Tekel işçileri yeniden Ankara'da!
Bu sabah (02.07.2010) saat 08.30 civarında 50 kişilik temsili bir grupla Ankara'ya gelen Tekel işçileri, Türk-İş Genel Merkezi'nde Ankara Emniyeti polisleri tarafından ağır bir şekilde darp edildi.
Sabah çeşitli illerden Ankara'ya gelen Tekel işçileri, Kızılay'daki Türk-İş Genel Merkezi'ne gelip yöneticilerle görüşmek istediler. İşçiler binaya girdikleri esnada, bina içinde onları bekleyen çevik kuvvetle karşılaştılar. Çevik kuvvet işçilere çok sert müdahalede bulundu. Kadın erkek demeden Tekel işçilerini yumruklarla, tekmelerle, boğazlarını sıkarak binadan dışarı attılar. Polisin müdahalesiyle bir kadın işçi baygınlık geçirdi. Bu esnada bazı işçileri göz altına aldılar. Daha sonra dışarıdaki işçilerin tepkisi sonucu gözaltılar serbest bırakıldı.
İşçiler Türk-İş'ten görüşebilecekleri bir muhattap talep ettiler. Bunun üzerine Türk-İş'te çalışan uzman olduğunu belirten bir kişi işçilerin yanına gelerek yönetimden kimse bulunmadığını, kendisinin de karar verme yetkisinin bulunmadığını söyledi. İşçiler ise sabah karşılaştıkları manzaradan Türk-İş'in sorumlu olduğunu, Türk- İş'in polise haber verdiğini belirttiler. Görüşmenin ardından uzman olduğunu belirten kişi Türk-İş binasına döndü. İşçiler ise basın açıklaması yaptılar. İlerici gençlik Tekel işçilerinin yanında. Şu anda Türk-İş Genel Merkezi etrafında bekleyiş sürüyor.
İşçilerin basın metnini aşağıda paylaşıyoruz:
BASINA VE KAMUOYUNA
İnsanca yaşam, güvenli bir gelecek için Ankara'dayız. "Herkese iş, iş güvencesi, yeterli ücret, sigorta ve sendika hakkı!", "Taşeronlaşmaya, 4-C'ye ve esnek çalışmaya hayır!" diyoruz.
Değerli basın emekçileri,
TEKEL işçileri ve Türk-İş üyeleri bu sabah saat 08.30 itibariyle sendika yetkilileriyle işçilerin sorunlarını görüşüp, taleplerini iletmek istediler. Demokratik bir hakkı kullanmak isteyen işçiler, sendika yöneticileriyle görüşme istekleri, emniyet yetkilileri tarafından darp edilerek engellendi. Gözaltına alındılar. Gösterilen tepki sonucu gözaltılar serbest bırakıldı.
Polisin bu tutumunu kınıyoruz. Bu saldırı, sendikal hak ve özgürlüklerimize, Türk-İş'e, işçi sınıfına yöneliktir; AKP hükümetinin emriyle gerçekleşmiştir. Öfkeliyiz, şiddetle kınıyoruz. Baskıların bizi yıldıramayacağını ilan ediyoruz.
Değerli basın emekçileri,
78 gün Ankara'da haklarımızı aradık, direndik. Bu mücadele sonuç alınıncaya karar devam edecek dedik, mücadelemize devam ediyoruz. Bu mücadeleyi bütün engellemeler rağmen büyüterek sürdürmeye kararlıyız.
İşçiler ne istiyor?
İş istiyor.
İş güvencesi istiyor.
Yeterli ücret istiyor. Asgari ücretin 4 kişilik aile için belirlenmesini istiyoruz.
Sigortasız işçi kalmasın istiyor.
Sendikal haklara yönelik baskılara son verilsin istiyor.
Başta silikozis hastalığıyla yaşam kavgası veren kot kumlama işçileri olmak üzere, tersanelerden inşaatlara kadar herkese iş güvenliği istiyor.
Güvenli bir gelecek için 4-C'li çalışma düzenine, esnek çalışmaya, taşeronlaşmaya son verilsin istiyoruz.
AKP hükümetini uyarmak ve acil taleplerimiz için sendikamımz Türk-İş'in daha etkin, kararlı ve mücadeleci bir çizgi izlemesini talep etmek için Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen başta Tekel olmak üzere Türk-İş'e üye işçiler olarak, sendikamızdan kararlılık belirten bir söz ve uygulama beklediğimizi ifade etmek isteriz. Bu sesimize kulak vermesi gereken Türk-İş yönetimi ve Mustafa Kumlu karşımıza 1 ve 2 Nisan'da olduğu gibi yine polisleri çıkarttı ve saldırttı.
Yukarıda ifade ettiğimiz acil taleplerimizin bütün işçilerin talepleri olduğunu biliyoruz. Haklarımızı almak için mücadeleye kararlıyız.
İşçileri darp eden emniyet yetkilileri tespit edilip haklarında soruşturma açılmadan, taleplerimizle ilgili söz ve uygulama kararı almadan eylemlerimize son vermeyeceğiz.
Türk-İş üyesi işçiler
İşçiler Türk-İş'ten görüşebilecekleri bir muhattap talep ettiler. Bunun üzerine Türk-İş'te çalışan uzman olduğunu belirten bir kişi işçilerin yanına gelerek yönetimden kimse bulunmadığını, kendisinin de karar verme yetkisinin bulunmadığını söyledi. İşçiler ise sabah karşılaştıkları manzaradan Türk-İş'in sorumlu olduğunu, Türk- İş'in polise haber verdiğini belirttiler. Görüşmenin ardından uzman olduğunu belirten kişi Türk-İş binasına döndü. İşçiler ise basın açıklaması yaptılar. İlerici gençlik Tekel işçilerinin yanında. Şu anda Türk-İş Genel Merkezi etrafında bekleyiş sürüyor.
İşçilerin basın metnini aşağıda paylaşıyoruz:
BASINA VE KAMUOYUNA
İnsanca yaşam, güvenli bir gelecek için Ankara'dayız. "Herkese iş, iş güvencesi, yeterli ücret, sigorta ve sendika hakkı!", "Taşeronlaşmaya, 4-C'ye ve esnek çalışmaya hayır!" diyoruz.
Değerli basın emekçileri,
TEKEL işçileri ve Türk-İş üyeleri bu sabah saat 08.30 itibariyle sendika yetkilileriyle işçilerin sorunlarını görüşüp, taleplerini iletmek istediler. Demokratik bir hakkı kullanmak isteyen işçiler, sendika yöneticileriyle görüşme istekleri, emniyet yetkilileri tarafından darp edilerek engellendi. Gözaltına alındılar. Gösterilen tepki sonucu gözaltılar serbest bırakıldı.
Polisin bu tutumunu kınıyoruz. Bu saldırı, sendikal hak ve özgürlüklerimize, Türk-İş'e, işçi sınıfına yöneliktir; AKP hükümetinin emriyle gerçekleşmiştir. Öfkeliyiz, şiddetle kınıyoruz. Baskıların bizi yıldıramayacağını ilan ediyoruz.
Değerli basın emekçileri,
78 gün Ankara'da haklarımızı aradık, direndik. Bu mücadele sonuç alınıncaya karar devam edecek dedik, mücadelemize devam ediyoruz. Bu mücadeleyi bütün engellemeler rağmen büyüterek sürdürmeye kararlıyız.
İşçiler ne istiyor?
İş istiyor.
İş güvencesi istiyor.
Yeterli ücret istiyor. Asgari ücretin 4 kişilik aile için belirlenmesini istiyoruz.
Sigortasız işçi kalmasın istiyor.
Sendikal haklara yönelik baskılara son verilsin istiyor.
Başta silikozis hastalığıyla yaşam kavgası veren kot kumlama işçileri olmak üzere, tersanelerden inşaatlara kadar herkese iş güvenliği istiyor.
Güvenli bir gelecek için 4-C'li çalışma düzenine, esnek çalışmaya, taşeronlaşmaya son verilsin istiyoruz.
AKP hükümetini uyarmak ve acil taleplerimiz için sendikamımz Türk-İş'in daha etkin, kararlı ve mücadeleci bir çizgi izlemesini talep etmek için Türkiye'nin çeşitli illerinden gelen başta Tekel olmak üzere Türk-İş'e üye işçiler olarak, sendikamızdan kararlılık belirten bir söz ve uygulama beklediğimizi ifade etmek isteriz. Bu sesimize kulak vermesi gereken Türk-İş yönetimi ve Mustafa Kumlu karşımıza 1 ve 2 Nisan'da olduğu gibi yine polisleri çıkarttı ve saldırttı.
Yukarıda ifade ettiğimiz acil taleplerimizin bütün işçilerin talepleri olduğunu biliyoruz. Haklarımızı almak için mücadeleye kararlıyız.
İşçileri darp eden emniyet yetkilileri tespit edilip haklarında soruşturma açılmadan, taleplerimizle ilgili söz ve uygulama kararı almadan eylemlerimize son vermeyeceğiz.
Türk-İş üyesi işçiler