TEKEL İşçisi yalnız değildir!
Bugün (18.12.09) ilerici, devrimci kurumlar tarafından saat 13.00'da TEKEL İşçilerinin TÜRK-İŞ genel merkezi önündeKİ direnişlerine destek yürüyüşü gerçekleştirildi.
Yüksel Caddesi'nde 13.00'da kortejler oluşturularak "Direne direne kazanacağız!", "Zafer direnen emekçinin olacak!" sloganlarıyla yürüyüşe başlandı. TEKEL İşçileri de ilericileri, devrimcileri alkışlarla, sloganlarla karşıladı.
"Neyi paylaşamıyorlar ki?" derdik
Bir işçiyle yaptığımız sohbette şöyle diyordu: "Eskiden televizyonda izlerdik çatışma görüntülerini. 'Neyi paylaşamıyorlar, neden rahat durmuyorlar' derdik. Anlamazdık olanları. Şimdi içindeyiz, anlıyoruz. Polis biz bir şey yapmadan saldırdı. Biz burada iş, ekmek mücadelesi veriyoruz. 'İçinizde provakatörler var' deyip saldırıyorlar. Televizyonlar ise yalan yanlış haber yapıyor. Biz buraya 'haklarımızı almadan dönmek yok' diyerek geldik. Ölmek var, dönmek yok!"
"Bugün benim başıma gelen yarın başka bir arkadaşımın başına gelecek!"
İzmir'den bir kadın işçi ise şöyle diyor: "Bize diyorlar ki 4C'yi kabul edin, işinize geri dönün. Ben sendikalı olmadıktan sonra, özlük haklarım olmadıktan sonra o işi ne yapayım? Yarın çalıştıracaklar, sonra yine çıkaracaklar. Zaten işten atmadan önce kadın işçileri 1 aylık ücretsiz izine çıkardılar. 1 ay sonra işinize devam edeceksiniz dediler, işten çıkardılar. Biz bu yasayı kabul edersek yarın çocuklarımız da, sizler de zorluğunu çekeceksiniz. Bugün benim başıma gelen, yarın başka bir arkadaşımın başına gelecek! İzmir'de Kent A.Ş işçileri varmış işten atılan. Biz hiç duymadık onları. Bilseydik onlara da muhakkak destek olurduk"
"Genel greve gidilmeli!"
İtfaiye işçilerinden, demir yolu işçilerinden bahsettiğimiz bir işçi ise şunları söylüyor: "Fabrikaları kapatıyorlar. Şimdi biz üretimde yer almıyoruz. Bu yüzden üretimde yer alan işçilerle genel greve gidilmeli. İtfaiye işçileri, demir yolu işçileri varmış, duyduk. Ama sınıf dayanışması yok! Bu konuda sendika işçileri bilgilendirmeli. Ama yapmıyor. Sendikaya da çok güvenemiyoruz. Ama biz direnişe devam edersek kazanacağımızı biliyoruz. Sizlerin desteğiniz bizleri öyle olumlu etkiliyor ki! Belki işinize gitmiyorsunuz, belki de dersinize girmiyorsunuz buraya gelebilmek için. Çok sağ olun."
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!
İşçiler tüm güçleriyle direniyor! Her geçen gün geldikleri şehirlerde kalan işçi arkadaşları ve aileleri de direnişe katılmaya devam ediyor. İşçi sınıfı merkezi bir örgütlenmeyle üretimden gelen gücünü kullandığında, gerçek bir zafere ulaşacaktır! İşte o zaman, sermayenin toplumsal egemenliği sona erecek, güneşli bir dünya bizim olacak! Üreten bizsek, yöneten de biz olacağız!
TÜM-İGD olarak işçilerin direnişini selamlıyoruz!
"Neyi paylaşamıyorlar ki?" derdik
Bir işçiyle yaptığımız sohbette şöyle diyordu: "Eskiden televizyonda izlerdik çatışma görüntülerini. 'Neyi paylaşamıyorlar, neden rahat durmuyorlar' derdik. Anlamazdık olanları. Şimdi içindeyiz, anlıyoruz. Polis biz bir şey yapmadan saldırdı. Biz burada iş, ekmek mücadelesi veriyoruz. 'İçinizde provakatörler var' deyip saldırıyorlar. Televizyonlar ise yalan yanlış haber yapıyor. Biz buraya 'haklarımızı almadan dönmek yok' diyerek geldik. Ölmek var, dönmek yok!"
"Bugün benim başıma gelen yarın başka bir arkadaşımın başına gelecek!"
İzmir'den bir kadın işçi ise şöyle diyor: "Bize diyorlar ki 4C'yi kabul edin, işinize geri dönün. Ben sendikalı olmadıktan sonra, özlük haklarım olmadıktan sonra o işi ne yapayım? Yarın çalıştıracaklar, sonra yine çıkaracaklar. Zaten işten atmadan önce kadın işçileri 1 aylık ücretsiz izine çıkardılar. 1 ay sonra işinize devam edeceksiniz dediler, işten çıkardılar. Biz bu yasayı kabul edersek yarın çocuklarımız da, sizler de zorluğunu çekeceksiniz. Bugün benim başıma gelen, yarın başka bir arkadaşımın başına gelecek! İzmir'de Kent A.Ş işçileri varmış işten atılan. Biz hiç duymadık onları. Bilseydik onlara da muhakkak destek olurduk"
"Genel greve gidilmeli!"
İtfaiye işçilerinden, demir yolu işçilerinden bahsettiğimiz bir işçi ise şunları söylüyor: "Fabrikaları kapatıyorlar. Şimdi biz üretimde yer almıyoruz. Bu yüzden üretimde yer alan işçilerle genel greve gidilmeli. İtfaiye işçileri, demir yolu işçileri varmış, duyduk. Ama sınıf dayanışması yok! Bu konuda sendika işçileri bilgilendirmeli. Ama yapmıyor. Sendikaya da çok güvenemiyoruz. Ama biz direnişe devam edersek kazanacağımızı biliyoruz. Sizlerin desteğiniz bizleri öyle olumlu etkiliyor ki! Belki işinize gitmiyorsunuz, belki de dersinize girmiyorsunuz buraya gelebilmek için. Çok sağ olun."
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!
İşçiler tüm güçleriyle direniyor! Her geçen gün geldikleri şehirlerde kalan işçi arkadaşları ve aileleri de direnişe katılmaya devam ediyor. İşçi sınıfı merkezi bir örgütlenmeyle üretimden gelen gücünü kullandığında, gerçek bir zafere ulaşacaktır! İşte o zaman, sermayenin toplumsal egemenliği sona erecek, güneşli bir dünya bizim olacak! Üreten bizsek, yöneten de biz olacağız!
TÜM-İGD olarak işçilerin direnişini selamlıyoruz!