TEKEL direnişini kırmaya yönelik girişimler sonuç vermiyor
TEKEL işçilerinin eylemi 57. gününe girdi. Neler söylenmedi ki 57 gündür! "Aranızda provakatörler var." dediler, saldırdılar Abdi İpekçi Parkı'nda. Önce "domuz" diyerek aşağıladılar, sonra Ergenekoncu yaptılar. Tehdit ettiler olmadı, "Ay sonuna kadar mühlet veriyoruz. Bu işgal devam ederse müdahale söz konusu olur." dediler.
Bununla da yetinmeyen egemenler her geçen gün farklı taktikler kullanırken şimdi de şovenizme başvurdu. Bir açıklama da Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'dan geldi. Yazıcı Ak Parti Sarıyer İlçe Başkanlığı'nın yeni binasının açılışında yaptığı açıklamada "Biz çalışmalara başladığımız dönemde, araya provokatörler girdi. İşe şeytan karıştı. PKK'lısı da dâhil, bu işe fitne sokmaya başladı. Ve arkadaşlar eyleme başladılar", "İnşallah kötü bir şey olmaz. Olursa, onun sorumlusu sendika yöneticileridir, onları provoke eden bazı siyasi aktörlerdir'' dedi.
İşçi ve emekçi halkların mücadelesini bölmeye yönelik girişimler bu kez sökmez!
Yıllardır kardeşçe yaşamış halklar arasına nifak tohumları ekerek böl-parçala-yönet taktiğini kullanan egemenler TEKEL direnişinde de şovenizmi yükseltecek politikaları kullanmaya yeltendi. Bu da boşa düştü. Çünkü Ankara'ya geldikleri ilk günlerden bu yana "Açılımı biz yaptık sıra sizde" diyerek Diyarbakır'dan İzmir'e, Trabzon'dan Hatay'a tüm işçiler omuz omuza "Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği" sloganının haykırıyor hep bir ağızdan.
Son cümleleri ise gösteriyor ki olabilecek herhangi bir müdahalede egemenler sorumluluğu üzerinden atmanın yollarını da arıyor. İşçilerle ilk günden bu yana birlikte jopu, gazı yiyen, soğukta birlikte sabahlayan ilerici, devrimciler yine hedef gösteriliyor. Ama bu da boşa düşüyor. 57 günden bu yana direnişe destek olan ilerici, devrimcilere yönelik yapılmak istenen provokasyonlara anında müdahale ediyor işçiler; bu girişimlerin direnişi kırmak için yapıldığını biliyor, destek olan dostlarına sahip çıkıyor. Uzun lafın kısası: her çırpınışında bir kez daha güç kaybeden kapitalistlerin girişimleri bu kez sökmüyor.
Yazıcı çabuk çark etti
Yazıcı bugün (09.02.2010) yaptığı açıklama ile yanlış anlaşıldığını, TEKEL işçilerinin hak arama peşinde olduğunu, TEKEL işçileri için bu tür sözler sarf etmenin mümkün olmadığını belirterek özür diledi. Yapılan açıklamanın samimiyetsizliği işçilere 4C gibi kölelik statüsünde çalışma önerilerinden açıkça belli oluyor. Evet, TEKEL işçileri hak aramanın ve haklarını almanın peşindeler. Bu süreç içerisinde ise sadece kendi hakları için değil, başkaları için de mücadele etmeyi öğrendiler. Bu tür sözleri sarf edemeyeceğini ifade ederken ise çok doğru bir söz söylemiş. Çünkü TEKEL işçileri ekmeği için, işi için, çocuklarının geleceği için, onuru için direniyor.
TEKEL işçilerinin bu onurlu mücadelesini karalamak isteyenler unutmamalı ki tarihin sayfaları bunları da yazacak ve bu lafları edenler günü geldiğinde işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza hesap vermek zorunda kalacak.
İşçi ve emekçi halkların mücadelesini bölmeye yönelik girişimler bu kez sökmez!
Yıllardır kardeşçe yaşamış halklar arasına nifak tohumları ekerek böl-parçala-yönet taktiğini kullanan egemenler TEKEL direnişinde de şovenizmi yükseltecek politikaları kullanmaya yeltendi. Bu da boşa düştü. Çünkü Ankara'ya geldikleri ilk günlerden bu yana "Açılımı biz yaptık sıra sizde" diyerek Diyarbakır'dan İzmir'e, Trabzon'dan Hatay'a tüm işçiler omuz omuza "Yaşasın işçilerin birliği halkların kardeşliği" sloganının haykırıyor hep bir ağızdan.
Son cümleleri ise gösteriyor ki olabilecek herhangi bir müdahalede egemenler sorumluluğu üzerinden atmanın yollarını da arıyor. İşçilerle ilk günden bu yana birlikte jopu, gazı yiyen, soğukta birlikte sabahlayan ilerici, devrimciler yine hedef gösteriliyor. Ama bu da boşa düşüyor. 57 günden bu yana direnişe destek olan ilerici, devrimcilere yönelik yapılmak istenen provokasyonlara anında müdahale ediyor işçiler; bu girişimlerin direnişi kırmak için yapıldığını biliyor, destek olan dostlarına sahip çıkıyor. Uzun lafın kısası: her çırpınışında bir kez daha güç kaybeden kapitalistlerin girişimleri bu kez sökmüyor.
Yazıcı çabuk çark etti
Yazıcı bugün (09.02.2010) yaptığı açıklama ile yanlış anlaşıldığını, TEKEL işçilerinin hak arama peşinde olduğunu, TEKEL işçileri için bu tür sözler sarf etmenin mümkün olmadığını belirterek özür diledi. Yapılan açıklamanın samimiyetsizliği işçilere 4C gibi kölelik statüsünde çalışma önerilerinden açıkça belli oluyor. Evet, TEKEL işçileri hak aramanın ve haklarını almanın peşindeler. Bu süreç içerisinde ise sadece kendi hakları için değil, başkaları için de mücadele etmeyi öğrendiler. Bu tür sözleri sarf edemeyeceğini ifade ederken ise çok doğru bir söz söylemiş. Çünkü TEKEL işçileri ekmeği için, işi için, çocuklarının geleceği için, onuru için direniyor.
TEKEL işçilerinin bu onurlu mücadelesini karalamak isteyenler unutmamalı ki tarihin sayfaları bunları da yazacak ve bu lafları edenler günü geldiğinde işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza hesap vermek zorunda kalacak.