16 Mart Halepçe Katliamı'nı unutmadık, unutturmayacağız!
Ülkemiz tarihinin katliamlarla dolu olduğu bir gerçek... Maraş, Sivas, Çorum, Gazi, 1 Mayìs 1977...
Katliamlar yaparak, halkı ortadan kaldırarak krizlerini çözmek ise yalnızca bizim ülkemize özgü bir şey de değil tabii. 16 Mart 1978'de ABD malì TNT kalıplarıyla katledilen öğrencilerken, 10 yıl sonra 16 Mart 1988'de Halepçe'de 5 bin Kürt'ün katledilmesine neden olan kimyasal ve biyolojik gazların sahibi yine ABD'ydi. Tüm dünyanın gözlerinin önünde gerçekleştirilen bu katliam karşısında ülkemiz işbirlikçi iktidarları ise tek bir ses dahi çıkarmadı. Çünkü katletmek genel politikalarından biriydi.
Halepçe, Irak'ta canlı bir ticaret hayatına sahip ve yönetim merkezi özelliğinde bir Kürt şehriydi. Peşmergelere 30 yıldan beri verdiği güçlü destekle biliniyordu. Şehirde sosyalist, komünist grupların yanı sıra Celal Talabani'nin KYB'si ve İran yanlısı İslami Hareket Partisi aktif olarak faaliyet yürütmekteydi. İran-Irak savaşının sonlarına yaklaşıldığı dönemlerde İran ordusunun saldırısına dayanamayan Irak hükümet güçleri geri çekildi ve Halepçe Kürtlerin eline geçti. Irak hükümetinin verdiği karşılık şehre kimyasal bomba atmak oldu. Şehrin 5 bin sakini çoluk, çocuk, genç, ihtiyar demeden en ağır acılar içinde kıvranarak can verdi.
Emperyalistler ve işbirlikçi iktidarları ise umursamadı; ne de olsa onlar için de sınıfdaşlarının dediği gibi "en iyi Kürt ölü Kürt'tü". İnsanlık tarihine bir kara leke olarak geçen bu soykırım, o sırada henüz Saddam yönetimini desteklemekte olan ABD ve Avrupa egemenleri ve Özal yönetimi tarafìndan sessizce geçiştirildi. İki yüzlü bir tutumla, ancak Saddam ABD'nin ayağına bastığında gündeme getirildi.
İlerici insanlık, Halepçe Katliamı'nı yapanları da, bu katliamı ancak işlerine geldiğinde hatırlayanları da nefretle anıyor ve anacak!
Kaynak: Üründergisi.com
Halepçe, Irak'ta canlı bir ticaret hayatına sahip ve yönetim merkezi özelliğinde bir Kürt şehriydi. Peşmergelere 30 yıldan beri verdiği güçlü destekle biliniyordu. Şehirde sosyalist, komünist grupların yanı sıra Celal Talabani'nin KYB'si ve İran yanlısı İslami Hareket Partisi aktif olarak faaliyet yürütmekteydi. İran-Irak savaşının sonlarına yaklaşıldığı dönemlerde İran ordusunun saldırısına dayanamayan Irak hükümet güçleri geri çekildi ve Halepçe Kürtlerin eline geçti. Irak hükümetinin verdiği karşılık şehre kimyasal bomba atmak oldu. Şehrin 5 bin sakini çoluk, çocuk, genç, ihtiyar demeden en ağır acılar içinde kıvranarak can verdi.
Emperyalistler ve işbirlikçi iktidarları ise umursamadı; ne de olsa onlar için de sınıfdaşlarının dediği gibi "en iyi Kürt ölü Kürt'tü". İnsanlık tarihine bir kara leke olarak geçen bu soykırım, o sırada henüz Saddam yönetimini desteklemekte olan ABD ve Avrupa egemenleri ve Özal yönetimi tarafìndan sessizce geçiştirildi. İki yüzlü bir tutumla, ancak Saddam ABD'nin ayağına bastığında gündeme getirildi.
İlerici insanlık, Halepçe Katliamı'nı yapanları da, bu katliamı ancak işlerine geldiğinde hatırlayanları da nefretle anıyor ve anacak!
Kaynak: Üründergisi.com