Güler Zere, Erol Zavar ve tüm hasta tutsaklar serbest bırakılsın!
Bugün (12.08.09) Ankara'da, TÜM-İGD'nin de içinde yer aldığı, birçok kurum Güler Zere, Erol Zavar ve tüm hasta tutsakların serbest bırakılması için Adalet Bakanlığı Ek Bina önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Saat 12.30'da başlayan eylemde açıklamayı, kurumlar adına ÇHD (Çağdaş Hukukçular Derneği) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı yaptı. Kozağaçlı, "Bir kez daha adalet istemek, Güler Zere ve hasta tutsaklar serbest bırakılsın demek için buradayız
Adalet Bakanlığı'nın önündeyiz. Adalet istiyoruz! Çünkü adaletsiz bir düzende yaşıyoruz. Adalet istiyoruz, çünkü adalet ekmek gibi, su gibi temel bir ihtiyaç
Güler Zere gün be gün ölüme gidiyor. Adalet yok. Bugün Güler Zere'ye özgürlük şiarını yükseltmek adalet istemektir. Biz Güler'in sağlığına kavuştuğunu görmek istiyoruz." diyerek sözlerine başladı. Güler Zere'nin şu anki durumuna değinerek konuşmasına devam eden Kozağaçlı, Güler'in damağının tamamen alındığını ve şuan protez damakla yaşadığını belirtti. Ayrıca Güler'in şuan doğal yollardan beslenemediğini, bir süredir damardan beslendiğini ama damarlarında şişme olduğu içinde bu yöntemden vazgeçildiğini ve Güler'in midesine takılacak bir sondayla yaşatılmak istendiğini belirtti. Tüm bunlara ve 'cezaevinde yatamaz' yönünde iki ayrı raporu olmasına rağmen Güler serbest bırakılmamakta" diye vurguladı.
Güler gibi aynı durumda olan ve egemenler tarafından serbest bırakılmayan diğer hasta tutsak Erol Zavar'a da değinen Kozağaçlı, Zavar'ın mesane kanseri olduğunu, şimdiye kadar yaklaşık otuz ameliyat geçirdiğini, ayrıca hastalık bağırsaklara sıçradığından daha kaç ameliyat geçireceğinin ve vücudunun daha kaç ameliyata dayanabileceğinin şüpheli olduğunu vurguladı.
Güler Zere ve tüm hasta tutuklular için talebimizin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/2 maddesinin "tutuklunun sağlığı tehlike teşkil ediyorsa ve bakımı tedavisi cezaevinde sağlanamıyorsa yahut çok uzun sürecek ise cezanın infazı ertelenir" hükmünün uygulanması olduğunu söyledi.
Sözlerini, "Biz kimselerden af istemiyoruz. Kimseden merhamet, insaf beklemiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Kanunlarda yer alan hükmün uygulanmasını istiyoruz. Güler Zere ve diğer tüm hasta tutsakların yaşamından Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, TBMM, Adli Tıp Kurumu ve başta Elbistan Cumhuriyet Savcısı olmak üzere, ilgili savcılar sorumludur" diyerek sonlandırdı. Eylem haftaya aynı gün ve aynı saatte yeniden buluşmak üzere sonlandırıldı.
Adalet Bakanlığı'nın önündeyiz. Adalet istiyoruz! Çünkü adaletsiz bir düzende yaşıyoruz. Adalet istiyoruz, çünkü adalet ekmek gibi, su gibi temel bir ihtiyaç
Güler Zere gün be gün ölüme gidiyor. Adalet yok. Bugün Güler Zere'ye özgürlük şiarını yükseltmek adalet istemektir. Biz Güler'in sağlığına kavuştuğunu görmek istiyoruz." diyerek sözlerine başladı. Güler Zere'nin şu anki durumuna değinerek konuşmasına devam eden Kozağaçlı, Güler'in damağının tamamen alındığını ve şuan protez damakla yaşadığını belirtti. Ayrıca Güler'in şuan doğal yollardan beslenemediğini, bir süredir damardan beslendiğini ama damarlarında şişme olduğu içinde bu yöntemden vazgeçildiğini ve Güler'in midesine takılacak bir sondayla yaşatılmak istendiğini belirtti. Tüm bunlara ve 'cezaevinde yatamaz' yönünde iki ayrı raporu olmasına rağmen Güler serbest bırakılmamakta" diye vurguladı.
Güler gibi aynı durumda olan ve egemenler tarafından serbest bırakılmayan diğer hasta tutsak Erol Zavar'a da değinen Kozağaçlı, Zavar'ın mesane kanseri olduğunu, şimdiye kadar yaklaşık otuz ameliyat geçirdiğini, ayrıca hastalık bağırsaklara sıçradığından daha kaç ameliyat geçireceğinin ve vücudunun daha kaç ameliyata dayanabileceğinin şüpheli olduğunu vurguladı.
Güler Zere ve tüm hasta tutuklular için talebimizin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16/2 maddesinin "tutuklunun sağlığı tehlike teşkil ediyorsa ve bakımı tedavisi cezaevinde sağlanamıyorsa yahut çok uzun sürecek ise cezanın infazı ertelenir" hükmünün uygulanması olduğunu söyledi.
Sözlerini, "Biz kimselerden af istemiyoruz. Kimseden merhamet, insaf beklemiyoruz. Biz adalet istiyoruz. Kanunlarda yer alan hükmün uygulanmasını istiyoruz. Güler Zere ve diğer tüm hasta tutsakların yaşamından Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, TBMM, Adli Tıp Kurumu ve başta Elbistan Cumhuriyet Savcısı olmak üzere, ilgili savcılar sorumludur" diyerek sonlandırdı. Eylem haftaya aynı gün ve aynı saatte yeniden buluşmak üzere sonlandırıldı.