Tarih: 01.03.2009 | Kategori: Kadın
Fotoğraflar

Ankara'da ilerici gençlik 8 Mart'ı ve kadın sorununu konuştu

Ankara'da ilerici gençlik 8 Mart'ı ve kadın sorununu konuştu
Ankara TÜM-İGD Kadın Topluluğu'nun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sebebiyle düzenlediği etkinlik bugün (01.03.2009) TÜM-İGD Ankara Şubesi'nde gerçekleşti.
Katılımcıların gelmesiyle saat 17.30'da Mustafa Suphi Salonu'nda etkinlik başlatıldı. Sunucu arkadaşımız Ekmek ve Gül şiirini okuduktan sonra etkinliğin program akışını sundu ve eşitlik ve özgürlük mücadelesi yolunda yaşamını yitiren tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.

8 Mart'a Kadınlar Günü demek, 8 Mart'ı kazanan emekçi kadınların mücadelelerini görmezden gelmektir
Panelistler ve sunumları tanıtıldıktan sonra, söz "8 Mart'ın tarihçesi ve anlamı"nı anlatmak üzere Fulya arkadaşımıza bırakıldı. 8 Mart'ın nasıl ortaya çıktığı, niçin Emekçi Kadınlar Günü olduğu üzerine tarihsel bilgilerle bir sunum gerçekleştirdi. 8 Mart'ın bugün bazı çevrelerce Kadınlar Günü olarak kutlandığına değinen Fulya arkadaşımız, "8 Mart'a Kadınlar Günü demek, 8 Mart'ı kazanan emekçi kadınların mücadelelerini görmezden gelmek ve 8 Mart'ın içini boşaltmaktır." diyerek 8 Mart'ı, Dünya Emekçi Kadınlar Günü yapan tarihsel süreçleri, işçi kadınların ve sosyalist kadınların mücadelelerini bizlere aktardı.

Krizlerden, savaşlardan kurtulmanın yolu örgütlü mücadeledir
İkinci panelist Özden arkadaşımız "Kriz, savaşlar ve kadın" konulu sunumuyla dünyada var olan krizden, özellikle Ortadoğu'da yaşanan savaşlardan kadınların nasıl etkilendiğine değindi.

Emperyalistlerin çıkar savaşları arasında halkların ve kadınların nasıl ezildiğinden bahsedilirken; uluslar arası bir şirketin CEO'su John Perkins'in itiraflarının yer aldığı bir video gösterildi. Videoda Perkins üçüncü dünya ülkelerinin nasıl sömürgeleştirildiğini; hem ekonomik, hem de siyasi olarak nasıl ABD'ye bağımlı hale getirildiğini anlatıyordu. Dünyada kapitalistler arasındaki oyunların nasıl işlediğini bizzat kendi ağızlarından dinlediğimiz bu videonun ardından, Özden arkadaşımız kadınların mücadelede özne olmaları gerektiğini belirterek; krizden, savaşlardan kurtulmanın yolunun örgütlü mücadeleden geçtiğini vurguladı ve sözlerini bitirdi.

Soru cevap bölümünde kadınların ikincil plana itilişlerinin tarihsel nedenlerinden, Sovyetler Birliği'nde kadın hakları konusunda atılan adımlara; "sosyalist" feminizmden, kadınların öz örgütlülüğüne olan ihtiyaca kadar pek çok konu tartışıldı. Oldukça verimli geçen soru cevap bölümünün ardından 15 dakikalık yemek ve çay molası verildi.

Namussuz denilip öldürülen Güldünyayız biz, Bursa'da yanan Ayşe, fabrika çıkışı öldürülen Meryem'iz. Bu hikâye, hepimizin hikâyesi.
Aranın ardından Ankara TÜM-İGD Tiyatro Topluluğu'nun hazırladığı skeç sahnelendi. Namus cinayetine kurban giden Güldünya'dan Ortadoğu'da direnen kadına, Bursa'da yanarak ölen Ayşe'den fabrika çıkışında faşistler tarafından öldürülen Meryem Karakız'a kadar pek çok emekçi kadın hikayesinin anlatıldığı skeç "Kadın erkek el ele mücadeleye" çağrısıyla bitti.

Skecin ardından Güneşli Dünya Müzik Grubu'nun türkülerini ve emekçi kadınları anlatan şiirleri dinledikten sonra, 8 Mart günü saat 12.30'da Kolej Kavşağı'ndan başlayacak olan mitingin çağrısıyla etkinlik sona erdirildi.