Tarih: 24.01.2010 | Kategori: İşçi - Sendika

TEKEL işçileri 40. gününde direnişe devam ediyor

TEKEL işçileri 40. gününde direnişe devam ediyor
(23.01.2010) TEKEL işçileri 40 gündür devam eden direnişini tüm kararlılığıyla sürdürüyor. İşçiler, 6 konfederasyonun bir araya gelerek hükümete 26 Ocak'a kadar süre vermesinin ardından, Salı günü açıklanacak karara odaklanmış durumda.
İşçiler 4B ve 4C yasaları hakkında bilinçleniyor
İlk günden bu yana TEKEL işçileri özlük hakları için 4C yasasına karşı Ankara'dalar. İşçilerin 4C'yi kesinlikle istememeleri, bu yasanın tamamen ortadan kaldırılması talepleri üzerine işçilere 4B alternatif olarak gösteriliyor. Tabiî ki 4B sunulurken allayıp yasayı şirin göstermekten de eksik kalınmıyor.

Bunun üzerine işçilerle bu yasalar arasında hiçbir fark bulunmadığı anlatılıyor. İlerici gençler de bu yasaları karşılaştıran tabloları ve üzerinde TÜM-İGD Ankara Şube'nin yerini tarif eden krokileri işçilerle paylaşıyor; bu yasaların her ikisinin de "ücretli kölelik yasaları" olduğunu işçilere anlatıyor.

İşçi-memur elele, birlik ve dayanışmaya!
İşçiler bilinçlenmekle kalmayıp hastaneye gittiklerinde 4B ile çalışan sağlık personeline bu yasaları anlatıp, onları mücadele etmeye çağırıyor. İlerleyen günlerde işçiler ilerici gençlerin hazırladığı tabloları sağlık çalışanlarına da dağıtmayı planlıyor.

Direnişteki TEKEL işçilerinin arasında sadece 4C'ye geçirilmek istenenler değil, 4C statüsünde çalışanlar da var. Bu işçiler de sık sık yasayı arkadaşlarına anlatıyor. Ayrıca yarın ayrı bir çadır kurarak bu çadırı "4C hakkında bilinçlenme çadırı" haline getirmeyi düşünüyorlar.

Göçebe yaşamdan yerleşik hayata

İşçiler günler geçtikçe ve Ankara'nın soğuğu yerleşmeye başladıkça Ankara-Sakarya Caddesi'ne daha da yerleşiyor. Önce soğuğa ve yağmura karşı direniş yerini brandalarla kapatan işçiler, daha sonra her şube için çadırlar kurdu. Ardından varillere yaktıkları ateşle ısınırken, bu varillere kapaklar yaparak çadırların içine taşıdılar. Bunu ise şöyle nitelendiriyorlar: "İlk geldiğimizde ilkeldik, Abdi İpekçi Parkı'ndan buraya göçtük, şimdi yerleşik hayata geçiyoruz. Yakında baraka kurarız
"

Ankara-Sakarya Caddesi esnafı TEKEL işçilerini destekliyor
Ankara emniyeti Sakarya Caddesi esnafını sık sık rahatsız ediyor. Esnafa aralarında imza toplayarak bu durumdan rahatsız olduklarını bildirmelerini istiyor. Esnaf ise tam tersine işçilerin direnişini destekliyor. Akşamları iş yerlerini işçiler için açık tutuyor; onları destek ziyaretine geliyor. Bunun üzerine işçiler de esnafın rahatsız olmadığına dair imza toplamayı düşünüyorlar.

İlerici gençlik işçi sınıfının yolunda öğrenmeye-öğretmeye devam ediyor
İlerici gençler de 24 saat TEKEL işçileri ile birlikte hem öğreniyor, hem öğretiyor. Rahatsızlanan, yorgun olana işçileri dernekte misafir ediyor. Onlarla sık sık, genel grevin nasıl olacağını, onu hazırlayan koşulları, sınıf dayanışmasını, devrim ve sosyalizmi, işçi sınıfının örgütlü gücünü ve neden gençliğin yolunun işçi sınıfının yolu olduğunu paylaşıyor.

İşçiler bu dayanışma ile çok şey öğrendiklerini, sosyalistlere, devrimcilere bakış açısının değiştiğini belirtiyor. TÜRK-İŞ binası önündeki direniş yerini ise "hızlandırılmış eğitim kampı" olarak nitelendiriyor.

İlerici gençliğin yolu işçi sınıfının yoludur.
"Sendikalar artık işlevini kaybetmiştir" tespitini, TEKEL işçilerinin mücadelesi çürütüyor. İşçi sınıfının örgütlendiği yerlerin sendikalar olduğunu ve onu devrimcileştirecek olan gücün ilerici, devrimci, sosyalist güçler olduğunu gösteriyor bizlere. Sendikalar içerisinde örgütü olmanın önemini bu mücadelede bir kez daha anlıyoruz biz ilerici gençlers.

Ve TEKEL işçileri Ankara'ya ilk geldikleri günden bu yana her gün bir kez daha şunu gösteriyor: İşçi sınıfı ölmedi! İşçi sınıfı üzerindeki ölü toprağı üzerinden atıyor ve ilerici gençler dün olduğu gibi bugün de söylemeye devam ediyor: İlerici gençliğin yolu da işçi sınıfının yoludur!