Tarih: 01.03.2009 | Kategori: Kadın
Fotoğraflar

Yaşamak için ekmek, ruhumuz için gül istiyoruz

Yaşamak için ekmek, ruhumuz için gül istiyoruz
Bugün (1 Mart 2009) İstanbul TÜM-İGD'li Kadınlar olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir etkinlik düzenledik.
Saat 14.00'da başlayan etkinlik Ecem arkadaşımızın Ekmek ve Gül adlı şiiri okumasıyla başladı. Günün anlam ve önemini özetleyen şiirin ardından sunucu arkadaşımız Fatma, "Hoş geldiniz dostlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle toplandık buraya. Öncelikle tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyoruz. Neden 8 Mart tarihi Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak ilan edildi? Bugünü bize kimler armağan etti? 8 Mart tarihçesine bakalım, dedi ve tarihçeyi kısaca anlattı. Konuşmanın ardından "Ekmek ve Güller" adlı film seyredildi.

Ekmek ve Güller
Meksika sınırından illegal olarak Los Angeles'a geçen Maya, ablası Rosa'nın evine yerleşir. Rosa ona, sendikasız ve güvencesiz işçi çalıştırılan bir şirkette temizlik işi bulur. Hizmet işçileri sendikası, Sam Shapiro'yu 'temizlik işçileri için adalet' kampanyasını örgütlemek üzere görevlendirir. Hademelik işindeki yolsuzluklara, şirketin kayıtsızlığına tepki gösteren Maya bu örgütlenme kampanyasına katılır. İşçiler halkın desteğini sağlamak üzere çaba harcarken, şirket yönetimi de işçileri bölmeye ve akıllarını çelmeye çalışır.

Film, Los Angeles'da. yaşayan, günde yaklaşık altı dolar kazanan, neredeyse göze görünmez büro temizlikçilerinin, bu sömürü karşısında örgütlenmelerini ve zafere giden mücadelelerini anlatıyor. Film aynı zamanda İngiltere toprakları dışında bir işçi sınıfı mücadelesi, kendisine çoğu kez düşmanca davranılan yabancı bir ülkedeki işçilerin hayatta kalma hikâyesi. Kadın sorununun da işlendiği filmde kadın sorununun sınıf sorunundan ayrı ele alınamayacağı ve kurtuluşun kadın erkek birlikte kazanılacağı vurgulanıyor.

İnsanca bir yaşam için, kadınlar tartışıyor
Filmden sonra kısa bir ara verildi. Aranın ardından sunucu arkadaşımız Fatma, "Bu yıl 8 Mart'a giderken kadınlar yine ciddi sorunlarla karşı karşıya. Ortadoğu'da yaşanan savaşlar, kapitalizmin krizinden kaynaklı işten çıkarmalar, yoksulluk, işsizlik artmaya devam ediyor. Bu sorunlar karşısında bizler neler söylüyoruz? Bu sorunların kaynağı nelerdir? İnsanca bir yaşam için, kadın sorununu tartışmaya açıyorum," diyerek konuklara sözü bıraktı. Film ve güncel olaylar da göz önüne alınarak kadın sorunu tartışıldı. Kriz döneminde işten ilk çıkarılanların kadınlar olduğu, krizin faturasının kadınlara ödetildiği; kapitalist sistem içerisinde kadınların metalaştırılması, bir insan olarak görünmesinden önce her alanda cinsiyetinden dolayı kullanıldığı; savaşlarda da emperyalist devletler tarafından kadınlara yönelik şiddetin sistemli bir şekilde yapıldığı; hayatı üreten, öznesi olan kadının sistem tarafından planlı bir şekilde ezildiği, sömürüldüğü yapılan sohbette belirtildi.

Filminde değerlendirildiği konuşmalarda şu sonuç çıktı: Kadın sorununun sınıf sorunu olduğu ve bu sorunu erkeklerinde sahiplenmesi gerektiği, sömürü düzeninin yıkılmasının kadın ve erkeğin birlikte mücadelesiyle gerçekleşeceği kararına varıldı.

Kadınlar 8 Mart'ta alanlara, mücadeleye
Fatma arkadaşımız, "Bu konuda türkülerimiz ne söylüyor? Sözü onlara bırakalım," dedi. Türküler hep birlikte söylendi. Zılgıtlarla halayların çekildiği etkinlik adeta 8 Mart'ın provası gibiydi. Bu coşkuyu 8 Mart'ta alanlara taşıma kararı alarak ve gelen kadın konuklarımızı da 8 Mart'a davet ederek, bu sömürü düzenine karşı hep birlikte mücadeleye çağırdık.
Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
Özgürlük ve özgür erkeklerle eşitlik için başlar yukarı kadınlar!