EĞİTİM-SEN'İ KAPATTIRMAYACAĞIZ!!!

10.12.2004
Eğitim-Sen'in kapatılma kararının bozulması sebebi ile yeni yargılanma sürecinde Eğitim-Sen'e destek amaçlı Ankara'da bir basın açıklaması yapıldı. 9 Aralık akşamı saat 17:00'de Eğitim-Sen 1 Nolu Şube'nin önünde toplanan yaklaşık 600 kişi basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına eğitimcilerin, parti temsilcilerinin ve yabancı gözlemcilerin yanı sıra "EĞİTİM-SEN KAPATILAMAZ" pankartının ardında yürüyen üniversite öğrencileri de katıldı. TÜM-İGD'li öğrenciler olarak bizler de bu pankartın arkasında yerimizi aldık. Basın açıklaması polisin yoğun baskısı altında meşalelerin yakılması ile başladı.
"EĞİTİM-SEN KAPATILAMAZ!", "ANADİL HAKKI ENGELLENEMEZ!", "YAŞASIN BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİM!", "EŞİT, PARASIZ, BİLİMSEL ANADİL'DE EĞİTİM!" sloganları atan topluluk Kızılay'daki Yüksel Caddesi'nden geçerek Eğitim-Sen genel merkezinin önüne gidip orada basın açıklaması yapmak istedi. İlk başta, polisin buna izin vermemesi ile başlayan gergin bekleyiş, Eğitim-Sen genel başkanı Alaaddin Dinçer'in pazarlığı sonucu izin alınarak son buldu. Daha sonra Eğitim-Sen genel merkezine doğru yürüyüşe geçen kitle coşkulu bir şekilde sloganlar atarak genel merkezin önüne ulaştı. Burada yapılan basın açıklamasında ilk önce Alaaddin Dinçer konuştu. Konuşmasına önceki gün İstanbul'da Eğitim-Sen'in basın açıklamasına yapılan müdaheleyi kınayarak başlayan Dinçer, Eğitim-Sen'in tüzüğünde bulunan Anadil Hakkını destekleyen maddenin gerekçe gösterilerek açılan kapatma davasının başarısızlıkla sonuçlanacağını söyledi. Mahkeme sürecinin yeniden başlayacağı 10 Aralık tarihinin Türkiye için halka karşı büyük bir sınav olduğunu belirtti. Dinçer, basın açıklamasına katılan parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri yöneticilerinin yanı sıra üniversite öğrencilerinin de bulunmasının kendilerini ayrıca sevindirdiğini belirtti.
Son olarak, 9 Aralık akşamı Eğitim-Sen üyelerinin geceyi Eğitim-Sen'i Kapattırmayacağız Nöbeti için sendika şubelerinde geçireceklerini belirten Dinçer, mahkeme sürecinin eğitim ve bilim emekçilerinin zaferi ile sonuçlanacağını söyledi.
Alaaddin Dinçer'in ardından orada bulunan üniversite öğrencileri de bir basın metni okuyarak 10 Aralık Cuma sabahı Gençlik Parkı'nın önünde saat 10:30'da başlayacak yürüyüşte de bulunacaklarını belirttiler. Aşağıda basın metninin tamamını yayınlıyoruz.
BASINA VE KAMUOYUNA, EĞİTİM-SEN'İN GÜNEŞİ SÖNMEYECEK!
EĞİTİM-SEN'İ KAPATTIRMAYACAĞIZ!
Türkiye'de 10 Aralık'ta bir utanç davası görülecek. Binlerce eğitim ve bilim emekçisinin örgütü Eğitim-Sen'in kapatma davası ülkenin karanlık tarihine yazılacak. AB'ye uyum çerçevesinde çıkarılan yasalarla demokrasiyi dillerden düşürmeyen "demokrasi havarilerinin" gerçek yüzü ortaya çıkacak. 10 Aralık'ta yargılanacak olan eğitim emekçilerinin yıllardır alanlarda verdiği mücadeleyle büyüttüğü Eğitim-Sen değil, Türkiye'nin karanlık yüzü olacaktır.
Eğitim-Sen'e tüzüğünde yer alan "ana dilde eğitim hakkı" nedeniyle kapatılma davası açıldı. Türkiye AB'nin dışarıdan baskısı ile kimi demokratik adımlar atıyor. Anadilde eğitim, Kürtçe yayın yapılmasına ilişkin düzenlemeler özellikle AB sürecinde atılan en önemli adımlar olarak gösterilmiştir. Ancak, bütün bu değişikliklerin kağıt üzerinde uygulanması yine gerilim nedeni olmuştur. AB baskısı ile yapılan değişim devlet tarafından "taviz" olarak görülmektedir. Egemenler bu süreci en az "tavizi" vererek kurtarmak peşindedir. Kürt kimliğinin tanınmasına yönelik her adım egemen sınıflar arasında çatışmaya dönüşmektedir. Eğitim-Sen'e açılan davanın bir boyutu bu çatışmanın yansımasıdır. Her türlü demokrasi talebi yaratılan gerilimle bastırılmaya çalışılmaktadır.
Eğitim-Sen'in kapatılma istemi aynı zamanda muhalefetin ortadan kaldırılması, ülkenin sermayeye pazarlanması için dikensiz gül bahçesine dönüşdürülmek istenmesinin de bir sonucudur. Eğitim-Sen eğitimin ticarileşmesine karşı verdiği mücadeleyi yalnızca kendi alanında kalmayarak tüm alanlara yayan ve toplumsal muhalefetin en önemli dinamiği haline gelen bir örgütlenmedir. Kamusal alanın sermayeye devredilmesini önüne koyan AKP, her alanda karşısına dikilen ve önümüzdeki dönemde de önemli bir muhalefet odağı olarak mücadelenin öznesi olacağı gözüken Eğitim-Sen potansiyelini ortadan kaldırmak niyetindedir.
Tüm yaşananların arkasında ülkenin sermayeye devri bulunmaktadır. Ancak emekçiler ülkenin sermayeye satılmasına izin vermeyecektir. Mücadelelerini her şartta ve her koşulda sürdürmüş ve sürdürecektir.
Bizler üniversite öğrencileri olarak, üniversitelerin, kamu hizmetlerinin sermayeye devredilmesine karşı Başka Bir Dünya yaratma mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim-Sen'in kapatılmasına karşı, eğitim emekçileri ve tüm muhalefet güçleri ile birlikte biz de sokaklarda aydınlığı ve isyanı örgütleyeceğiz. Eğitim-Sen'i kapattırmayacağız.
Bu ülke ancak kendi iç dinamikleriyle, aşağıdan yukarıya tüm devlet yapılanmasını dağıtarak demokratikleşecektir.
ABD ve AB düğmeye bastığında yanan AKP'nin ampulü sermayeyi aydınlatıyor. Bu ülke emekçilerinin onurlu mücadelesi, ellerinde taşıdıkları mumlar ile aydınlanacaktır.
BU ÜLKE GENÇLİĞİN DEVRİMCİ İSYANI İLE AYDINLANACAKTIR!
EĞİTİM-SEN'İ KAPATTIRMAYACAĞIZ!
SERMAYENİN İKTİDARINA KARŞI BAŞKA BİR DÜNYA KURACAĞIZ!
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ
Son olarak, 9 Aralık akşamı Eğitim-Sen üyelerinin geceyi Eğitim-Sen'i Kapattırmayacağız Nöbeti için sendika şubelerinde geçireceklerini belirten Dinçer, mahkeme sürecinin eğitim ve bilim emekçilerinin zaferi ile sonuçlanacağını söyledi.
Alaaddin Dinçer'in ardından orada bulunan üniversite öğrencileri de bir basın metni okuyarak 10 Aralık Cuma sabahı Gençlik Parkı'nın önünde saat 10:30'da başlayacak yürüyüşte de bulunacaklarını belirttiler. Aşağıda basın metninin tamamını yayınlıyoruz.
BASINA VE KAMUOYUNA, EĞİTİM-SEN'İN GÜNEŞİ SÖNMEYECEK!
EĞİTİM-SEN'İ KAPATTIRMAYACAĞIZ!
Türkiye'de 10 Aralık'ta bir utanç davası görülecek. Binlerce eğitim ve bilim emekçisinin örgütü Eğitim-Sen'in kapatma davası ülkenin karanlık tarihine yazılacak. AB'ye uyum çerçevesinde çıkarılan yasalarla demokrasiyi dillerden düşürmeyen "demokrasi havarilerinin" gerçek yüzü ortaya çıkacak. 10 Aralık'ta yargılanacak olan eğitim emekçilerinin yıllardır alanlarda verdiği mücadeleyle büyüttüğü Eğitim-Sen değil, Türkiye'nin karanlık yüzü olacaktır.
Eğitim-Sen'e tüzüğünde yer alan "ana dilde eğitim hakkı" nedeniyle kapatılma davası açıldı. Türkiye AB'nin dışarıdan baskısı ile kimi demokratik adımlar atıyor. Anadilde eğitim, Kürtçe yayın yapılmasına ilişkin düzenlemeler özellikle AB sürecinde atılan en önemli adımlar olarak gösterilmiştir. Ancak, bütün bu değişikliklerin kağıt üzerinde uygulanması yine gerilim nedeni olmuştur. AB baskısı ile yapılan değişim devlet tarafından "taviz" olarak görülmektedir. Egemenler bu süreci en az "tavizi" vererek kurtarmak peşindedir. Kürt kimliğinin tanınmasına yönelik her adım egemen sınıflar arasında çatışmaya dönüşmektedir. Eğitim-Sen'e açılan davanın bir boyutu bu çatışmanın yansımasıdır. Her türlü demokrasi talebi yaratılan gerilimle bastırılmaya çalışılmaktadır.
Eğitim-Sen'in kapatılma istemi aynı zamanda muhalefetin ortadan kaldırılması, ülkenin sermayeye pazarlanması için dikensiz gül bahçesine dönüşdürülmek istenmesinin de bir sonucudur. Eğitim-Sen eğitimin ticarileşmesine karşı verdiği mücadeleyi yalnızca kendi alanında kalmayarak tüm alanlara yayan ve toplumsal muhalefetin en önemli dinamiği haline gelen bir örgütlenmedir. Kamusal alanın sermayeye devredilmesini önüne koyan AKP, her alanda karşısına dikilen ve önümüzdeki dönemde de önemli bir muhalefet odağı olarak mücadelenin öznesi olacağı gözüken Eğitim-Sen potansiyelini ortadan kaldırmak niyetindedir.
Tüm yaşananların arkasında ülkenin sermayeye devri bulunmaktadır. Ancak emekçiler ülkenin sermayeye satılmasına izin vermeyecektir. Mücadelelerini her şartta ve her koşulda sürdürmüş ve sürdürecektir.
Bizler üniversite öğrencileri olarak, üniversitelerin, kamu hizmetlerinin sermayeye devredilmesine karşı Başka Bir Dünya yaratma mücadelemizi sürdüreceğiz. Eğitim-Sen'in kapatılmasına karşı, eğitim emekçileri ve tüm muhalefet güçleri ile birlikte biz de sokaklarda aydınlığı ve isyanı örgütleyeceğiz. Eğitim-Sen'i kapattırmayacağız.
Bu ülke ancak kendi iç dinamikleriyle, aşağıdan yukarıya tüm devlet yapılanmasını dağıtarak demokratikleşecektir.
ABD ve AB düğmeye bastığında yanan AKP'nin ampulü sermayeyi aydınlatıyor. Bu ülke emekçilerinin onurlu mücadelesi, ellerinde taşıdıkları mumlar ile aydınlanacaktır.
BU ÜLKE GENÇLİĞİN DEVRİMCİ İSYANI İLE AYDINLANACAKTIR!
EĞİTİM-SEN'İ KAPATTIRMAYACAĞIZ!
SERMAYENİN İKTİDARINA KARŞI BAŞKA BİR DÜNYA KURACAĞIZ!
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ
