Tarih: 23.11.2008 | Kategori: Kadın

TÜM-İGD'li Kadınlar şiddete karşı "Kurtuluş Yok Tek Başına" dedi

TÜM-İGD'li Kadınlar şiddete karşı "Kurtuluş Yok Tek Başına" dedi
22 Kasım 2008 Cumartesi günü "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü" dolayısıyla bu yıl düzenlenen etkinliklerin ilki gerçekleşti.
TÜM-İGD Genel Merkezi'nde saat 14.00'da bir şiir okunmasıyla başlayan etkinlik, Arda arkadaşımızın katılımcıları selamlamasının ardından, "Tek Başına" (North Country) isimli filmle devam etti.

Maden ocaklarından yükselen yeter sesi
Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmiş film,kocasından şiddet gördüğü için evi terkeden ve çocuklarına daha iyi bakabilmek için tek başına savaşması gerektiğinden maden işçisi olarak çalışmaya başlayan bir kadının, kadın olduğu için, hem de estetik normlar içerisinde "güzel" bir kadın olduğu için gördüğü toplumsal baskıyı ve cinsel istismarı açıkça gözler önüne seriyordu. Yargılayan bakışlara, aile içindeki dışlanmışlığa, maden işinde erkeklerle kadınlar arasındaki farkın uçurumlaştırılmasına, gücü elinde tutanların baskısına rağmen; karşı durmaktan duyulan korkuyu yıkmanın yollarını arayan film, baş kaldırmanın ve kararlı bir direnişin sonucunda hakların kazanılabileceğini anlatıyordu.

"İnsanca Bir Yaşam İçin Kadınlar Tartışıyor"
Filmin ardından İlkin arkadaşımızın, ceza kanunundaki kadına karşı tacizi, tecavüzü, psikolojik ve fiziksel şiddeti meşrulaştıran yasa boşluklarını ve kadınları tamamen güvencesiz hale getirecek olan yeni yasa önerilerini dile getirmesiyle söyleşi başladı.

En uç görünen örneklerin günümüzde her gün yaşanır hale gelmesi temel bir problem olarak değerlendirildi. "Kadın sorunu hangi açıdan ele alınmalı?", "Çözüme yönelik ne yapmalı ve nasıl yapılmalı?" sorularına cevaplar arandı.

"Kadın, alınıp satılan, üzerinde hak iddia edilebilen, hükmedemeyince tek kurşunla çekip vurulabilecek bir et parçası, "namus"; hayatı üreten ellerine rağmen doğum için sıraya girmesi beklenen, tuvalete gittiği süre maaşına yansıtılan, korumasız çalıştırılan, Bursa'da yanan, Ceylanpınar'da boğulan ucuz emek; cinselliği hep ön planda tutulan, yüzü, vücudu reklam malzemesi yapılan obje ve bedenini koruması, saklaması diretilirken aynı zamanda ısrarla saldırıya uğratılan, 14'ünde tecavüzcüsüne peşkeş çekilebilen, Galata Köprüsü'nde balık tutarken "teşhirci" olan, sesi duyulmasın fikri söylenmesin istenen 2. sınıf insan hatta yerine göre köle olmamalıdır" dendi.

Sorunun kaynağının kapitalist sömürü sistemi olduğu ve çözüme giden yolda örgütlülüğün önemi, tartışmalar sonuca bağlanırken öne çıkan en belirgin noktalardı.

Söyleşi 23 Kasım 2008 Pazar 12.30'da Taksim Tramvay durağında yapılacak olan basın açıklamasına son bir çağrı yapılmasının ardından Nazım Hikmet'in "Kadınlarımız" şiirinin okunmasıyla son buldu.


Genç kadın TÜM-İGD'ye katıl!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Kadınlara özgürlük, sosyalizmle gelecek!