Yüzlerce öğrenci 16 Mart'ta Beyazıt'taydı
Bugün (16 Mart 2009), saat 13:30'da aralarında TÜM-İGD'li öğrencilerin de bulunduğu Beyazıt Meydanı'nda toplanan yüzlerce öğrenci 16 Mart Beyazıt ve Halepçe Katliamları için büyük bir anma gerçekleştirdi.
Saat 13:00'da Sirkeci tramvay durağında toplanan ilerici, devrimci, yurtsever, demokrat öğrenciler sloganlar ve marşlar eşliğinde tramvaya binerek Beyazıt Meydanı'na geldiler. İstanbul Üniversitesi'nin farklı kampüslerinden toplanan kalabalık öğrenci grubu tramvaydan inen öğrencilerin kortejine katılarak İstanbul Üniversitesi ana kapısına yürüdü.
Öğrenciye değil, çetelere barikat!
Merkez kampüsten eyleme katılmak isteyen öğrenciler ÖGB ve polisin kapının açılmasına izin vermemesi üzerine okul içinde sloganlarıyla eyleme devam ettiler. Bunun üzerine kapı açılana kadar bekleme kararı alan ilerici, devrimci, yurtsever, demokrat öğrenciler; okulun ana kapısına giden girişleri kapatarak içeriden ve dışarıdan atılan "Katil devlet hesap verecek!", "Öğrenciye değil, çetelere barikat!" sloganları tüm Beyazıt meydanını inletti. Sonrasında ÖGB ana kapıyı açtı ve merkez kampüsteki öğrencilerin de korteje katılmasıyla basın açıklamasına geçildi.
Beyazıt ve Halepçe Katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız.
Okunan basın metninde 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde devlet güçleriyle tam bir işbirliği içinde hareket eden faşistlerin 7 devrimciyi katlettiğine, 16 Mart 1988'de Halepçe'de Kürt halkının beş bin evladının kimyasal silahlarla yok edildiğine ve hâlâ "faili meçhul" cinayetlerin ve Kürt halkına karşı inkar ve imha politikalarının devam ettiğine dikkat çekildi.
Emperyalizmden, şovenizmden, kontrgerilladan hesap sormak için, eşit, parasız bilimsel, anadilde eğitim için, krizin faturasını ödememek için, polis, ÖGB, faşist işbirlikli saldırılara karşı tek yumruk olmak için alanlarda olduğunu belirten öğrenciler; 16 Mart katliamının sorumlularının kimlikleri bilinmesine rağmen herhangi bir ceza almadıklarının ve bu eli kanlı katillerin bir an önce hak ettikleri cezayı almaları gerektiğinin altını çizdi.
Faşizme geçit yok!
Daha dün bu iki katliamı gerçekleştiren egemenlerin bugün emellerini gerçekleştirmek üzere hala saldırılarının devam ettiğinden bahsedilirken Marmara, Akdeniz, İstanbul, İTÜ ve daha birçok üniversitede gerçekleşen faşist saldırıların bunların en canlı örnekleri olduğu ve ilerici, devrimci, demokrat ve yurtsever öğrencilerin faşizme geçit vermeyeceği belirtildi.
Basın açıklamasının okunmasının ardından, 7 yoldaşın katledildiği eczacılık fakültesinin önüne gidilerek karanfiller ve katledilen devrimcilerin resimlerinin bulunduğu dövizler bırakıldı. Ardından tüm devrim şehitleri için saygı duruşu yapıldı. Beyazıt Marşı ve Grup Munzur'un ezgileriyle anma son buldu.
Öğrenciye değil, çetelere barikat!
Merkez kampüsten eyleme katılmak isteyen öğrenciler ÖGB ve polisin kapının açılmasına izin vermemesi üzerine okul içinde sloganlarıyla eyleme devam ettiler. Bunun üzerine kapı açılana kadar bekleme kararı alan ilerici, devrimci, yurtsever, demokrat öğrenciler; okulun ana kapısına giden girişleri kapatarak içeriden ve dışarıdan atılan "Katil devlet hesap verecek!", "Öğrenciye değil, çetelere barikat!" sloganları tüm Beyazıt meydanını inletti. Sonrasında ÖGB ana kapıyı açtı ve merkez kampüsteki öğrencilerin de korteje katılmasıyla basın açıklamasına geçildi.
Beyazıt ve Halepçe Katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız.
Okunan basın metninde 16 Mart 1978'de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde devlet güçleriyle tam bir işbirliği içinde hareket eden faşistlerin 7 devrimciyi katlettiğine, 16 Mart 1988'de Halepçe'de Kürt halkının beş bin evladının kimyasal silahlarla yok edildiğine ve hâlâ "faili meçhul" cinayetlerin ve Kürt halkına karşı inkar ve imha politikalarının devam ettiğine dikkat çekildi.
Emperyalizmden, şovenizmden, kontrgerilladan hesap sormak için, eşit, parasız bilimsel, anadilde eğitim için, krizin faturasını ödememek için, polis, ÖGB, faşist işbirlikli saldırılara karşı tek yumruk olmak için alanlarda olduğunu belirten öğrenciler; 16 Mart katliamının sorumlularının kimlikleri bilinmesine rağmen herhangi bir ceza almadıklarının ve bu eli kanlı katillerin bir an önce hak ettikleri cezayı almaları gerektiğinin altını çizdi.
Faşizme geçit yok!
Daha dün bu iki katliamı gerçekleştiren egemenlerin bugün emellerini gerçekleştirmek üzere hala saldırılarının devam ettiğinden bahsedilirken Marmara, Akdeniz, İstanbul, İTÜ ve daha birçok üniversitede gerçekleşen faşist saldırıların bunların en canlı örnekleri olduğu ve ilerici, devrimci, demokrat ve yurtsever öğrencilerin faşizme geçit vermeyeceği belirtildi.
Basın açıklamasının okunmasının ardından, 7 yoldaşın katledildiği eczacılık fakültesinin önüne gidilerek karanfiller ve katledilen devrimcilerin resimlerinin bulunduğu dövizler bırakıldı. Ardından tüm devrim şehitleri için saygı duruşu yapıldı. Beyazıt Marşı ve Grup Munzur'un ezgileriyle anma son buldu.