Tarih: 21.01.2009 | Kategori: Toplumsal Haberler

Engin Çeber'in davası yarına ertelendi

Engin Çeber'in davası yarına ertelendi
Yürüyüş dergisi satarken göz altına alınan ve işkencede katledilen Engin Çeber'in bugün (21.01.2009) başlayan davası yarına ertelendi.
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya yaklaşık 800 avukat geldi. DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Başkanı Sami Evren, İzmir'de polis kurşunuyla öldürülen Baran Tursun'un babası Mehmet Dursun ve yüzlerce insan Çeber'in davası için mahkeme önündeydi.

Sanık 13 polis yok!
39 infaz koruma memuru, 3 cezaevi müdürü, 13 polis, 4 jandarma ile bir doktorun yargılandığı 60 sanıklı davanın ilk duruşmasına 6'sı tutuklu toplam 41 sanık katıldı. Ancak Çeber'in işkence gördüğü İstinye Şehit Muhsin Bodur Polis Karakolu'nda görevli olan 13 polisse duruşmada yoktu.

Konuyla ilgili olarak Çeber'in avukatı Taylan Tanay "Bu tür davalarda yaşadığımız gerçek bugün de devam etti. 13 polis bugün burada değildi. Umarım işkence yapanlar cezasız kalmaz." açıklamada bulundu.

İşkence insanlık suçudur!
Sami Evren davayla ilgili olarak ""Muhalifler devlet tarafından kurumsal öldürülüyorsa, bu rejimin adı tartışılır. Bu rejimin teknik olarak adı faşizmdir. Çeber'in ölümüyle toplumsal vicdan yaralanmıştır. KESK olarak davanın tarafıyız. Zarar gördük. Davaya katılmak istiyoruz. Belge ve raporlar zaten mevcut. Umarım bu utanç tekrar yaşanmaz ve adalet yerini bulur" dedi.

DİSK başkanı Süleyman Çelebi ise olay sonrası adalet bakanının özür dilemesinin önemli olduğunun altını çizerek "İşkenceden ölümlerin olmaması için buradayız." dedi.

Özür değil adalet için
Özgürlüğü, eşitliği savunan insanların mahpuslarda çürütüldüğü ve işkencelerde katledildiği Türkiye'de insanlar, artık özür değil çözüm istiyor. Çeber'in babası ise ""Ben adalet istiyorum. Bakanın özür dilemesi benim için bir şey ifade etmiyor. Oğlumu geri getirmiyor. Suçluların cezalandırılmasını istiyorum." diyerek insanların artık boş özürlere karnının tok olduğunu ve adalet istediklerini en güzel şekilde gösterdi.

Unutmadık, unutturmayacağız!
Bizler ilerici gençlik olarak en ufak bir özgürlük talebine bile tahammülü olmayan ve faşist yüzünü biz ilericilere, devrimcilere ve yurtseverlere göstermekten bir an bile çekinmeyen devletin ve onun kolluk güçlerinin yaptıklarını unutmadık, unutmayacağız.