Tarih: Ocak - Şubat 2006 | Sayı:İlerici Gençlik Sayı:10

İLERİCİ GENÇLERDEN HABERLER

işsizliğe, yoksulluğa, baskılara, işgale, karşı GELiYORUZ

AKP’nin talan politikaları, karşısında emekçi kitleleri buluyor. 15 Aralık 2005 günü DİSK KESK, TMMOB ve TTB’nin öncülüğünde “halk için bütçe, demokratik Türkiye” ismini taşıyan  kitlesel miting bu halkanın son ayağını oluşturdu. 


On binlerce işçi ve emekçinin katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen mitinge çevre illerden de çok sayıda emekçi ve öğrenci katıldı. Özellikle Eğitim-Sen ve SES (Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası) üyelerinin kitlesel şeklide katıldığı eylemde Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Üzüm-Sen ve Tütün-Sen ile köylerinde siyanürlü altın arama çalışmalarına karşı örgütlenen Eşme İnan Köylüleri de kendi özgün talepleriyle yer aldılar. Alanda TÜM-İGD üyelerinin yanı sıra ESP, HÖC, BDSP, Halkın Kurtuluş Partisi, SDP, ÖDP, Atık Kağıt İşçileri, Demokratik Haklar Platformu gibi çok sayıda çeşitli ilerici, devrimci örgüt ve topluluk katıldı.


Genel olarak son derece coşkulu geçen eylemde kimi olumsuzluklar da yaşanmadı değil. Özellikle Alınteri ve Halkevi kortejleri arasında  kısa süreli de olsa yaşanan gerginlik alanda ısrarla vurgulanmaya çalışılan  birlik ve dayanışma ruhuna gölge düşürdü. Kortej sıralaması üzerinde çıkan gerginliğin çözülemeyerek kavgaya dönüşmesi ise sadece bu iki kurumun değil alanda bulunan bütün devrimci örgütlerin bu tip eylemlerde sergilediği koordinasyonsuzluğu göstermesi açısından çarpıcıydı. 


Eylem yaşanan bu talihsiz olaya rağmen  aynı çoşku ve kararlılıkla sona erdi. On binlerce  emekçi tarafından doldurulan Ankara sokakları sermaye yandaşı politikaların AKP Hükümeti’ne pahalıya patlayacağını göstermiş oldu.



kadına karşı şiddete geçit yok!



Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında 27 Kasım 2005 Pazar günü TÜM-İGD’li ilerici öğrenciler tarafından İstanbul’da bir etkinlik düzenlendi. Saat 14.00’da başlayan etkinliğin ilk bölümünde kadına yönelik şiddetin kaynakları ve şiddete karşı ne yapılabileceği konusunda çeşitli konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından konu hakkında geniş çaplı bir bir tarışma ve yorum bölümü vardı. Dinleyicilerden gelen farklı farklı sorularla daha geniş bir tartışma olanağı da sağlanmış oldu. 


Birinci bölümün ardından verilen kısa çay molasından sonra etkinliğin ikinci bölümü kadınlarla ilgili bir slayt gösterisiyle başladı. Ardından ise “Kızlar ve Kökler” isimli kısa belgesel film gösterimi yapıldı. Okunan şiirlerle zenginleşen etkinlik Arapça, Kürtçe ve Türkçe dillerinde söylenen türkülerin ardından sona erdi.





Mersin’li ilerici gençler: Unutmak ihanettir! 



İlerici gençler18.Aralık 2005 pazar günü devrim şehitlerimizi anmak için Mersin’de bulunan Akbelen mezarlığında buluştu. 78’liler Derneğinin öncülüğüyle aralarında TÜM-İGD üyelerinin de bulunduğu kitle, Köy-Koop kurucusu ve aynı zamanda 68 hareketi olara anılan dönemin  devrimci öncülerinden Akın Özdemir’i ölümünün 27. yılında mezarı başında andı. 


Anmada söz alan 78’liler Derneği temsilcisi: “Ülkede 68’den bugüne var olan baskının daha da artarak yükseldiğini dile getirdi” dedi. Daha sonra söz alan Akın Özdemir’in mücadele arkadaşlarından İnsan Hakları Derneği (İHD) eski genel başkanı Akın Birdal bir konuşma yaptı . Birdal: “Akın’ı senede bir gün anmak değil Akın’ı içimizde yaşatmanın onu anmak olduğunu” söyledi. 


Aynı gün içinde ilerici gençler tarafından  aynı mezarlıkta yatmakta olan devrim şehidi Yusuf Uzun için bir anma gerçekleştirildi. Uzun 70’li yıllarda Mersin ve bölgesinde ilerici gençlik hareketinin serpilip gelişmesinde önemli görevler almış yiğit bir örgütçüydü. Uzun’un mezarı başında konuşma yapan kızı “babam bizi o en zor dönemlerde yalnız bıraktı; ailesinden özveride bulunarak bize daha iyi bir gelecek verebilmek için. Bu yüzden babamla gurur duyuyorum. Sizleri de burada görmek beni o kadar mutlu etti ki anlatamam” dedi. 


Mersin’li ilerici gençler düzenledikleri bu anmalarla toplumsal kurtuluş mücadelesinde kaybettiğimiz değerleri unutturmayacaklarını ve her yıl daha da artan bir kitlesellikle anacaklarını yinelemiş oldular. 



Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ses veriyor:
MÜŞTERİ DEĞİL ÖĞRENCİYİZ!


Ocak ayının 2’sinde Boğaziçi Üniversitesi’nden yükselen seslerin nedeni, yine Kilyos Kampüsü’ne gidecek olan servis sorunundan kaynaklıydı. İlk olarak 1991 yılında eğitime başlanan Kilyos Yerleşkesinin şehre uzaklığı bir saat. Üstelik buradan şehir merkezine otobüs seferi yok. Tüm ulaşım sorunlarının ötesinde, bir de okul yönetiminin servisleri yetersiz tutması var. Sabah saat 11’de Güney Kampüs’te dersi olan bir öğrenci bir saat önce okulda oluyor; çünkü ancak dokuzda servis var. Servise sığmayan öğrencilere ise verilen yanıt: “ne yaparsanız yapın” dan başka bir şey değil.


Ulaşımın neredeyse imkansız olduğu Kilyos Kampüsü’ne tecrit edilen öğrenciler, ya derslerine giremiyor ya da çok erken saatlerde gelip okulda beklemek zorunda kalıyorlar. Üstelik okul yönetiminin “insafa gelip” koyduğu ek servisler paralı. İşte tüm bu olumsuzluklar sonucunda Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Kampüsü’nde öğrenci olmak insanı canından bezdiriyor. 02.01.2006 akşam saatlerinde servise sığmayan öğrencilere yine “ne yaparsanız yapın” dendi. Bunun üzerine Kilyos Kampüsü’nde bir araya gelen öğrenciler bir gün sonra eylem yapmaya karar verdiler. Alınan eylem kararı karşısında “eyleme ne gerek var, eylem yapılacaksa biz yaparız, tüm bunlar provakasyondur.” gibi komik açıklamalarla sınıfları dolaşan öğrenci temsilcileri öğrencileri eylemden caydırmaya çalıştılar. Okul yönetiminin çıkar amaçlarına eşgüdümlü olarak hareket eden öğrenci temsilcilerinin, hangi öğrencileri temsil ettiği de akıllarda bir soru işareti olarak kaldı.


Güney Meydan’dan dövizlerle yürüyüşe başlayan öğrenciler, “Kilyos’a eşşek üstünde mi gidelim?, Kilyos yurt mu hapishane mi? Ve “müşteri değil, öğrenciyiz!” sloganlarıyla rektörlük binasının önüne geldiler. Burada bir basın açıklaması okundu. Sloganların devam ettiği sırada öğrenci işleri dekanı Ali Tekcan öğrencilere cevap vermek için dışarı çıktı ve gayri samimi açıklamalar yaptı. Bu konuşma sonucunda doğallığında tatmin olmayan öğrenciler “tavsiye değil, çözüm istiyoruz” dediler. Öğrencilerin ısrarlı bekleyişi nedeniyle dekan, bayram sonrasında tüm bu sorunlara çözüm bulacağını söyledi. TÜM-İGD’li öğrencilerin de organizasyonuna katkı koyduğu eylemde, çözüm gelmezse eylemlerimizin devam edeceği tekrarlandı. Okulun bir ticarethane mantığıyla yönetilmesine karşı her zaman olduğu gibi bugün de sloganımızı tekrar tekrar yineleyeceğiz: Müşteri değil, öğrenciyiz!

*fotoğrafları çeken ve bize gönderen Barış Bilen dostumuza teşekkür ederiz.

eylemde okunan basın metni
Boğaziçi Üniversitesi hazırlık sınıfı öğrencileri olarak bizler, Kilyos Sarıtepe Kampüs’ünde bulunan yurtlarda barındırılıyoruz. Kampüsün Etiler’deki merkez kampüse uzaklığı bir saat olup, ana kampüse ulaşımı üniversite tarafından ihale yoluyla seçilen bir firma sağlıyor. Bugün burada dört aydır her geçen gün daha büyük bir eziyet halini alan ulaşım sorunumuzu çözmek için toplandık. Bundan önce topladığımız imzalar, yurt koordinatörlüğü ve ÖTK’lar aracılığıyla dekanlığa sunulmuştur. Ancak dekanlıkla yapılan tüm görüşmelerimiz sonuçsuz kalmıştır. Kilyos gibi, şehre çok uzak bir kampüste eğitim gören öğrenciler, otobüs yetersizliği sebep gösterilerek, servislere alınmamakta, servis saatleri öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun olarak belirlenmemektedir. Servislerde ayakta gitmek zorunda bırakılan arkadaşlarımız, tüm bunlar yetmiyormuş gibi servis şoförleri tarafından azarlanmaktadır. Otobüs yetersizliği nedeniyle, daha dün gece örneğini yaşadığımız, “ne yaparsanız yapın” denilerek” elliye yakın öğrenciyi sokakta bırakan bu keyfi tavırlara derhal son verilmelidir. Güney Kampüs’te eğitim alıp, Kilyos yurtlarında yaşayan birçok arkadaşımız ulaşım sorunu nedeniyle derslerini aksatma durumuna gelmiştir.  


Boğaziçi Üniversitesi, eğitim öğretim yılı başında, Kilyos Kampüsü’nde barınan öğrencilerin ulaşım masraflarının okul tarafından karşılanacağı garantisini vermişken, bugün görünen durum hiç de böyle değildir. Sabah ve öğle saatlerinde sene başından beri var olan servis seferleri iptal edilmiş, onların yerine ücretli shuttle (dolmuş) servisleri konmuştur. Fiyatı 2,5 ytl olan shuttlelarla ücretsiz ulaşım hakkımız elimizden alınmıştır.


 Kilyos’da yaşamamız nedeniyle bir çok sosyal aktiviteden mahrum kalan bizler, ulaşım sorunumuzun okul yönetimi tarafından acilen, insana ve okula yakışır biçimde çözümlenmesini talep ediyoruz. Ücretli servislerin kaldırılıp, otobüs sayılarının arttırılması ve servis saatlerinin öğrencilerin ihtiyaçları göz önüne alınarak belirlenmesini istiyoruz. 


Servis sorunları çözülmediği sürece Kilyos hazırlık öğrencileri olarak, bizler eylemlerimizi sürdüreceğiz. 
ULAŞIM HAKKIMIZ ENGELLENEMEZ! 
MÜŞTERİ DEĞİL, ÖĞRENCİYİZ!

Boğaziçi Üniversitesi Hazırlık Sınıfı Öğrencileri