Bir halktır Nazım Hikmet!

Onlarca halkın dilinde söylenen bir türküdür Nazım Hikmet'in şiirleri. Onun şiirleri yaşadığı coğrafyanın sıradan insanlarının sıradan hikayelerini anlatır. Bu sıradan insanlar karınca kadar çalışkandır ve her sabah fabrika yollarında karınca kadar çokturlar.
Bu sıradan insanlar nasırlı elleriyle hayatı her gün güneş doğarken yeniden yaratanlardır. Bu sıradan insanlar işçidirler sekizinde işe gider, yirmisinde evlenirler ve sonrasında hep çalışırlar hep üretirler.
Bu sıradan insanlar her sabah güneş doğmadan düşerler köylerde yollara. Üretmek için hayatı yeniden, her sabah ulaştıklarında tarlalarına çalışırlar güneşin alnında. Ve bu sıradan insanların mesai saatleri gün ağardığında başlar gün karadığında biter. Ve bu sıradan insanlar sadıktırlar hükümdarlarına. Ama bu sıradan insanlar bir kere yol gösteren düştüğünde önlerine ve gayrı yeter dediklerinde eskiyi yıkıp yeniyi kuracak kadar cesurdurlar.
Ve yine bu sıradan insanlar ülkeleri emperyalizm tarafından işgal edildiğinde düşmandan kaçmak için kara bir taşın arkasına saklanacak kadar korkaktır. Ve yine bu sıradan insanlar korktuklarında başına gelecekleri gördükleri zaman hiç düşünmeden saldırlar emperyalizme. Gözlerini budaktan sakınmazlar Ve yine Kara Deniz'de bir gece yarısı bu sıradan insanların yürekleri bir kara saplı bıçakla on beş defa hançerlenmiştir. O sıradan insanlar hançerlenen on beş yoldaşlarına verdiği sözle zaman içinde 15 bin, 150 bin, 500 bin olup meydanları doldurmuşlardır.
İşte Nazım Hikmet şiirlerinde kendisi gibi bu sıradan insanların hikayelerini anlatmıştır. Ve bu ülkede bu derdini sadece anlatmak için hapishanelerde yatmamış anlattıklarını yaymak içinde ülkenin nice zindanlarında volta atmıştır. Tek bir isteği vardı: Sesinin daha çok insana ulaşması. Dün onun sesini kesmek için onu zindanlara atanlar, bu ülkenin düşmanları kapitalistler bugün onun sesini kesmek için başka bir yöntemi daha deniyorlar. Nazım Hikmet'in şiirlerinin bulunduğu ve insanların internet üzerinden ulaştığı sitelerden şiirlerini kaldırtmayı ya da bu sitelerin, şiirleri yayınlamaya devam ettikleri takdirde girişleri yasaklıyorlar.
Nazım Hikmet, şiirini her zaman halk için yazdı ve halkı aydınlatmak, işçi sınıfının mücadelesini bir adım daha ileriye taşımak için karanlık geceleri kaleminin ucuyla aydınlatmayı denedi. Aydınlattı da. Şimdi Koç Holding'e bağlı Yapı Kredi Yayınları Nazım Hikmet'in şiirlerinin telif hakkını alarak işçi sınıfının bu mücadeleci neferinin emeğine ipotek koyduğunu zannediyor. Buna karşı Nazım'ın çocuklarının susacağını zannediyor. Yazık! Nazım'ı hiç tanıyamamışlar. Çocuklarını nasıl tanısınlar. Bilmiyorlar ki: Bu çocuklar yılmaz mücadelecidirler. Ama öğrenecekler. Öğreteceğiz.
Ey Koç Holding'in sahibi sömürücü para babaları! Ey onların yardakçıları Yapı Kredi Yayınları yöneticileri! Ey sermayenin uşakları! Şiiri yasaklayabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Yasaklayamayacaksınız. Eşitliğin, Özgürlüğün, Kardeşliğin sesini susturamayacaksınız.
nazimusta.com emekçileri
http://nazimusta.com
Bu sıradan insanlar her sabah güneş doğmadan düşerler köylerde yollara. Üretmek için hayatı yeniden, her sabah ulaştıklarında tarlalarına çalışırlar güneşin alnında. Ve bu sıradan insanların mesai saatleri gün ağardığında başlar gün karadığında biter. Ve bu sıradan insanlar sadıktırlar hükümdarlarına. Ama bu sıradan insanlar bir kere yol gösteren düştüğünde önlerine ve gayrı yeter dediklerinde eskiyi yıkıp yeniyi kuracak kadar cesurdurlar.
Ve yine bu sıradan insanlar ülkeleri emperyalizm tarafından işgal edildiğinde düşmandan kaçmak için kara bir taşın arkasına saklanacak kadar korkaktır. Ve yine bu sıradan insanlar korktuklarında başına gelecekleri gördükleri zaman hiç düşünmeden saldırlar emperyalizme. Gözlerini budaktan sakınmazlar Ve yine Kara Deniz'de bir gece yarısı bu sıradan insanların yürekleri bir kara saplı bıçakla on beş defa hançerlenmiştir. O sıradan insanlar hançerlenen on beş yoldaşlarına verdiği sözle zaman içinde 15 bin, 150 bin, 500 bin olup meydanları doldurmuşlardır.
İşte Nazım Hikmet şiirlerinde kendisi gibi bu sıradan insanların hikayelerini anlatmıştır. Ve bu ülkede bu derdini sadece anlatmak için hapishanelerde yatmamış anlattıklarını yaymak içinde ülkenin nice zindanlarında volta atmıştır. Tek bir isteği vardı: Sesinin daha çok insana ulaşması. Dün onun sesini kesmek için onu zindanlara atanlar, bu ülkenin düşmanları kapitalistler bugün onun sesini kesmek için başka bir yöntemi daha deniyorlar. Nazım Hikmet'in şiirlerinin bulunduğu ve insanların internet üzerinden ulaştığı sitelerden şiirlerini kaldırtmayı ya da bu sitelerin, şiirleri yayınlamaya devam ettikleri takdirde girişleri yasaklıyorlar.
Nazım Hikmet, şiirini her zaman halk için yazdı ve halkı aydınlatmak, işçi sınıfının mücadelesini bir adım daha ileriye taşımak için karanlık geceleri kaleminin ucuyla aydınlatmayı denedi. Aydınlattı da. Şimdi Koç Holding'e bağlı Yapı Kredi Yayınları Nazım Hikmet'in şiirlerinin telif hakkını alarak işçi sınıfının bu mücadeleci neferinin emeğine ipotek koyduğunu zannediyor. Buna karşı Nazım'ın çocuklarının susacağını zannediyor. Yazık! Nazım'ı hiç tanıyamamışlar. Çocuklarını nasıl tanısınlar. Bilmiyorlar ki: Bu çocuklar yılmaz mücadelecidirler. Ama öğrenecekler. Öğreteceğiz.
Ey Koç Holding'in sahibi sömürücü para babaları! Ey onların yardakçıları Yapı Kredi Yayınları yöneticileri! Ey sermayenin uşakları! Şiiri yasaklayabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Yasaklayamayacaksınız. Eşitliğin, Özgürlüğün, Kardeşliğin sesini susturamayacaksınız.
nazimusta.com emekçileri
http://nazimusta.com
