Onbinler krizin faturasını ödemeyeceğiz diyerek Ankara'ya akın etti
Dün (29.11.2008) onbinlerce işçi, emekçi; işsizliğe, yoksulluğa, zamlara karşı ülkenin dört bir yanından Ankara'ya akın etti. DİSK ve KESK'in çağrıcılığıyla gerçekleştirilen miting kitleselliği ve coşkusuyla dikkat çekti.
Sabah erken saatte Ankara'ya gelen işçiler, emekçiler gar önünde toplanmaya başladılar. Ürün Sosyalist Dergi ve "Yolumuz işçi sınıfının yoludur" şiarını bulunduğu her yerde yükselten ilerici gençler "Ücretli kölelik düzenini yıkacağız" pankartıyla alanda yerini aldı.
Kortejlerin oluşturulmasıyla birlikte DİSK'e bağlı sendikalar Sıhhiye'ye doğru yürümeye başladı. DİSK korteji içerisinde yer alan Asil çelik, Tezcan Galveniz ve Philips işçileri döviz ve pankartlarıyla yer aldılar. Yaklaşık 2 haftadır yemekhane işgalinde olan TADAL işçileri ve grevdeki TEGA işçileri de, faturası işçilere çıkartılmaya çalışılan krize ve işten atılmalara karşı seslerini yükselttiler. Genel-İş, Genç-Sen, Sine-Sen de DİSK kortejinde yer aldılar.
Kamu emekçilerinden yoğun katılım
DİSK'in ardından yürüyüşe geçen KESK korteji, kitleselliğiyle göze çarptı. En kilesel katılım ülkenin dört bir yanından Ankara'ya gelen Eğitim-Sen tarafından gerçekleştirildi. Eğitim emekçilerinin yürüyüşü sırasında sık sık "Ana dil haktır, engellenemez", "Parasız eğitim" sloganları atıldı. Ayrıca emekçiler "sözleşmeli değil kadrolu öğretmenlik" taleplerini de dile getirdiler.
Diğer bir coşkulu katılım da sağlık emekçilerindendi. Sağlıktaki yıkım politikalarına dur diyen emekçiler de krizin bedelini ödemeyeceklerini haykırdılar. Dev-Sağlık İş, Türk Tabipler Birliği ve SES'in ortak olarak oluşturduğu sağlık kolunda SES korteji içerisinde yer alan Sağlık ve Sosyal Hizmet Öğrencileri korteji de coşkusu ve kitleselliğiyle göz doldurdu. Onbinlerin alana sığmadığı mitingde Tüm Bel Sen ve Büro Emekçileri Sendikası da yerini aldı. TMMOB da kortejleriyle krize karşı seslerini duyurdular.
Türk-İş'ten destek
Türk-İş'e bağlı; Petrol-İş, Tez-Koop-İş, TÜMTİS, Tek Gıda-İş sendikalarının da içerisinde bulunduğu Şubeler Platformu da; işsizliğe, yoksulluğa, krize karşı emek ve demokrasi mitinginde emek cephesindeki yerlerini aldılar.
TÜM-İGD: "Ücretli Kölelik Düzenini Yıkacağız!"
Saatlerce süren, emek örgütlerinin ve siyasi partilerin geçişinden sonra "Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin" diyen Ürün Sosyalist Dergi ardından da TÜM-İGD kortejini oluşturdu.
Kitleselliği ve coşkusuyla dikkat çeken ilerici gençler sık sık "Krizin bedeli patronlara!", "İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!", "Yaşasın iş, ekmek, özgürlük Mücadelemiz" "Yolumuz işçi sınıfının yoludur", "Gençlik Devrim İstiyor!", "Emekçiler yürüyor sistem çürüyor" sloganlarını attılar.
Onbinler alana sığmadı!
Yaklaşık 80 bin kişinin katıldığı eylemde bir kısım Sıhhiye Meydanı'na girerken diğer bir kısım gar önünde kortejlerini yeni oluşturmaya başlamıştı. Onbinler Abdi İpekçi Parkı'nın da açılmasıyla birlikte alana sığabildi.
Alan girilmesiyle birlikte emek örgütleri temsilcileri birer konuşma gerçekleştirdi. İlk sözü; Türk Tabipler Birliği Başkanı Gencay Gürsoy aldı. Gürsoy kapitalizmin içine girdiği krizin kaçınılmazlığına vurgu yaparak, Marks'ın haklılığını vurguladı. Ardından söz alan TMMOB başkanı Mehmet Soğancı da krizin faturasını biz ödemeyeceğiz diyerek alana seslendi.
Soğancı'dan sonra söz alan DİSK genel Başkanı Süleyman Çelebi konuşmasında; paylaşım ve dayanışmanın, bulunduğumuz her yerde mücadeleyi yükselmenin önemini vurguladı. Krize, işsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı omuz omuza vermenin zamanıdır diyerek sözlerini sonlandırdı.
Son olarak kürsüye çıkan KESK Genel Başkanı Sami Evren; hükümeti uyararak, Ankara'dan yükselen ses duymazdan gelinirse hükümetin bunun bedelini ağır ödeyeceğini belirtti. Bizi yalnız sananlar kalabalığımızı, korkak sanalar cesaretimizi görsün diyen Evren mücadele çağrısıyla sözlerini bitirdi.
Yine polis provokasyonu!
Konuşmalar devam ederken alana geçiş sırasında bir arbede yaşandı. SDP kortejiyle polis arasında yaşanan arbedede polis biber gazı kullandı. Saldırıya verilen ortak cevabın ardından polisin geri çekilmesiyle sona eren arbedede bir kişinin ayağı kırıldı.
Provokasyonlarla gölgelenmeye çalışılan mitingde anlamlı yanıt yine işçilerden emekçilerden geldi. Coşkusunu, kararlılığını yitirmeyen işçiler, emekçiler sık sık alandan "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganını attılar.
Coşkulu miting türküler eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.
Krizin bedeli patronlara!
Yaşasın sınıf dayanışması!
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!
Kortejlerin oluşturulmasıyla birlikte DİSK'e bağlı sendikalar Sıhhiye'ye doğru yürümeye başladı. DİSK korteji içerisinde yer alan Asil çelik, Tezcan Galveniz ve Philips işçileri döviz ve pankartlarıyla yer aldılar. Yaklaşık 2 haftadır yemekhane işgalinde olan TADAL işçileri ve grevdeki TEGA işçileri de, faturası işçilere çıkartılmaya çalışılan krize ve işten atılmalara karşı seslerini yükselttiler. Genel-İş, Genç-Sen, Sine-Sen de DİSK kortejinde yer aldılar.
Kamu emekçilerinden yoğun katılım
DİSK'in ardından yürüyüşe geçen KESK korteji, kitleselliğiyle göze çarptı. En kilesel katılım ülkenin dört bir yanından Ankara'ya gelen Eğitim-Sen tarafından gerçekleştirildi. Eğitim emekçilerinin yürüyüşü sırasında sık sık "Ana dil haktır, engellenemez", "Parasız eğitim" sloganları atıldı. Ayrıca emekçiler "sözleşmeli değil kadrolu öğretmenlik" taleplerini de dile getirdiler.
Diğer bir coşkulu katılım da sağlık emekçilerindendi. Sağlıktaki yıkım politikalarına dur diyen emekçiler de krizin bedelini ödemeyeceklerini haykırdılar. Dev-Sağlık İş, Türk Tabipler Birliği ve SES'in ortak olarak oluşturduğu sağlık kolunda SES korteji içerisinde yer alan Sağlık ve Sosyal Hizmet Öğrencileri korteji de coşkusu ve kitleselliğiyle göz doldurdu. Onbinlerin alana sığmadığı mitingde Tüm Bel Sen ve Büro Emekçileri Sendikası da yerini aldı. TMMOB da kortejleriyle krize karşı seslerini duyurdular.
Türk-İş'ten destek
Türk-İş'e bağlı; Petrol-İş, Tez-Koop-İş, TÜMTİS, Tek Gıda-İş sendikalarının da içerisinde bulunduğu Şubeler Platformu da; işsizliğe, yoksulluğa, krize karşı emek ve demokrasi mitinginde emek cephesindeki yerlerini aldılar.
TÜM-İGD: "Ücretli Kölelik Düzenini Yıkacağız!"
Saatlerce süren, emek örgütlerinin ve siyasi partilerin geçişinden sonra "Dünyanın Bütün İşçileri Birleşin" diyen Ürün Sosyalist Dergi ardından da TÜM-İGD kortejini oluşturdu.
Kitleselliği ve coşkusuyla dikkat çeken ilerici gençler sık sık "Krizin bedeli patronlara!", "İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!", "Yaşasın iş, ekmek, özgürlük Mücadelemiz" "Yolumuz işçi sınıfının yoludur", "Gençlik Devrim İstiyor!", "Emekçiler yürüyor sistem çürüyor" sloganlarını attılar.
Onbinler alana sığmadı!
Yaklaşık 80 bin kişinin katıldığı eylemde bir kısım Sıhhiye Meydanı'na girerken diğer bir kısım gar önünde kortejlerini yeni oluşturmaya başlamıştı. Onbinler Abdi İpekçi Parkı'nın da açılmasıyla birlikte alana sığabildi.
Alan girilmesiyle birlikte emek örgütleri temsilcileri birer konuşma gerçekleştirdi. İlk sözü; Türk Tabipler Birliği Başkanı Gencay Gürsoy aldı. Gürsoy kapitalizmin içine girdiği krizin kaçınılmazlığına vurgu yaparak, Marks'ın haklılığını vurguladı. Ardından söz alan TMMOB başkanı Mehmet Soğancı da krizin faturasını biz ödemeyeceğiz diyerek alana seslendi.
Soğancı'dan sonra söz alan DİSK genel Başkanı Süleyman Çelebi konuşmasında; paylaşım ve dayanışmanın, bulunduğumuz her yerde mücadeleyi yükselmenin önemini vurguladı. Krize, işsizliğe, yoksulluğa ve zamlara karşı omuz omuza vermenin zamanıdır diyerek sözlerini sonlandırdı.
Son olarak kürsüye çıkan KESK Genel Başkanı Sami Evren; hükümeti uyararak, Ankara'dan yükselen ses duymazdan gelinirse hükümetin bunun bedelini ağır ödeyeceğini belirtti. Bizi yalnız sananlar kalabalığımızı, korkak sanalar cesaretimizi görsün diyen Evren mücadele çağrısıyla sözlerini bitirdi.
Yine polis provokasyonu!
Konuşmalar devam ederken alana geçiş sırasında bir arbede yaşandı. SDP kortejiyle polis arasında yaşanan arbedede polis biber gazı kullandı. Saldırıya verilen ortak cevabın ardından polisin geri çekilmesiyle sona eren arbedede bir kişinin ayağı kırıldı.
Provokasyonlarla gölgelenmeye çalışılan mitingde anlamlı yanıt yine işçilerden emekçilerden geldi. Coşkusunu, kararlılığını yitirmeyen işçiler, emekçiler sık sık alandan "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganını attılar.
Coşkulu miting türküler eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.
Krizin bedeli patronlara!
Yaşasın sınıf dayanışması!
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!