Tarih: 08.11.2009 | Kategori: Toplumsal Haberler

Güler Zere nihayet özgürlüğüne kavuştu

Güler Zere nihayet özgürlüğüne kavuştu
Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan, 14 yıldır Elbistan Cezaevi'nde yatarken kansere yakalanan 37 yaşındaki Güler Zere, Cuma günü (06.11.2009) nihayet özgürlüğüne kavuştu. Cumhurbaşkanlığı tarafından 'sürekli hastalık' nedeniyle kalan cezaları kaldırılan dört hasta mahkûm, Güler Zere, Nurettin Ateş, Şirin Aydın ve Fehmi Akar artık serbest.
Abdullah Gül, daha önce "Zere'nin ailesinin kişisel başvurusu olmadığı için Cumhurbaşkanlığı affı konusunda bir şey yapılamadığını" söylemesine rağmen, ailenin kişisel başvurusu olmaksızın hazırlanan dosyaya imza attı. Bu durum, af için kişisel başvuru gerekmediğini de ortaya çıkarmış oldu. Zere'nin avukatı Taylan Tanay, " Bu 109 günlük bürokrasi onu ölüme götürdü. Öğlen saatinde kendisi ile görüştüm, af beklediğimizi söyledim. Kendisi, bu konuda duyarlılık gösterdiği için teşekkür etti. Karara sevinemediğini söyledi." dedi. Avukat Tanay, Güler Zere'nin 'Bu karar benim sağlığıma dönmem için değil, dışarıda ölmem için verilmiş bir karar" dediğini ifade etti.

"Sevgili Güler Seni Sevgimizle Yaşatacağız"
Güler Zere tahliye olmasının ardından 7 Kasım günü Adana'dan İstanbul'a geldi. Akşam saatlerinde uçaktan inen Zere, havaalanı önündeki dostları, yoldaşları tarafından "Sevgili Güler Seni Sevgimizle Yaşatacağız" yazan bir pankartla karşılandı.

Zere odasına çıkarıldıktan sonra basına bir açıklama yapan Av. Tanay; "Hastalığının birinci yılında Güler Zere nihayet gerçek bir muayeneye bugün adım attı" dedi. Çok mücadele ettiklerini ve toplumsal muhalefetle buraya kadar gelindiğini söyleyen Tanay, bugün 21 insanın hala hapishanede ölümü beklediğini belirtti ve "bizler bu insanların hayatı için mücadeleye devam edeceğiz" dedi.

Yaşanan süreçle ilgili, Güler Zere'nin açıkça katledilmeye çalışıldığını, şu an bırakılmasının da Zafer Üskül'ün dediği gibi "devletin demokratlığı" olmadığını söyleyen Tanay; "Güler'in ölümünü bekliyorlardı ve kanseri akciğerine sıçradı" dedi. Doktor raporlarının olumsuz olmasına karşılık yine de bu iradeyle hastalığı yenmesi konusunda umutlu olduklarını söyleyen Tanay; "Umuyoruz iyileşir ve biz de devletin ona biçtiği kefeni yırtarız" dedi.

Güler Zere'nin tahliyesi için yaşanan gecikmeli süreç, hiç kuşkusuz tesadüfi değildir. Bürokratik uzatmalara bırakılamayacak kadar ivedi olan böylesi bir durumda, bunca zaman bilinçli olarak Zere'nin ölüme yaklaşması beklenmiş, sonra yine tanıdık demokrasicilik oyunu oynanmıştır. Devlet hasta tutsakların yaşam hakkını ellerinden almaktadır. Bunun karşısında ilericiler, devrimciler dün olduğu gibi, yarın da hasta tutsaklara özgürlük çığlığını haykırmaya devam edecekler.