Tarih: 10.08.2005 | Kategori: Toplumsal Haberler

Devrimci bir emek odağı yaratmak üzere Birlik Dayanışma Hareketi kuruldu!

Türkiye işçi sınıfı hareketinin bir kriz içinde olduğu genel olarak kabul görüyor. Bu krizin yansımaları da hayatın her alanında fark ediliyor. Siyasete damga vuramamak, kanunların patronların istediği gibi şekillenmesine engel olamamak, egemen kültürde ihmal edilmek gibi. Aslında, Türkiye burjuvazisinin çok kırılgan bir yapıda olduğu, bugünlerde ekonomide görülen "istikrarın", sıcak para girişleri yüzünden her an patlamaya hazır bir bomba gibi tehlikeler içerdiği de biliniyor.

Kapitalistlerin kendilerini korumak üzere ilk saldırdıkları alanlar da her zaman işçilerin hakları oluyor. Yıllar boyunca mücadele yürüterek adım adım elde edilen haklar, bir çırpıda yok edilmek isteniyor. Sendikal hareket, pelteleşmiş, dinamizmini yitirmiş kadroların elinde çırpınıyor. İyi niyetli, dürüst, devrimci sendikacılar iyice azınlık haline dönüşmüş durumda.
Sendikaların çoğu, mevcut üyelerini yeterli buluyor; yeni alanlara açılmayı "macera" olarak niteliyor. Örgütsüzlere, kadınlara, ezilenlere, sosyal güvencesiz çalışanlara, taşeronlara gitmeyi boşa kürek çekmek olarak görüyorlar.

Neredeyse tüm sorunları ortak olmasına rağmen, kamu emekçileriyle işçiler hâlâ ayrı sendikalarda mücadele yürütüyorlar. Mavi yakalı beyaz yakalı ayrımını yok etme konusunda ısrarcı ve güçlü talepte bulunulmuyor.

Ama, derdi çok olan ülkemizin bilinçli kesimleri de boş durmuyor. İşçi sınıfı hareketindeki zayıflığın işçilerin birlikte hareket edememesinden kaynaklı olduğunu görmek için uzman olmaya gerek yok. İşçilerin her gün ülkenin dört bir yanında eylem, direniş, protesto, miting yaptığını tespit edebilmek için bu ülkede yaşıyor olmak ve gözünü/kulağını ezilenlere doğrultmak yeter.

Ülkemizde yaşanan bu sorunların farkında olan bir grup işçi ve emekçi, sendikaları da içeren ama sendikal sınırlara hapsolmayacağını belirttikleri yeni bir anlayışla bir araya geldiklerini duyurdular. Kendilerine Birlik Dayanışma Hareketi adını veren grup uzun tartışmalardan sonra hazırladıkları bir broşürü de henüz ulaşamadıkları örgütlü, örgütsüz işçilerin, emekçilerin, sendika çalışanlarının, akademisyenlerin dikkatine sunduklarını belirtiyorlar. Grup iletişim için http://www.birlikdayanisma.org adresini kullanıyor. Birlik ve Dayanışma Hareketi, kuruluş amacını "kapitalizmin tüm dünya emekçilerini ezen politikalarına, emperyalizme ve burjuvaziye karşı devrimci bir emek odağı oluşturmak" olarak belirtiyor.

Temmuz 2005'te yayınlanan "Çıkış Bildirgesi" ile kuruluşunu açıklayan Birlik Dayanışma Hareketi; emekçileri, işçileri, işsizleri, esnafları, zanaatkârları, kadınları, gençleri, engellileri, öğrencileri, öğretmenleri, hemşireleri, bilim insanlarını, doktorları, sağlık emekçilerini, teknik elemanları, hukukçuları, mimarları, mühendisleri, köylüleri Birlik Dayanışma Hareketine katılmaya, güç vermeye çağırıyor.

Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerinin köhnemiş yapıların yerine mücadeleci anlayışları geçirebilmesi için yeni bir umut ışığı olmasını umduğumuz grubun Çıkış Bildirgesi'nin önsözünü aşağıda yayınlıyoruz:


BİRLİK DAYANIŞMA HAREKETİ
"Kapitalizmin tüm dünya emekçilerini ezen politikalarına, emperyalizme ve burjuvaziye karşı birlik, dayanışma ve mücadelemizi yükseltelim.

Türkiye emekçileri, işçiler, işsizler, esnaf, zanaatkâr, kadınlar, çocuklar, gençler, engelliler, öğrenciler, öğretmenler, hemşireler, bilim insanları, doktorlar, sağlık emekçileri, teknik elemanlar, hukukçular, mimarlar, mühendisler, köylüler, kapitalizmin vahşi saldırısı altında.

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ilericiler, devrimciler, ülke topraklarında yaşayan emekçiler kapitalist-emperyalizmden kurtulmak için mücadele ediyorlar. Koşullara uygun örgütlenmeler, mekanizmalar kuruyorlar. Kurdukları örgütleri daha mücadeleci kılmanın yol ve yöntemlerini arıyorlar. Emeğiyle geçinenlerin tümü haklarını bir sendika çatısı altında aramaya yöneliyorlar.

Son 20 yıldır emekten yana güçler arasında nasıl bir dünyada yaşadığımıza dair yüzlerce kitabı dolduracak kadar tartışma yapıldı. Bu tartışmaların en önemlilerinden birisi "işçi sınıfının konumu" başlığı altında yapıldı. Çünkü bu soruya verilecek cevap, işçisiyle, memuruyla, işsiziyle, geçici, mevsimlik, parttaym çalışanıyla, ev eksenli çalışma yürüteniyle, genci yaşlısı, kadını erkeğiyle tümüyle emekçilerin ve onların ekonomik örgütü sendikaların kaderini doğrudan etkileyecekti. Bu tartışmalar içinde hangi tarafta yer aldığına bağlı olarak işçi sınıfının ve sendikaların önünde iki yol kalmakta.

Ya mevcut kapitalist sistemin doğal bir uzantısı haline gelecekler ve uysal örgütlere dönüşecekler. Bu şekilde sistemin sadece aksayan yönlerini çözmeye gayret eden yapılar olacaklar. Veya, ezilmeye, sömürülmeye son vermeyi, kapitalizmi ortadan kaldırmayı hedefleyen bir sınıf ve işçi sınıfının ekonomik, demokratik, sosyal haklarını korumayı, kapitalist sömürüyü sınırlandırmayı ve sömürünün tümden ortadan kaldırılmasının zeminini oluşturmayı hedefleyen örgütler olacaklar.

Bizler ikinci yolu seçenleriz. BİRLİK DAYANIŞMA HAREKETİ'ni oluşturan bizler, toplumu anlamayı sağlayacak karşıtlığın emek/sermaye çelişkisi olduğunu biliyoruz. Emperyalizmin halkların kâbusu olduğunu görüyor, kapitalizmin dünyayı gün günden kötüye götürdüğünü biliyoruz. Bizler, dünyayı yorumlamanın yetmediğini, önemli olanın onu değiştirmek olduğunu iddia ediyoruz. Bizler bu anlayışla yola çıktık.

Mevcut sendikal yapılardaki tartışmaların iyice kısırlaştığını görüyoruz. Bir stratejiden yoksun tartışmaların, programsız politikaların sonuca ulaştırmayacağı defalarca kanıtlandı. Tarihsel tecrübe ve kazanımları göz ardı etmeyen, bilinenleri ve kanıtlanmışları elinin tersiyle itmeyen bir anlayış gerekiyor. Bugüne dek bildiklerini de sorgulamaktan çekinmeyen, daha önce ulaşılamamış emek kesimleriyle de kucaklaşmayı hedefleyen, yeni ve devrimci bir emek odağı yaratmak üzere harekete geçmenin vakti geldi.

Tüm geleceğimizi birlikte tartışmak üzere seni de aramıza bekliyoruz."

Temmuz 2005
http://www.birlikdayanisma.org