Tarih: 21.12.2008 | Kategori: Toplumsal Haberler

30 yıldır kanayan yara: Maraş Katliamı

30 yıldır kanayan yara: Maraş Katliamı
Tarih bilincimiz Maraş'ta bundan 30 yıl önce tertiplenen faşist katliamı acı ve öfkeyle hatırlayacak.
Türkiye Burjuvazisi ilericileri, sosyalistleri sindirmek için tüm faşizan yöntemleri kullandı. Çok kültürlü toplumumuzu birbirine düşman etmek için elinden geleni yaptı. Aynı topraktan yiyen, aynı gökyüzünden soluyan Anadolu halklarına Türk-Sünni-Hanefi anlayışını dayattı. Türk-İslam sentezini resmi din olarak pompalayan egemenler kendisinden olmayanlara karşı katliamlar düzenledi. 19 Aralık gecesi başlatılan ve 26 Aralık'ta biten katliamlar dizisi Maraş'taki Alevileri ve ilericilere yöneltilmiş ve yüzlerce insan katledilmiştir.

Darbe koşullarını sağlamak için ülkenin her bölgesinde faşist provakasyonlar
Burjuvazi, 12 Eylül faşist darbesine giden yolu ilericilere, devrimcilere, işçi, köylü, emekçi halkımıza karşı silahlı provakosyonlarla döşemiş, okullarda ilerici, devrimci, sosyalist öğrencilere karşı saldırıları artırmıştır. 1970'li yıllardan adım adım örülen provakasyonlar ağının bir parçası olan Maraş Katliamı, bu katliamı gerçekleştirenlerin hala aramızdan dolaşmalarından ötürü de hafızalarımızdaki sıcaklığını korumaktadır.

Olaylar ÜGD'li faşistlerin dinamitli saldırısı ile başladı
Katliam planlamasına göre bölgeye çevre illerden ve büyük kentlerden de faşistler getirilecek ve halk kışkırtılacaktı. Maraş bölgesindeki fabrika patronlarının, büyük çiftlik sahiplerinin ve MHP'lilerin bulunduğu toplantıda yapılacak katliamın ana hatları çizilmiş ve uygulanması için ilk olarak dinamitli bir saldırı yapılmasına karar verilmiştir.

Halk düşmanı MHP'lilerin faşist beslemelerin toplandığı Ülkücü Gençlik Derneği (ÜGD) üyeleri, 19 Aralık'ta kentteki Çiçek Sineması'na, "Güneş Ne Zaman Doğacak" isimli filmin gösteriminde dinamit attı. Patlamanın sorumlusunu "Alevi-komünistler" olduğu yayılarak milliyetçiler kışkırtıldı.

(Dinamiti atan Ökkeş Kenger, sonradan ismini Ökkeş Şendiller olarak değiştirerek TBMM'de milletvekilliği yapmıştır. BBP'nin kurucularındandır.)

Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup faşist militan "Kanımız Aksa da Zafer İslam'ın" ve "Müslüman Türkiye" sloganlarıyla CHP il binasına saldırıya geçti ve bölgedeki Alevilerin ve ilericilerin dükkânlarına saldırmaya başladı.

20 Aralık günü çoğunlukla Alevilerin uğrak yeri olan Akın Kıraathanesi bombalandı. 21 Aralık'ta TÖB-DER'li Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu sokak ortasında vuruldu. Olaylar giderek tırmanmaya başlamıştı. 22 Aralık günü öldürülen eğitim emekçilerinin için kılınan cenaze namazına saldıran MHP ve ÜGD'liler, taşlarla sopalarla cenaze namazını "Komünistlerin ve Alevilerin cenaze namazı kılınmaz" diyerek bastılar. Sonra Alevilerin ve sosyalistlerin mekânlarına saldırılar devam etti. Faşistler Alevilerin ve solcuların silahlandığı yalanını yayarak Sünni halka silah dağıttı. Ülkemizde yapılan tüm katliamlarda olduğu gibi, CHP olan biteni seyretmekle yetindi. 23 Aralık'ta Yörükselim Mahallesi faşistler tarafından ablukaya alındı ve insanlar evlerinden zorla çıkartılarak kapıları önünde katledildi. Genç kızlar, nineler, dedeler hatta bir hamile kadın dahi evinin önünde katlediliyordu. Birçok kadına tecavüz edilmişti. Resmi rakamlar 111 kişinin öldüğünü söylüyordu. Yine resmi açıklamalara göre aralarında CHP, TİP, TÖB-DER, POL-DER binalarının ve Sağlık Müdürlüğü'nün bulunduğu 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı. Kuşkusuz gerçekleştirilen katliam bunun kat ve kat üstündeydi. 24 Aralık'ta sokağa çıkma yasağı ilan edilmesine rağmen olaylar devam etti.

26 Aralık 1978 13 ilde (Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kars, Malatya, Maraş, Sivas, Şanlıurfa) sıkıyönetim ilan edildi. Egemenler bu katliamla çok istedikleri sıkıyönetimi ilan ettirtebilmişlerdi. Maraş Katliamı egemenlerin kirli iktidarını ne pahasına sürdürdüğünün en açık kanıtlarından biri olarak tarihe geçti.

Katliamdan sonra Adana Sıkıyönetim Mahkemesi'nde açılan sava 1996'da zamanaşımına uğrayarak kapanmıştır. Burjuvazi faşistleri kendi yasalarıyla aklamıştır.

Biz aklamadık!
Bu katliamı gerçekleştirenler egemenlerdir. Hala dönemsel olarak çeşitli provakasyonlar yaratarak tüm emekçi halkımızın içine nifak sokmak için çabalıyorlar. Ama devrimci bilincimiz ve tecrübelerimiz bu yaşananları unutmadı ve unutmayacak. 1978 yılının Aralık ayında MHP'nin halka uyguladığı bu zulme karşı Maraş'ta körüklenen direnişin ateşi yanmaya devam ediyor.

Biz TÜM-İGD'li ilerici gençler olarak ezilen halkların öfkesini sosyalizme taşıyacağımız inancıyla yolumuza devam edeceğiz. Maraş'ı, Çorum'u, Sivas'ı unutmadık, unutturmayacağız!