Soruşturma açan değil araştırma yapan bir üniversite için YÖK'e hayır

Bir 6 Kasım daha yaklaşıyor. Üniversiteleri "hizaya getirmek" için 12 Eylül askeri darbesi sonrası kurulan YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) 25 yıllık kirli bir tarihi arkasında bırakıyor. Bu 25 yılın bilançosu ise oldukça ağır.
YÖK Ne İçin Kuruldu?
YÖK, toplum için bilim üretmesi gereken üniversiteleri ticarileştirerek sermayenin kurumu haline getirsin, kışla zihniyeti gereğince polisiyle, kameralarıyla, ÖGB'leriyle üniversiteyi gözaltında tutsun, her türlü toplumsal duyarlılıktan, sorumluluktan yoksun, sığ, gerici ideolojilerce bilinci karartılmış genç kuşaklar yetiştirsin diye kuruldu. Tabii egemenlerin YÖK'e yüklediği misyon bunlarla da sınırlı değil: Bu karanlığa karşı çıkan, üniversitenin devrimci, onurlu, aydın akademisyenlerini ve öğrencilerini soruşturmalarla, uzaklaştırmalarla, okuldan atma cezalarıyla yıldırmak onun diğer faaliyetlerinden.
YÖK, 25 yıllık tarihi boyunca üniversiteleri patronlar ve onların sermaye düzeni için "dikensiz gül bahçeleri" haline getirmeye çalıştı. Bunu yaparken yalnız da değildi. Sık sık polisten, jandarmadan, ülkücü çetelerden, işbirlikçi medyadan destek almayı da ihmal etmedi.
Biz biliyoruz ki; YÖK üniversitelerde yürütülen saldırıların, baskıların ve anti-demokratik uygulamaların sadece yürütücüsüdür. Bizlere bu dayatmalarda bulunanların ise gerçekte Amerikan ve AB emperyalizminin kurşun askeri olmak için Lübnan'a asker gönderme kararı alanlar, Halkımızı açlığa ve sefalete mahkum eden TÜSİAD (Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği) patronları ve benzerleri olduğu görülecektir.
YÖK Karanlığını Birlikte Aşacağız!
Bizler "üniversitenin sosyalistleri, devrimcileri, ilericileri, aydın akademisyenleri, çalışanları ve öğrencileri" olarak bilimi, sanatı, yarınlarımız kısacası üniversitelerimizi bir avuç sermayedarın eline bırakmayacağız. Kapıları emekçi çocuklarına sonuna kadar açık, düşünen, sorgulayan, toplum için bilim üreten bireyler yetiştiren, emekçi üniversitesi'ni kuracağız.
Öğrenci arkadaş; harçların olmadığı,yurtların ücretsiz ve kaliteli olduğu, laboratuarlarında, amfilerinde, koridorlarında özgürce bilim üretilebilen, tartışılabilen, kısacası senin, benim, bizim olan bir üniversitede okumak istemez misin?
Böyle bir üniversiteyi yaratmak ellerimizde! Bizim kısaca "emekçi üniversitesi" olarak adlandırdığımız böyle bir üniversiteyi yaratacak olan
örgütlülüğümüz ve kararlılığımızıdır.
Öğrenci arkadaş işte bu sebeple seni YÖK'ün kuruluş yıldönümünde
geleceğine sahip çıkmak, özgürlüğün meydanlarında ilerici gençlerle kol kola yürümek için bekliyoruz.
YAŞASIN EMEKÇİ ÜNİVERSİTESİ!
bildirinin pdf halini indirmek için tıklayın.
YÖK, toplum için bilim üretmesi gereken üniversiteleri ticarileştirerek sermayenin kurumu haline getirsin, kışla zihniyeti gereğince polisiyle, kameralarıyla, ÖGB'leriyle üniversiteyi gözaltında tutsun, her türlü toplumsal duyarlılıktan, sorumluluktan yoksun, sığ, gerici ideolojilerce bilinci karartılmış genç kuşaklar yetiştirsin diye kuruldu. Tabii egemenlerin YÖK'e yüklediği misyon bunlarla da sınırlı değil: Bu karanlığa karşı çıkan, üniversitenin devrimci, onurlu, aydın akademisyenlerini ve öğrencilerini soruşturmalarla, uzaklaştırmalarla, okuldan atma cezalarıyla yıldırmak onun diğer faaliyetlerinden.
YÖK, 25 yıllık tarihi boyunca üniversiteleri patronlar ve onların sermaye düzeni için "dikensiz gül bahçeleri" haline getirmeye çalıştı. Bunu yaparken yalnız da değildi. Sık sık polisten, jandarmadan, ülkücü çetelerden, işbirlikçi medyadan destek almayı da ihmal etmedi.
Biz biliyoruz ki; YÖK üniversitelerde yürütülen saldırıların, baskıların ve anti-demokratik uygulamaların sadece yürütücüsüdür. Bizlere bu dayatmalarda bulunanların ise gerçekte Amerikan ve AB emperyalizminin kurşun askeri olmak için Lübnan'a asker gönderme kararı alanlar, Halkımızı açlığa ve sefalete mahkum eden TÜSİAD (Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği) patronları ve benzerleri olduğu görülecektir.
YÖK Karanlığını Birlikte Aşacağız!
Bizler "üniversitenin sosyalistleri, devrimcileri, ilericileri, aydın akademisyenleri, çalışanları ve öğrencileri" olarak bilimi, sanatı, yarınlarımız kısacası üniversitelerimizi bir avuç sermayedarın eline bırakmayacağız. Kapıları emekçi çocuklarına sonuna kadar açık, düşünen, sorgulayan, toplum için bilim üreten bireyler yetiştiren, emekçi üniversitesi'ni kuracağız.
Öğrenci arkadaş; harçların olmadığı,yurtların ücretsiz ve kaliteli olduğu, laboratuarlarında, amfilerinde, koridorlarında özgürce bilim üretilebilen, tartışılabilen, kısacası senin, benim, bizim olan bir üniversitede okumak istemez misin?
Böyle bir üniversiteyi yaratmak ellerimizde! Bizim kısaca "emekçi üniversitesi" olarak adlandırdığımız böyle bir üniversiteyi yaratacak olan
örgütlülüğümüz ve kararlılığımızıdır.
Öğrenci arkadaş işte bu sebeple seni YÖK'ün kuruluş yıldönümünde
geleceğine sahip çıkmak, özgürlüğün meydanlarında ilerici gençlerle kol kola yürümek için bekliyoruz.
YAŞASIN EMEKÇİ ÜNİVERSİTESİ!
bildirinin pdf halini indirmek için tıklayın.
