Tarih: 01.02.2009 | Kategori: Toplumsal Haberler
Fotoğraflar

Suphilerin izinde yeni Ekimlere, yeni devrimlere

Suphilerin izinde yeni Ekimlere, yeni devrimlere
88 yıl önce Kurtuluş Savaşı'na katılmak ve sosyalist bir Türkiye kurmak için Anadolu'ya geçerken Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve on üç yoldaşının burjuvazi tarafından hunharca katledilişi Ürün Sosyalist Dergi'nin 1 Şubat 2009 Pazar günü Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi toplantı salonunda düzenlediği "Dünü Bugüne, Bugünü Yarına Bağlayalım-Onbeşleri Anma Etkinliği" ile anıldı.
Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel
Etkinlik "İşçiden esiyor yel" adlı şiirin okunmasıyla başladı ve tüm devrim şehitleri için yapılan saygı duruşuyla ve enternasyonal marşının okunmasıyla devam etti.

Şiirlerin okunmasının ardından işçi sınıfını öncü partisinin emektarı Bekir Karayel bir konuşma yaptı. Salondaki en yaşlı komünist olan 89 yaşındaki Karayel konuşmasında işçi sınıfının öncü partisiyle nasıl tanıştığını anlattı ve mücadeleye devam eden genç yoldaşları selamladı. Sözlerini "Yarınlar bizimdir yoldaşlar." cümlesiyle bitiren Bekir Karayel yeni Ekimlerin yeni devrimlerin bize bağlı olduğunu vurguladı.

Kafelerden kahvelere
Bekir Karayel'in anlamlı konuşmasının sonrasında "Kapitalizmin Krizi, İşçi Sınıfı ve Olasılıklar" başlıklı panel yapıldı.

Panelde ilk olarak Çalışma ve Toplum Dergisi genel yayın yönetmeni ve iş hukukçusu Murat Özveri bir konuşma yaptı. Özveri yaptığı konuşmada sendikaların günümüzdeki durumunu, kapitalistlerin işçileri daha da sömürmek için yaptıkları hukuksuzları anlattı. Konuşması süresince ayrıca sınıf içerisindeki beyaz yakalı ve alt işveren gibi sınıfı bölen ayrımları anlatarak, gelen krizin sınıfın parçalanmışlığını ortadan kaldıran bir rüzgâr olduğunu söyledi. Murat Özveri konuşmasında, işçi hareketinin ve sendikaların, burjuva hukukunu kendi öz güçlerine dayanarak zorlamaları ve aşmaları gerektiğini de vurguladı.

Özveri'nin ardından öğretim üyesi İsmail Kaplan siyasal açıdan krizin değerlendirmesi konulu bir konuşma yaptı. Kapitalizmin yapısal ve kaçınılmaz bir sorunu olan krizin, kolay kolay aşılamayacağını belirten Kaplan, içinde bulunduğumuz krizi emekçilerin lehine çevirmenin mümkün olduğunu vurguladı. Bunun için sınıf partilerinin, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin yeni bir dünya için sömürüye karşı savaşmaları ve bu mücadelelerini kitlelere mal etmeleri gerektiğini anlattı.

Kaplan konuşmasında, Kapitalizmin 90'lardaki bunalımı sırasında bazı kesimlerin devrim ve sosyalizmden vaz geçerek kendilerini sistem içinde demokratik bir muhalefet çizgisine soktukları ÖDP sürecini hatırlatırken; benzer bir sürecin çatı partisi tartışmalarında da yaşandığına işaret etti. İsmail Kaplan, yeni Ekimlerin kendiliğinden gelmeyeceğini ancak bizim mücadelemizle olacağını belirterek konuşmasına son verdi.

Sendikaların durumundan krize, 60'ların 70'lerin deneyimlerinden bugüne değin bir çok konunun tartışıldığı, paylaşımın yapıldı renkli soru cevap kısmının ardından etkinliğin 1. kısmı bitirildi.

Suphi Nejat öncümüz, yaşatacak gücümüz!
Etkinliğin ikinci kısmı boyunca Ankara'dan Mersin'e, Dersim'den İstanbul'a, Kütahya'dan İzmir'e, Kastamonu'dan Bergama'ya; Almanya'dan Hollanda'ya ve İsveç'e kadar bir çok yerden gönderilen mesaj ve selamlar paylaşıldı. Dostlar dünyanın dört bir yanından Suphilerin mücadelesi selamlamlıyordu.

"Anti-Emperyalist Mücadele, Savaşlar ve Komünistler"
İkinci bölümün başlangıcı "Anti-Emperyalist Mücadele, Savaşlar ve Komünistler" başlıklı bir film gösterimiyle yapıldı. Film gösteriminde emperyalist savaşların vahşeti gözler önüne serildi. Bu vahşete karşı komünistlerin, devrimcilerin ve ilericilerin tüm dünyada ördükleri anti-emperyalist mücadelelerden kesitlerin aktarıldığı film ayrıca Irak, Filistin ve Lübnan direnişlerini de selamlıyordu.

Biz yapmazsak kim yapacak?
Beğeniyle izlenen film gösteriminden sonra halkların kardeşliği ve bir arada mücadelesi temalı bir skeç oynandı. Dili yasaklanan Kürt halkından, Ermeni olduğu için katledilen Hrant kardeşimize ve direnen ortadoğu halklarına; Yunanistan'daki isyan ateşini yakan Aleko'dan Küba'da devrimin simgesi olan Ernesto'ya kadar halkların kardeşliği vurgusuyla dolu bir skeç oynandı. Skecin son cümlesinde tüm oyuncular "biz yapmazsak kim yapacak?"sorusunu sorarak sömürülen halkların kurtuluşunun "Mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır!" şiarıyla yürüyen bizlerde olduğunu anlatmış oldular.

Ezgili yürekler sahnede
Bu sefer sahnede birçok dilde ezgileriyle Grup Güneşli Dünya vardı. Kürtçe, Türkçe, Ermenice, Arapça gibi dillerde şarkılar türküler okundu. Alkışlarla dinlenen müzik dinletisi NO PASARAN ile bitirildi. Etkinlik TKP Marşı ile son buldu.

Yeni Ekimlere, yeni devrimlere
Bizler ilerici gençlik olarak onbeşlerin izinde inançla ve gururla yürüyoruz. İşçi sınıfımızın ve emekçi halklarımızın öncü partisinin kurucularının katledilişinin 88. yılında onların aydınlattığı yolda hep birlikte yeni ekimlere, yeni devrimlere!