Tutuklu öğrencilere özgürlük!
Bugün (6 Aralık) Taksim Tramvay Durağı'nda toplanan yüzlerce kişi tutuklu bulunan öğrenciler için özgürlük talebini dile getirdi. Saat 19.00'da Taksim Tramvay Durağı'ndan Galatasaray Lisesi'ne doğru yürüyüşle başlayan eylem basın açıklamasıyla son buldu. Bandista grubu da şarkılarıyla eyleme desteğini sundu.
Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnsiyatifi İstiklal Caddesi'ni "Tutuklamalar gözaltılar baskılar bizi yıldıramaz!" "Asla yalnız yürümeyeceksin!" "Kürt'üz, öğrenciyiz, hapisteyiz!" sloganlarıyla doldurdu. Yürüyüşe İstanbul'un çeşitli üniversitelerinden birçok öğrenci katıldı.
Basın açıklamasında, Türkiye'de sayıları 600'ü bulan tutuklu öğrencinin "terörle mücadele" adı altında, sonu belli olmayan yargılama sürecine maruz kaldığı söylenerek, taş, boyundaki poşu, evdeki ders notları, kitaplar, su faturaları, gidilen kokteyller, anmalar, verilen dersler, yani gündelik yaşam pratiklerinin öğrencilerin tutuklanması için artık "delil" sayıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Toplumsal mücadele ile kazanılmış, Anayasa'da, yasalarda, uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmış evrensel hak ve özgürlüklerin kullanılması dahi bir suç isnadına ve tutuklanmaya neden olabiliyor.
"Bir siyasi partiye üye olmak, yemekhaneyi boykot etmek, basın açıklamasına katılmak, mitinge gitmek, parasız eğitim talep etmek gibi bedende ya da dilde ifadesini bulan her şey soruşturma konusu yapılabiliyor. Tutuklanmayanlar ise, çeşitli disiplin soruşturmaları ile yasal haklarından mahrum ediliyor. Uzun tutukluluk süreleri de, bir 'alternatif cezalandırma' aracı olarak kullanılmaya başlandı." denildi.
Basın açıklamasında, Türkiye'de sayıları 600'ü bulan tutuklu öğrencinin "terörle mücadele" adı altında, sonu belli olmayan yargılama sürecine maruz kaldığı söylenerek, taş, boyundaki poşu, evdeki ders notları, kitaplar, su faturaları, gidilen kokteyller, anmalar, verilen dersler, yani gündelik yaşam pratiklerinin öğrencilerin tutuklanması için artık "delil" sayıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Toplumsal mücadele ile kazanılmış, Anayasa'da, yasalarda, uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmış evrensel hak ve özgürlüklerin kullanılması dahi bir suç isnadına ve tutuklanmaya neden olabiliyor.
"Bir siyasi partiye üye olmak, yemekhaneyi boykot etmek, basın açıklamasına katılmak, mitinge gitmek, parasız eğitim talep etmek gibi bedende ya da dilde ifadesini bulan her şey soruşturma konusu yapılabiliyor. Tutuklanmayanlar ise, çeşitli disiplin soruşturmaları ile yasal haklarından mahrum ediliyor. Uzun tutukluluk süreleri de, bir 'alternatif cezalandırma' aracı olarak kullanılmaya başlandı." denildi.