Türkiye'nin İsrail Büyükelçiliği kapatılsın!

TÜRKİYE’NİN İSRAİL BAŞKONSOLOSU GERİ ÇAĞRILSIN!
TÜRKİYE”DEKİ İSRAİL BAŞKONSOLOSU GÖNDERİLSİN!
21. Yüzyılın hemen başında yer küre kan içinde. Filistin, Afganistan, Irak derken şimdi de Lübnan emperyalizmin kan emici yarasalarının saldırısı altında inliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin direktifleri Birleşmiş Milletler’in himayesi ve kukla İsrail’in silahlarıyla her gün bebek, kadın, genç, yaşlı demeden onlarca insanın yaşam hakkı çalınıyor. Peki kimse niye ses çıkarmıyor?
Aslında kendimize haksızlık edemeyiz. Dünyanın dört bir yanında onlarca kuruluş, milyonlarca insan bu barbarlığa karşı şimdiden sesini yükseltmeye, var gücüyle “direnmeye” başladı! Ancak yine de yeterli değil. Savaş karşıtları bugün sadece kendilerini değil, susarak ya da timsah gözyaşları dökerek gizliden gizliye İsrail bombalarına geçit veren tüm hükümetleri ve iktidar kurumlarını bu hain saldırgana tavır alamaya, karşı koymaya zorlamalı.
HALKA KARŞI KASIMPAŞALI İSRAİL’E GELİNCE KUZU OLANLAR DUYUN BU SESİ!
Siyasi iktidarlar önce halka karşı sorumludurlar. AKP iktidarı iş başına geldiği günden bu yana uygulamaya koyduğu sosyal ve ekonomik yıkım programlarıyla böylesi bir sorumluluk duygusu taşımadığını zaten defalarca gösterdi. Ama iktidar sarhoşluğundan gözleri kararan, halka karşı kabadayı nutukları atanlar şunu bilmelidir ki bugün İsrail zulmüne sessiz kalmak demek aynı zamanda kendi halklarımızın kıyımına da davetiye çıkarmak, en azından bu onursuzluk halkasını bütün bir halkın boynuna geçirmek anlamına gelecektir. Türkiye halkları insanlığı teslim almaya kalkan emperyalist katiller karşısında sessizliği kabul edemez. Peki devleti yönettiğini söyleyenler ne yapıyor? Sadece televizyon kanalarında konuşuyorlar!
İşte bu sebeple, devlet terörü uyguladığı devletin en üst kademesindeki idarecilerce beyan edilmiş olan İsrail’de Türkiye’yi temsilen kim hangi gerekçeyle bulundurulmakta ve dahası bu terörist devletin elçiliği bizim topraklarımızda nasıl barındırılmaktadır? Bu rezilliğe derhal bir son verilip ilk aşamada Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi çağırılmalı ve de Türkiye’deki İsrail Başkonsolosluğunun faaliyeti durdurulmalıdır.
Bu iş devlet sarayında oturduğun koltuktan ahkam kesmekle, akıl vermekle olmaz. Çıkarsın tarih sahnesine orda sözünü söylersin. Naziler Moskova önlerinde nasıl durdurulduysa, halklarımız emperyalistleri Anadolu’dan nasıl söküp attıysa İsrail’de aynı şekilde Lübnan ve Filistin toprağından atılacaktır. Eskilerin söylediği bir söz vardır: “Taraf olamayan bertaraf olur” diye. Türkiye halkları da zaten en başından bu savaşta bir taraftır. Elbetteki mazlumun, ezilenin tarafındadır. Şimdi onun siyasi temsilcisi sıfatını taşıyanlar da –her ne kadar gerçekte böyle bir niyetleri olmasa da- halkın iradesine kayıtsız kalamazlar. Kalanları bu halk hiç affetmemiştir. Affetmeyecektir.
İlerici gençlik olarak haykırıyoruz!
İsrail ile tüm ilişkiler kesilsin!
Bunun için ilk somut adım olarak, derhal Türkiye’nin İsrail Büyükelçisi geri çağrılmalı ve Türkiye’deki İsrail elçiliğinin faaliyetleri durdurulmalıdır!
Türkiye ve İsrail arasındaki tüm ekonomik, askeri ve siyasi anlaşmalar fes edilmelidir!
Türkiye ve İsrail arasındaki her türlü “dostluk” kurumu dağıtılmalıdır!
