Tarih: 26.09.2011 | Kategori: Toplumsal Haberler

Emperyalizme Kalkan Olmayacağız!

Emperyalizme Kalkan Olmayacağız!
Bugün (24.09.2011) saat 17:00'de Galatasaray Meydan'ndan Dolmabahçe Meydanına; Ürün Sosyalist Dergi'nin de bileşenlerinden olduğu Nato ve Füze Kalkanı Karşıtı Birlik tarafından Emperyalizme ve Siyonizme Kalkan Olmayacağız yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşe TÜM-İGD'li gençler ve "Suphi'den Bilen'e Gelenek Yaşıyor Girişimi" de destek verdi. Sayısı yaklaşık bin kişiyi bulan anti-emperyalist, ilerici, devrimci bir kitle Dolmabahçeye doğru sloganlar eşliğinde yürüşe başladı.
''Emperyalizme karşı yaşasın halkların birleşik mücadelesi!''
Galatasaray Meydanı'ndan Taksim'e kadar, ortak sloganlar atarak yürüyen gruba çevrede bulunan turistler ve Taksim halkı zaman zaman yürüşe katılarak, zaman zaman alkışlarıyla destek verdi. ''NATO'dan Çıkılsın Emperyalist Üsler Kapatılsın.'', ''Siyonizme Kalkan Olmayacağız'' gibi sloganların ön plana çıktığı yürüyüşte, taşınan dövizlerle; Ortadoğu'da yürütülen çirkin oyunlardan ötürü emperyalizme, kardeş halklara karşı işgalci emperyalizmin kalkanı olmayı kabul eden işbirlikçi hükümete duyulan öfke yansıtıldı.

"Emperyalistler İşbirlikçiler 6. Filo'yu Unutmayın!"
Basın açıklamasının yapılacağı Dolmabahçe Meydan'ına gidilirken emperyalizm ve işbirlikçilerine atılan sloganlar arasında dikkat çeken "Emperyalistler İşbirlikçiler 6.Filo'yu Unutmayın!" hatırlatması yapıldı. Dolmabahçeye varıldığında tüm bileşenlerin meydana yerleşmesiyle basın açıklamasına geçildi. "Füze kalkanı projesine hayır! NATO'dan çıkılsın, emperyalist üsler kapatılsın! Tüm emperyalist anlaşmalar iptal edilsin!" şiarlarının dile getirildiği basın açıklamasından sonra Adalılar müzik grubunun kısa bir müzik dinletisininin ardından eylem sona erdirildi.
Basın açıklamasının tam metnini aşağıda bulabilirsiniz.


NATO'ya ve "füze kalkanı" projesine hayır!

Emperyalizme ve Siyonizme "kalkan" olmayacağız!
AKP hükümeti "füze kalkanı" projesine imza attı, ülke topraklarını emperyalizmin ve siyonizmin ön cephesi haline getirdi. Böylece TC devleti, ABD başta olmak üzere emperyalistlerin Ortadoğu'da yürüttüğü kirli politikalara ve savaşlarlara taşeronluk yapacağını, onlarla birlikte bölge halklarına saldıracağını, yani emperyalist-siyonist güçlere "kalkan" olacağını kabul etti.
Geçtiğimiz yıl kalkan olmayı kabul ettikleri zaman bu durumu, "hedef gösterilen bir ülke ismi koydurmadık" diyerek "başarı narası" atan işbirlikçi ve uşak düzen güçlerinin yaptığı ise, halkları aptal yerine koymaktan ve işbirlikçiliklerini örtmeye çalışmaktan başka birşey değildir. Nitekim emperyalist şefler hedefin açıkça İran olduğunu söylüyorlar.
Daha dikkat çekici olan AKP hükümeti bu ağır suça İsrail'e yönelik sözde yaptırım kararlarını açıkladığı gün imza atmıştır. Yani tam bir ikiyüzlülük yapmıştır. Çünkü daha sonra bir kez daha teyit edildiği gibi İsrail siyonizmi "Kalkan"dan yararlanacak ilk ülkelerden biridir.
Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletlerin 66. genel kurulu sonrası Obama ile bir buçuk saatlik bir görüşme gerçekleştirdi.Obama Afganistan savaşında ve Libya'nın işgalinde katkılarından dolayı Türkiye'yi övdü.Emperyalistlerden alınan bu övgünün bedelinin, emperyalizme karşı direnen halkların kanı olduğunu biliyoruz. Kardeş halklara karşı emperyalizmin kalkanı olan Tayyip Erdoğan aldığı bu övgülerle Suriye halkına karşı da savaş çığırtkanlığı yapmaktadır.
Besbelli ki bu ağır saldırganlık girişimi, aynı zamanda Kürt halkına yönelik tırmandırılan saldırganlığın bir parçasıdır. Çünkü her şeyden önce emperyalistler "Füze kalkanı"nı kurdukları topraklarda tehdit istememekte, bu nedenle Kürt hareketini tasifiye etmek konusunda TC'ye tam destek sunmaktadır.
Silah tekellerinin de iştahını kabartan bu kapsamlı saldırganlık projesi, emperyalist-kapitalist düzenin yaşadığı krizle de doğrudan bağlantılıdır. Öyle ki, içerisinden çıkılamayan bu kapsamlı kriz emperyalist-kapitalist dünyanın efendilerini küresel ölçekte fiziki işgal ve saldırganlıklara itmekte, bunların provası niteliğindeki silahlanma yarışını ise hızlandırmalarına neden olmaktadır.
Bu durumla bağı içinde, NATO'nun ABD patentli "füze kalkanı" projesinin tüm dünya işçi, emekçilerini ve ezilen halklarını tehdit ettiği de açık bir gerçektir.  Bugün Ortadoğu halklarına doğrultulan namluların bir ucu, hiç şüphe yok ki Türkiye ve Kürdistan'dan Avrupa'ya, Asya'dan Latin Amerika'ya dünyanın diğer bölgelerindeki ilerici ve devrimci mücadeleleri de hedef almaktadır. Bunalımlar içerisinde debelenen emperyalist sistem, olası kitlesel kalkışmaların da erkenden önünü almak niyetindedir.
Emperyalizmin Türkiye'deki işbirlikçi ve uşaklarının, sözcüleri AKP hükümeti eliyle halklara dönük yeni saldırganlık projesine onay vermesi hiç de şaşırtıcı değildir. Emperyalist güçlerle ve siyonist İsrail'le süregelen tarihsel 'suç ortaklığını', "one minute" gibi ikiyüzlü çıkışlarla ya da "bölge barışı", "komşularla sıfır sorun" gibisi hamasi sözlerle gizlemeye çalışmaları ise nafiledir. Öyle ki, egemenler için aslolan sınıfsal çıkarlarıdır ve AKP, CHP, MHP'sinden ordusuna tüm düzen güçlerinin 'ekseni' emperyalizm ve siyonizm, omurgası ise kapitalist saldırganlıktır.
Emperyalizmin bölgedeki ileri karakolu ve vurucu gücü sıfatını pekiştirmeye çalışan Türkiyeli egemen sınıflar, bir yandan da işçilere ve emekçilere dönük sosyal yıkım saldırılarını ve kölece çalışma koşullarını derinleştirmekte, Kürt ulusu başta olmak üzere ezilen halklara dönük baskı ve sömürülerini ise katmerleştirmektedir. Özetle, emperyalizme uşaklıkta sınır tanımayan işbirlikçi egemen sınıflar, hem içeride hem de dışarıda işçilere, emekçilere ve ezilen halklara dönük suç işlemekte, yeni suçların ise yolunu düzlemektedir.
Emperyalist-siyonist güçlerin ve işbirlikçi-uşak TC devletinin planlarını bozmak, bu ağır suç için kullanılan üs ve tesislerin kapatılmasını sağlamak üzere, bu çerçevede birleşik ve örgütlü bir mücadale hattı ortaya koymak bugün için oldukça önem taşımaktadır.
Bizler aşağıda imzası bulunan devrimci ve ilerici kurumlar olarak, emperyalistlerin bu saldırganlık girişimine karşı işçileri, emekçileri ve ezilen halkları birleşik mücadeleye çağırıyoruz. Emperyalizme ve siyonizme uşaklıkta sınır tanımayan ikiyüzlü AKP hükümetine ve düzen partilerinden ordusuna kadar bir bütün olarak işbirlikçi TC devletine karşı "Füze kalkanı projesine hayır! NATO'dan çıkılsın, emperyalist üsler kapatılsın! Tüm emperyalist anlaşmalar iptal edilsin!" şiarlarını yükseltmeye çağırıyoruz.
İşte bu yüzden bizler, buradan bir kez daha haykırıyoruz:
NATO'nun füze kalkanı projesine geçit vermeyeceğiz! Emperyalist-siyonist cellatlara "kalkan" olmayacak, halklara karşı işlenecek yeni cinayetlere taşeronluk etmeyeceğiz! Emperyalistlerden ve işbirlikçilerinden-uşaklarından mutlaka hesap soracağız!
Ve bizler; işçilere, emekçilere ve ezilen halklara kölece çalışma koşulları ile baskı ve sömürüden başka bir şey sunmayan emperyalist-kapitalist sistemi alaşağı edene dek, mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz!

Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo'yu unutmayın!
Emperyalizme karşı yaşasın halkların birleşik mücadelesi!
Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!
Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!


Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Demokratik Haklar Federasyonu, Devrimci Hareket, Emek ve Özgürlük Cephesi, Emekçi Hareket Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Halk Cephesi, Kaldıraç, Odak, Partizan, Sosyalist Demokrasi Partisi, Toplumsal Özgürlük Parti Girişimi, Ürün Sosyalist Dergi, Öğrenci Muhalefeti.