Özellikle son dönemde üniversitelerdeki anti demokratik soruşturma uygulamalarını konu alan basın açıklaması saat 17:00'da Sakarya Caddesi'nde yürüyüşle başladı. Uzun süre polis, öğrencileri yürütmemek için abluka altında tuttu. Öğrenciler yürüyüş yapma konusunda kararlı bir tutum sergileyerek Sakarya caddesi'nden Kızılay Gima önüne yürüyüp basın açıklamasını burada gerçekleştirdiler.
Açıklamada aşağıdaki basın metni okundu:
BASINA VE KAMU OYUNA
Üniversitelerde ticari eğitime, özelleştirmelere, baskılara ve çeşitli gündemlere ilişkin gösterilen muhalefetin bastırılması yolunda "disiplin soruştur"larının artık sıklıkla ve fütursuzca kullanıldığı bir dönemdeyiz. Geçtiğimiz 1 yıl boyunca onlarca öğrenci bu saldırıdan dolayı, okuldan atılarak ya da uzaklaştırılarak "cezalandırılmıştır.". Tamamen anti demokratik ve polisiye olan bu durum öylesine pervasız bir hal almıştır ki; kafaları DGM hakimleri gibi çalışan soruşturma komisyonu öğretim üyeleri Terörle Mücadele polisleri gibi davranmaya başlamışlardır.
Okuldan yıllar önce mezun olmuş olan öğrencilere, hatta hayatta dahi olmayan öğrencilere soruşturmalar açılmaktadır. "Okula çok sayıda ekmek ve ayran sokmak", "yasa dışı müzik aleti taşımak", "ideolojik halay çekmek", "karnını tutarak şüpheli bir biçimde taksiye binmek", "solcu öğrencilerle birlikte görünmek", "okulda tüple çay demlemek" gibi komik suçlamalar, açılan soruşturmaların ne denli keyfi ve hukuksuz olduğunu ortaya koymaktadır.
Geçtiğimiz yıl sadece İstanbul Üniversitesi'nde 60'a yakın öğrenciye yaklaşık 800 soruşturma açılmış; bunun sonucunda 11 öğrenci okuldan atılmış, kalan öğrenciler de 1 dönem ile 1 yıl arasında değişen uzaklaştırma cezaları almışlardır. Benzer bir süreç Yıldız Teknik Üniversitesi'nde 30'u aşkın öğrenciye soruşturma açılmış; Ankara Üniversitesi Cebeci kampusünde ise Hikmet Sami Türk'ün gelişini protesto eden 2 öğrenci dövülerek gözaltına alınmış, 1 öğrenci tutuklanarak cezaevine konmuştur.
İstanbul ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde ve diğer üniversitelerde yaşanan son durum soruşturma terörünün ciddiyetine dikkat çekecek durumdadır. Buna karşılık "cezalandırılan" öğrenciler bu uygulamaları protesto ederek geniş bir muhalefeti örgütlemeye çalışmaktadır. Biber gazına, polis copuna gözaltı terörüne rağmen düşüncelerini savunmaya devam etmektedirler.
Soruşturma terörü sadece İstanbul'daki öğrencilerin sorunu değildir. Soruşturma; üniversitelerin bilimsel özerkliğini, düşünce ifade özgürlüğünü savunan, haksızlıklara ve hukuksuzluğa karşı çıkan bütün öğrencilerin sorunudur. İstanbul'daki arkadaşlarımız nezdinde yaşanan bu hukuksuzluk aslında düşünüp, sorgulayan bütün üniversiteli gençliğe yöneliktir. Eğer gençlikten beklenen, düşünmeyen, sorgulamayan, çevresinde olup bitenlere tepki göstermeyen bireyler olmak ise buradan ilan ediyoruz ki bizler; kesinlikle buna tabi olmayacağız ve düşüncelerimizi sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.
İstanbul'daki öğrenci arkadaşlarımızın yanındayız ve haklı mücadelelerini destekliyoruz.
Ankara Gençlik Derneği-Demokratik Gençlik Hareketi-Ekim Gençliği-Emekçi Hareket Partisi Gençliği-Kurtuluş Partisi Gençliği-Marksist Bakış-Özgür Eğitim Platformu-Sosyalist Gençlik Derneği-Tüm İlerici Gençlik Derneği-SİP'li Öğrenciler