Ankara haykırdı: Bahçelievler katliamını unutmayacağız!
08 Ekim 2008, Çarşamba günü Ankara'da 8 Ekim 1978 yılında faşistler tarafından katledilen 7 TİP (Türkiye İşçi Partisi) üyesi genç; Serdar Alten, Latif Can, Faruk Ersan, Efraim Ezgin, Salih Güvenci, Hürcan Gürses ve Osman Nuri Uzunlar, Karşıyaka Mezarlığı'nda anıldı.
68'liler Dayanışma Derneği'nin çağrıcısı olduğu anma, saat 12.30'da Karşıyaka Mezarlığı 2 No.'lu Kapı önünden yürüyüşle başladı. Yürüyüş boyunca sık sık "Devrim şehitleri ölümsüzdür.", "Yaşasın devrimci dayanışma" sloganları atıldı; katledilen yedi TİP'li gencin isimleri okunarak, "Yaşıyor!" sloganları eşliğinde Serdar Alten'in mezarı başına gelindi. Anma bütün devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Daha sonra basın metni okundu, 68'liler Dayanışma Derneği adına bir konuşma yapıldı. Konuşmalarda Bahçelievler katliamının gerçekleştirildiği sürecin, 12 Eylül'e hazırlık süreci olduğuna, bu katliamların dönemin işçi sınıfı hareketine ve ilerici kesimlerine ket vurmak için devlet destekli olarak yapıldığına dikkat çekildi.
30. yıldönümüydü
70'lerde yükselen toplumsal mücadeleye gözdağı vermek için gerçekleştirilen katliam aynı zamanda 12 Eylül darbesinin ortamını hazırlamak için yapılan provokasyonlardan biriydi. Katliam kitlesel ve uzun süreli tepkilere neden olmuş; ilerici toplumsal güçler, devrimciler davayı yoğun bir şekilde takip etmiş ve bu sayede katliamı gerçekleştiren tetikçilerden birkaçı yargı sürecinde ceza alabilmişti. Fakat cinayeti azmettirenlere yani 12 Eylülcülere uzanan bir yargılama süreci yaşanmadığı için dava hukuksal olarak sona erse de toplumsal anlamda hâlâ sürüyor. 7 TİP'li arkadaşımızın öldürüldüğü gün TİP Genel Başkanı Behice Boran tarafından onur günü olarak ilan edilmişti.
Egemenler cinayet için ABD uşaklarını kullandılar
MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) - ÜGD (Ülkücü Gençlik Derneği) üyesi tetikçilerin başında ise yakından tanıdığımız bir isim olan Abdullah Çatlı bulunuyordu. Susurluk Skandalı sürecinde kendisinin ve adamlarının NATO-GLADYO bağlantısı üzerinden ABD uşaklığı tescillenmiş "vatanseverlerin" adları aynı zamanda uyuşturucudan gaspa varana kadar daha bir sürü kirli işe karışmıştı.
Tetikçilerden Halûk Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu, Bünyamin Adanalı, 7'şer kez ölüm cezasına mahkûm edilmişler, ölüm cezalarının kaldırılması üzerine bu cezaları ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevrilmişti. Sanıklardan Ercüment Gedikli ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar Mahmut Korkmaz, Duran Demirkıran ve Ömer Yavuz Hacıömeroğlu ise çeşitli cezalara mahkûm edilmişlerdi. Sanıklardan İbrahim Çiftçi ise, Ankara C. Savcısı Doğan Öz'ün öldürülmesi olayından, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nde 4 kez ölüm cezasına çarptırıldıktan sonra beraat etmiş, bu beraat kararına paralel olarak Bahçelievler Katliamı davasında da beraat etmişti.
Haluk Kırcı bir ara "yanlışlıkla" tahliye edilmiş daha sonra yurtdışına çıkmıştı. Bir süre sonra ise Ukrayna'da yakalanarak tekrar hapse atıldı.
İlerici gençlik mücadelesinde yaşatıyoruz!
Kaldıkları eve yapılan baskın sonucu öldürülen yedi arkadaşımızı anıyoruz. Onlar "gündüzlerinde sömürülmeyen / gecelerinde aç yatılmayan" günler için çalışıyorlardı. Silahlarla baskına gelenlerin karşısına bilinçleriyle, inançlarıyla, dirençleriyle çıktılar. Silahsızdılar. Savunmasızdılar. Ama devrimci iradeleri boyun eğmedi. İlerici gençlik olarak söz veriyoruz. Kavgamızda yaşayacaksınız.
Necdet Adalı da anıldı
Bahçelievler katliamı anması sona erdikten sonra 12 Eylül darbesinde idam edilen genç devrimci Necdet Adalı'nın mezarı başında bir anma yapıldı. Darbe Karşıtı Platform, SDP, Sosyalist Parti Girişimi ve TÜM-İGD'nin katılımcı olduğu anmada Necdet Adalı'nın yaşam öyküsünü, mücadeleye yaptığı katkıları anlatan konuşmalar yapıldı. 12 Eylül generallerinin, darbecilerin kişilere, halka ve bu ülkeye hesap verecekleri ifade edildi.
Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Yaşasın devrimci dayanışma!
30. yıldönümüydü
70'lerde yükselen toplumsal mücadeleye gözdağı vermek için gerçekleştirilen katliam aynı zamanda 12 Eylül darbesinin ortamını hazırlamak için yapılan provokasyonlardan biriydi. Katliam kitlesel ve uzun süreli tepkilere neden olmuş; ilerici toplumsal güçler, devrimciler davayı yoğun bir şekilde takip etmiş ve bu sayede katliamı gerçekleştiren tetikçilerden birkaçı yargı sürecinde ceza alabilmişti. Fakat cinayeti azmettirenlere yani 12 Eylülcülere uzanan bir yargılama süreci yaşanmadığı için dava hukuksal olarak sona erse de toplumsal anlamda hâlâ sürüyor. 7 TİP'li arkadaşımızın öldürüldüğü gün TİP Genel Başkanı Behice Boran tarafından onur günü olarak ilan edilmişti.
Egemenler cinayet için ABD uşaklarını kullandılar
MHP (Milliyetçi Hareket Partisi) - ÜGD (Ülkücü Gençlik Derneği) üyesi tetikçilerin başında ise yakından tanıdığımız bir isim olan Abdullah Çatlı bulunuyordu. Susurluk Skandalı sürecinde kendisinin ve adamlarının NATO-GLADYO bağlantısı üzerinden ABD uşaklığı tescillenmiş "vatanseverlerin" adları aynı zamanda uyuşturucudan gaspa varana kadar daha bir sürü kirli işe karışmıştı.
Tetikçilerden Halûk Kırcı, Ünal Osmanağaoğlu, Bünyamin Adanalı, 7'şer kez ölüm cezasına mahkûm edilmişler, ölüm cezalarının kaldırılması üzerine bu cezaları ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevrilmişti. Sanıklardan Ercüment Gedikli ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar Mahmut Korkmaz, Duran Demirkıran ve Ömer Yavuz Hacıömeroğlu ise çeşitli cezalara mahkûm edilmişlerdi. Sanıklardan İbrahim Çiftçi ise, Ankara C. Savcısı Doğan Öz'ün öldürülmesi olayından, Ankara Sıkıyönetim Mahkemesi'nde 4 kez ölüm cezasına çarptırıldıktan sonra beraat etmiş, bu beraat kararına paralel olarak Bahçelievler Katliamı davasında da beraat etmişti.
Haluk Kırcı bir ara "yanlışlıkla" tahliye edilmiş daha sonra yurtdışına çıkmıştı. Bir süre sonra ise Ukrayna'da yakalanarak tekrar hapse atıldı.
İlerici gençlik mücadelesinde yaşatıyoruz!
Kaldıkları eve yapılan baskın sonucu öldürülen yedi arkadaşımızı anıyoruz. Onlar "gündüzlerinde sömürülmeyen / gecelerinde aç yatılmayan" günler için çalışıyorlardı. Silahlarla baskına gelenlerin karşısına bilinçleriyle, inançlarıyla, dirençleriyle çıktılar. Silahsızdılar. Savunmasızdılar. Ama devrimci iradeleri boyun eğmedi. İlerici gençlik olarak söz veriyoruz. Kavgamızda yaşayacaksınız.
Necdet Adalı da anıldı
Bahçelievler katliamı anması sona erdikten sonra 12 Eylül darbesinde idam edilen genç devrimci Necdet Adalı'nın mezarı başında bir anma yapıldı. Darbe Karşıtı Platform, SDP, Sosyalist Parti Girişimi ve TÜM-İGD'nin katılımcı olduğu anmada Necdet Adalı'nın yaşam öyküsünü, mücadeleye yaptığı katkıları anlatan konuşmalar yapıldı. 12 Eylül generallerinin, darbecilerin kişilere, halka ve bu ülkeye hesap verecekleri ifade edildi.
Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Yaşasın devrimci dayanışma!