Sokağa atılmaya çalışılan emekçiler sokakları zaptetti! Taksim tekrar 1 Mayıs alanı oldu!
İşçi sınıfının uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs bir kez daha on binlerce emekçinin kararlı tutumuyla tarihe geçti. İlerici gençlerin de içinde bulunduğu on binler 1979'dan beri emekçilere yani kendilerine kapalı tutulan Taksim Meydanını sokak sokak çatışarak, dünya basınının bile gündemine giren, büyük bir iradeyle yeniden kazandı.
1 Mayıs'ı kazandık sıra Taksim'de demiştik
İşçi sınıfı yıllar süren mücadelesi sonucunda 1 Mayıs'ı ücretli tatil günü olarak "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla bayram ilan ettirmeyi başardı. Fakat burjuvazi bu geri adımı emekçileri Taksim'den vazgeçirmek üzere kullanmaya çalıştı. "1 Mayıs'ı bayram ilan ettik, siz de Taksim'den vazgeçin" diye önerdi. Ayrıca herkese açık olan Taksim'i emekçilere kapalı tutacağını sürekli olarak yineledi.
Bu kandırmacaya kanmayan, hukuksuz tehditlere aldırmayan işçi sınıfı ve gençler "1 Mayıs'ı kazandık sıra Taksim'de!" şiarıyla 1 Mayıs 2009'u Taksim'de kutlama kararından vazgeçmedi. Açıkça bir psikolojik savaş yürüten egemenler işçi sınıfını sendikalı, sendikasız diye bölmeye çalıştı. En çok da gençlerden korktular. Gençlerin geleceğine sahip çıkma iradesinden ve militan duruşundan çekinenler parasız eğitim isteyen, ÖSS'ye hayır diyen, güvencesiz çalışmak istemiyoruz diyen gençleri terörist olarak ilan ettiler. Ekonomik krizin en büyük mağdurlarından olan gençler ise haksızlığa boyun eğen, kaderine razı uysal koyunlar olmayacaklarını alanlarda bir kez daha ispat etti.
Taksime giden yol
Tüm 1 Mayıslarda olduğu gibi bu seneki 1 Mayıs da haftalar süren toplantıların, uykusuz geçen gecelerin ve yılgınlığa düşmeden verilen büyük emeklerin bir sonucunda gerçekleştirildi. "Yolumuz işçi sınıfının yoludur!" şiarıyla yürüyen ilerici gençler de "Gençlik devrim istiyor!" bilinciyle işyerlerinden amfilere, sokaklara kadar birçok alanda yaptıkları pullarla, örgütlenme ajitasyon faaliyetleriyle 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamaya hazırlandı.
Taksime giden yolu kapamak için devlet terörize etti, işçi-köylü-öğrenci gençlik direndi
Sabahın erken saatlerinden itibaren 1 Mayıs alanına gitmek isteyen işçi, köylü ve öğrenci gençler Pangaltı ve çevre semtlerde toplanmaya başladı. Ancak egemenler bu kitleyi DİSK ve KESK kitlesiyle buluşturmamak için türlü türlü zorluklar çıkarak, kolluk kuvvetleri aracılıyla coptan biber gazına, taştan plastik mermiye ve basınçlı suya kadar birçok şey kullandı.
İlerici gençler sabah 8.30'dan itibaren Kurtuluş'ta saat 10.00'da olan toplanma saatinin gelmesini bekliyordu. Ama polis toplanma saatinden önce 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen herkese saldırdı. Tüm bu baskıya rağmen işçi sınıfının uluslararası birlik ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ta gençlik bir an bile yılmadı. Özellikle Kurtuluş'ta, Mecidiyeköy'de, Feriköy'de, Pangaltı'da, Tarlabaşı'nda, İstiklal'de ve Cihangir'de işçi sınıfıyla omuz omuza sokak sokak çatıştı. Taksime giden yolu açtı. Bu mücadele esnasında 3 İlerici Genç hafif şekilde yaralandı. Eylem saatleri boyunca süren polis teröründe ise yedi TÜM-İGD üyesi darp edilerek gözaltına alındı.
Sokaklarda gençlik coşkusu
Sokakları "yolumuz işçi sınıfının yoludur" diyerek adımlayan ilerici gençler Taksim Meydanı'na gidebilmek için Kurtuluş başta olmak üzere birçok yerde sokak sokak direndi. İşçi sınıfıyla buluşmak için önlerine çıkan barikatları aştı, hukuksuz polis terörüne göğüs gerdi. Birçok sokakta mahalle halkı tarafından alkışlarla karşılaşan ilerici gençler sokaklarda 1 Mayıs marşı okudu, "gençlik devrim istiyor!" dedi. Halk desteği alkışlarla da sınırlı değildi elbette. Su vereninden yol gösterene, balkonlardan limon atana, evlerine alana kadar birçok semt sakini polis terörüne karşı hiç tanımadıkları, daha önce görmedikleri gençlere destek verdi. Sadece bu küçük örnekler bile halkımızın özellikle medya eliyle yürütülen tüm kara çalma politikalarına karşı devrimcilere olan açık sempatisinin ve desteğinin de bir göstergesiydi.
Planlar suya düştü, Taksim yeniden 1 Mayıs alanı oldu
Egemenlerin 1 Mayıs'ı bölme planları bir kez daha tutmadı. İşçi sınıfını sendikalı ve sendikasız diye bölmeye çalışan egemenlerin planları suya düştü, Taksime işçi sınıfının siyasi ve sendikal örgütleri kol kola omuz omuza tüm zorluklara göğüs gererek kimi zaman biber gazına maruz kalarak kimi zaman dağıtılmaya çalışılarak kimi zaman polisin fiziki müdahalelerine karşılık vererek istenilen kitlesellik de olmasa da Taksime girdi ve yıllarca işçi sınıfına unutturulmaya çalışılan Taksimi tekrardan 1 Mayıs alanı olarak hafızalara kazıdı.
Yeni Taksimler, yeni zaferler yakın!
İşçisinden köylüsüne, öğrencisinden kadınına, gencinden yaşlısına 5 bini aşkın kişi Taksime yani 1 Mayıs alanına girdi. Alana giren insanların kat ve kat fazlası ise tüm bölgeyi 1 Mayıs alanına çevirdi. Hep bir ağızdan "İşte Taksim, işte 1 Mayıs" sloganını coşkuyla haykırdı, yıllarca işçi sınıfına kapatılan bu alanı adım adım tekrardan işçi sınıfına armağan etti.
Atılan bu tarihi adım işçi sınıfının yolundan yürüyen ilerici gençliğin yolunu daha da aydınlatacak ve bu yoldan yeni Taksimler yeni zaferler kazanılacak!
İşçi sınıfı yıllar süren mücadelesi sonucunda 1 Mayıs'ı ücretli tatil günü olarak "Emek ve Dayanışma Günü" adıyla bayram ilan ettirmeyi başardı. Fakat burjuvazi bu geri adımı emekçileri Taksim'den vazgeçirmek üzere kullanmaya çalıştı. "1 Mayıs'ı bayram ilan ettik, siz de Taksim'den vazgeçin" diye önerdi. Ayrıca herkese açık olan Taksim'i emekçilere kapalı tutacağını sürekli olarak yineledi.
Bu kandırmacaya kanmayan, hukuksuz tehditlere aldırmayan işçi sınıfı ve gençler "1 Mayıs'ı kazandık sıra Taksim'de!" şiarıyla 1 Mayıs 2009'u Taksim'de kutlama kararından vazgeçmedi. Açıkça bir psikolojik savaş yürüten egemenler işçi sınıfını sendikalı, sendikasız diye bölmeye çalıştı. En çok da gençlerden korktular. Gençlerin geleceğine sahip çıkma iradesinden ve militan duruşundan çekinenler parasız eğitim isteyen, ÖSS'ye hayır diyen, güvencesiz çalışmak istemiyoruz diyen gençleri terörist olarak ilan ettiler. Ekonomik krizin en büyük mağdurlarından olan gençler ise haksızlığa boyun eğen, kaderine razı uysal koyunlar olmayacaklarını alanlarda bir kez daha ispat etti.
Taksime giden yol
Tüm 1 Mayıslarda olduğu gibi bu seneki 1 Mayıs da haftalar süren toplantıların, uykusuz geçen gecelerin ve yılgınlığa düşmeden verilen büyük emeklerin bir sonucunda gerçekleştirildi. "Yolumuz işçi sınıfının yoludur!" şiarıyla yürüyen ilerici gençler de "Gençlik devrim istiyor!" bilinciyle işyerlerinden amfilere, sokaklara kadar birçok alanda yaptıkları pullarla, örgütlenme ajitasyon faaliyetleriyle 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamaya hazırlandı.
Taksime giden yolu kapamak için devlet terörize etti, işçi-köylü-öğrenci gençlik direndi
Sabahın erken saatlerinden itibaren 1 Mayıs alanına gitmek isteyen işçi, köylü ve öğrenci gençler Pangaltı ve çevre semtlerde toplanmaya başladı. Ancak egemenler bu kitleyi DİSK ve KESK kitlesiyle buluşturmamak için türlü türlü zorluklar çıkarak, kolluk kuvvetleri aracılıyla coptan biber gazına, taştan plastik mermiye ve basınçlı suya kadar birçok şey kullandı.
İlerici gençler sabah 8.30'dan itibaren Kurtuluş'ta saat 10.00'da olan toplanma saatinin gelmesini bekliyordu. Ama polis toplanma saatinden önce 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen herkese saldırdı. Tüm bu baskıya rağmen işçi sınıfının uluslararası birlik ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'ta gençlik bir an bile yılmadı. Özellikle Kurtuluş'ta, Mecidiyeköy'de, Feriköy'de, Pangaltı'da, Tarlabaşı'nda, İstiklal'de ve Cihangir'de işçi sınıfıyla omuz omuza sokak sokak çatıştı. Taksime giden yolu açtı. Bu mücadele esnasında 3 İlerici Genç hafif şekilde yaralandı. Eylem saatleri boyunca süren polis teröründe ise yedi TÜM-İGD üyesi darp edilerek gözaltına alındı.
Sokaklarda gençlik coşkusu
Sokakları "yolumuz işçi sınıfının yoludur" diyerek adımlayan ilerici gençler Taksim Meydanı'na gidebilmek için Kurtuluş başta olmak üzere birçok yerde sokak sokak direndi. İşçi sınıfıyla buluşmak için önlerine çıkan barikatları aştı, hukuksuz polis terörüne göğüs gerdi. Birçok sokakta mahalle halkı tarafından alkışlarla karşılaşan ilerici gençler sokaklarda 1 Mayıs marşı okudu, "gençlik devrim istiyor!" dedi. Halk desteği alkışlarla da sınırlı değildi elbette. Su vereninden yol gösterene, balkonlardan limon atana, evlerine alana kadar birçok semt sakini polis terörüne karşı hiç tanımadıkları, daha önce görmedikleri gençlere destek verdi. Sadece bu küçük örnekler bile halkımızın özellikle medya eliyle yürütülen tüm kara çalma politikalarına karşı devrimcilere olan açık sempatisinin ve desteğinin de bir göstergesiydi.
Planlar suya düştü, Taksim yeniden 1 Mayıs alanı oldu
Egemenlerin 1 Mayıs'ı bölme planları bir kez daha tutmadı. İşçi sınıfını sendikalı ve sendikasız diye bölmeye çalışan egemenlerin planları suya düştü, Taksime işçi sınıfının siyasi ve sendikal örgütleri kol kola omuz omuza tüm zorluklara göğüs gererek kimi zaman biber gazına maruz kalarak kimi zaman dağıtılmaya çalışılarak kimi zaman polisin fiziki müdahalelerine karşılık vererek istenilen kitlesellik de olmasa da Taksime girdi ve yıllarca işçi sınıfına unutturulmaya çalışılan Taksimi tekrardan 1 Mayıs alanı olarak hafızalara kazıdı.
Yeni Taksimler, yeni zaferler yakın!
İşçisinden köylüsüne, öğrencisinden kadınına, gencinden yaşlısına 5 bini aşkın kişi Taksime yani 1 Mayıs alanına girdi. Alana giren insanların kat ve kat fazlası ise tüm bölgeyi 1 Mayıs alanına çevirdi. Hep bir ağızdan "İşte Taksim, işte 1 Mayıs" sloganını coşkuyla haykırdı, yıllarca işçi sınıfına kapatılan bu alanı adım adım tekrardan işçi sınıfına armağan etti.
Atılan bu tarihi adım işçi sınıfının yolundan yürüyen ilerici gençliğin yolunu daha da aydınlatacak ve bu yoldan yeni Taksimler yeni zaferler kazanılacak!