Tarih: 12.04.2008 | Kategori: Gençlik
Fotoğraflar

TÜM-İGD'li öğrencilerin sesi faşizme karşı Taksim'den yükseldi!

TÜM-İGD'li öğrencilerin sesi faşizme karşı Taksim'den yükseldi!
Son günlerde ilerici, demokrat öğrencilere karşı ülkücü-faşist saldırılar yoğunlaşırken, Akdeniz Üniversitesi'ndeki faşist saldırıya karşı, TÜM-İGD'li öğrenciler Taksim Meydanı Tramvay Durağı'nda bugün (12.04.2008) saat 13:30'da basın açıklaması yaptı.
Yapılan basın açıklamasında, TÜM-İGD'li öğrenciler ülkeyi ve üniversiteleri ülkücü-faşist beslemelere teslim etmeyeceklerini açıkladılar. Sık sık "Faşizme geçit yok!"," Okulda, fabrikada, tarlada faşizme karşı omuz omuza!" sloganları atılan basın açıklamasına, halkın ilgisi dikkat çekti. TÜM-İGD'li öğrenciler, saldırıların yapıldığı döneme dikkat çekerek, emek mücadelesinin yoğunlaştığı ve gençlerin işçi sınıfı ile SSGSS yasa tasarısına karşı oluşturdıkları mücadele birliğini bozmaya çalışan bu beslemelere karşı rektörlerin ve YÖK'ün taraflı , koruyucu tutumunun altı çizildi.

TÜM-İGD'li öğrenciler, bu sürecin çarpıtılarak, yaşananların egemenlerin diliyle "sağ-sol çatışması" olarak yansıtılmasının yanlış olduğunu açıklayarak; akademik haklarını kullanmaya çalışan ilerici, demokrat öğrencilere yönelik faşist saldırıların olduğunu açıkladılar. TÜM-İGD'li öğrenciler "Gençlik Devrim İstiyor!" sloganlarıyla basın açıklamasını bitirdiler.


Basın açıklamasının tam metni aşağıdadır:


BASINA VE KAMUOYUNA


ÜLKEMİZİ VE ÜNİVERSİTEMİZİ ÇETELERE TESLİM ETMEYECEĞİZ!

Üniversitelerimiz son günlerde meydana gelen olaylarla kamuoyunun gündemine bir kez daha taşındı. Özellikle 2008 yılının ilk aylarından bugüne ülkücü gençlik elemanları tarafından İstanbul başta olmak, Ankara ve bazı Anadolu üniversitelerinde ilerici, devrimci, yurtsever öğrencilere karşı saldırılar düzenlemekte. En son olarak Antalya Akdeniz Üniversitesi'nde ülkücüler tarafından organize edilen palalı ve tabancalı saldırı, faşistlerin işi hangi noktaya vardırığını bir kez daha tüm netliğiyle göstermiş oldu. Bazı basın-yayın organlarında Antalya'da yaşanan olaylara atfen "Üniversiteler 80'li yıllar öncesine mi dönüyor?" manşetleriyle haberler yayımlanmakta. Oysa bu saldırı son dört ayda üniversitelerde yaşanan ve kayıtlara geçmiş 30'un üzerindeki ülkücü saldırılardan sadece birisi. Daha açık bir ifadeyle söyleyecek olursak, son 30 yılda yaşanan faşist saldırırlar zincirinin kirli bir halkası, o kadar.

Ancak yine de Antalya'da yaşananları son dönemdeki saldırılardan ayıran kimi yönler de var. Öncelikle de zamanlama açısından. Evet, bu saldırılar çok kritik bir dönemde meydana gelmiştir. Medyada olayların gelişimiyle ilgili, bir gönül meselesinden kaynaklı olarak başladığından tutun da AKP'nin kapatılma davası gibi daha büyük gündemlerle ilişkisi bulunduğuna veya ulusalcı kanatta yer alan kimi rektörleri karalamak için yapıldığına kadar türlü türlü komplo teorisi üretildi. Fakat bu anlatılanların hepsinin "büyüklere masal" cinsinden olduğu açık. Bu açıklamalar da göstermiştir ki yıllardır üniversitelerdeki satırlı, palalı saldırılara göz yuman, görmezden gelen çeşitli çevreler telaş içindeler.

Saldırının Zamanlamasına Dikkat!
Saldırının zamanlamasının son derece bilinçli seçildiği görülmektedir. Olayların Sağlıkta Sosyal Dönüşüm adı altında eşi benzeri görülmemiş hak gaspı yasalarının meclisten geçmekte olduğu bir dönemde yoğunlaşmı olması çok düşündürücüdür. Silahlı saldırıya uğrayan öğrenciler okullarında, kentlerinde SSGSS yasa tasarısına karşı çalışmalara başladıkları bir dönemde silahların hedefi olmuştur. Kurşunlar sadece Antalya'da okuyan öğrenci arkadaşlarımıza değil işçi, köylü, memur tüm halkımıza tüm gençliğe sıkılmıştır. İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Bursa'da, Diyarbakır'da, Antalya'da ve yurt genelindeki tüm üniversitelerde, ülkücü faşist çetenin yaptığı kanlı oyun bozulacaktır.

İşte Olayların Gerçek Nedeni:
Yıllardan beri "üniversitede sağ-sol kavgası" şeklinde anlatılıp durulan bu kavgalar iki öğrenci grubunun kavgası değil bir tarafta beslenen, göz yumulan, himaye edilen silahlı faşist çetelerle diğer tarafta ilerici, demokrat öğrenciler arasında yaşanmaktadır. Peki, neden hedef ilerici öğrencilerdir? Yanıtı basit: Çünkü ilerici öğrenciler yıllardan bu yana "6. Filo Defo","Yanki Go Home" diyenler; Vietnam'ın, Irak'ın işgaline karşı ateş kendi evine düşmüşcesine karşı koymaya çalışanlar, parasız sağlık, parasız eğitim diye meydanları dolduran, eşitlik, özgürlük isteyenlerdir. Onlar işçilerle kol kola genel grevlerde, direnişlerde yan yana yürüyenlerdir. İşte bu yüzden soruşturmaların, kavuşturmaların, saldırıların hedefidirler.

Yetkililere Çağrımızdır!
Saldırının mağduru olan kimi öğrenci arkadaşlarımızla ilgili de spekülasyonlar yaratılmaya çalışılmaktadır. Hedef saptırma girişimlerinin olduğu görülmekte. Her zamanki gibi vuran değil vurulan suçlu çıkartılmaya çalışılmakta. Her fırsatta akademik, demokratik haklarını kullanan öğrencilere soruşturmalar yağdırılmasına sebep olan YÖK ve okul rektörlükleri, bir tercih yapın! Bu sefer öğrencileri mi savunacaksınınız, yoksa her zamanki gibi çoğunluğu öğrenci kimliği dahi taşımayan eli kanlı çetecileri mi?

Tekrar Söylüyoruz!
Bugün ilerici, devrimci öğrencilere bu korkakça saldırıları düzenlemek için cesaretlendirilenler bilmelidirler ki bugüne kadar ne Amrikancı darbeciler, ne baskılar, ne soruşturmalar ilerici devrimci öğrencileri haklı mücadelelelerinde durdurmayı başaramamıştır. Bugün bizim karşımıza dikilenler daha önce de bu oyunu oynamışlardı. Kaybettiler. Yine kaybedecekler! İlerici öğrenciler olarak bizler dün olduğu gibi bugün ve yarın da ülkemizin ve üniversitelerimizin aydınlık geleceği için eşitliği, özgürlüğü ve bilimi savunma kavgasında yer almaya devam edeceğiz!

Faşizme Geçit Yok!