçiler işsiz kalmamak için bazen de bilinçsizce göreli olarak daha fazla ücret alabilmek için sigortasız çalışmak zorunda kalıyor. Sigorta istenildiğinde de ya işten çıkarılacağı yada ücretin düşük olacağı cevabını alıyor. İşsizliğin de büyük bir sorun olduğu düşünüldüğünde işçiler sigortasız çalışmaya mecbur bırakılıyor. Okmeydanı’nda çalışan, yaşayan genç ilerici işçiler olarak bizleri etkileyen, engelleyen her tür soruna karşı çeşitli şekillerde tepkimizi dile getiriyoruz. Her gün yaşanan sorunları ortadan kaldırmak insanca bir düzende yaşamak için mücadele etmeye kararlıyız. Tabii ki bu sorunları yalnız başımıza aşamayız. Bu sorunları aşabilmek için işçilerin ortak hareket etmesi birlik olması gerekiyor. Yoksa tepkimiz de öfkemiz de sınırlı kalır. Bunun için bizler sigortasız çalışmaya karşı dur demek için, kadınların eşit işe eşit ücret alabilmesi için, aynı sorunları yaşayan diğer işçilerle birlikte mücadele etmek için ayrıca sadece işçi gençlerin değil öğrenci gençlerin de köylü gençlerin de sorunlarının çözülmesi için kurulan, mücadele eden, “yolumuz işçi sınıfının yoludur” diyen TÜM-İGD çatısı altında, TÜM-İGD’li işçiler olarak mücadele saflarında yerimizi  aldık
TÜM-İGD çatısı altında bundan sonra da mücadelemizi daha da yükselterek ileri taşıyacağız.

Yolumuz işçi sınıfının yoludur!
Eşit işe eşit ücret!
Herkese sigorta herkese iş!
Okmeydanı’ndan TÜM-İGD’li İşçiler