Sermaye defol üniversiteler bizimdir!

25.12.2007 tarihinde Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'ne bağlı Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri tarafından başlatılan "10YTL'LERİ ÖDEMİYORUZ!" kampanyası okul yönetiminin baskısına maruz kaldı.
Toplum için bilim üretmesi gereken üniversitelerin ticarileştirilerek, öğrencilerin müşteri konumuna getirilmesine karşı "Eğitim Haktır Satılamaz!" başlığıyla yürüttükleri kampanya çerçevesinde; masa açan, imza toplayan, bildiri dağıtan, afişler asan Sosyal Hizmet Öğrencileri "Paralı Eğitime Hayır!" şiarını yükselttiler.
Okul yönetimi ise soruşturma açmakla, polis çağırmakla tehdit ederek öğrencileri yıldırmaya çalıştı.
ÖGB (Özel Güvenlik Birimi) ve okul yönetiminin bu baskılarına rağmen Sosyal Hizmet Öğrencileri kampanyaya devam ederek, haklı mücadelelerini yaymaya devam edeceklerdir. Ta ki; toplum için bilimin üretildiği, sermayenin, ÖGB ve polislerin defedildiği, kapıları emekçi çocuklarına sonuna kadar açık üniversiteler yaratana dek...
ÖGB DEFOL,ÜNİVERSİTELER BİZİMDİR!
MÜŞTERİ DEĞİL ÖĞRENCİYİZ!
Dağıtılan bildiri metni:
EĞİTİM HAKTIR,SATILAMAZ
Türkiye'de birçok konu açısından milat sayılabilecek 1980 darbesinin büyük hasarlar bıraktığı kurumlardan biri de üniversitelerdir. Emekçi çocuklarına kapıları her yönden açık, parasız, toplum için bilim üreten yerler olması gereken üniversiteler 1981'de çıkarılan kanunla Yüksek Öğretim Kurumu'na (YÖK) bağlandı. Böylelikle, parası olanın okuyabileceği kurumlar haline gelen üniversiteler birer ticarethaneye dönüştürülüyor; Üniversitenin öznesi olan bizler, "üzerinden daha fazla nasıl kar edebilirim" in hesabının yapıldığı müşteriler konumuna getiriliyoruz.
ÖSS'yi kazanmak dershaneyi, özel ders almayı zorunlu hale getiriyor; üniversiteye gelmeyi başarabilmiş olan bizler bu kez de barınma, beslenme, ulaşım, sağlık vs. sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ödediğimiz har(a)çlar yetmezmiş gibi, bir de hiçbir hukuksal dayanağı olmayan kırtasiye masrafı, ders kayıt parası adı altında "zorunlu bağışlar" veriyoruz. Kantinlerimiz kar etmediği için kapatılıyor, ders için gerekli olan gezilerde dahi bizlerden paralar alınıyor...
PEKİ BİZLER TÜM BUNLARA KARŞI SESSİZ Mİ KALACAĞIZ?
Üniversitelerimizdeki giderler bütçenin yeterli olmadığı yalanlarıyla öğrencilerin üzerine yıkılmak isteniyor. Bu kuşatılmışlığın farkında olan bizler, YÖK'le birlikte gelen sermayeye dayalı, anti-demokratik eğitim sistemine karşı "birlikte" mücadele etmemiz gerektiğini söylüyoruz. Bizler de Sosyal Hizmet Öğrencileri olarak Ankara Üniversitesi'ndeki, Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki (vs) öğrenci arkadaşlarımız gibi "zorunlu bağış, ders kayıt masrafı, kırtasiye masrafı" adı altında hiçbir hukuksal dayanağı olmadan bizlerden ilk dönemin başında alınan ve önümüzdeki dönem de alınacak olan
10 YTL'leri, buna benzer toplanan paraları
"ÖDEMİYORUZ!"
SOSYAL HİZMET ÖĞRENCİLERİ
Okul yönetimi ise soruşturma açmakla, polis çağırmakla tehdit ederek öğrencileri yıldırmaya çalıştı.
ÖGB (Özel Güvenlik Birimi) ve okul yönetiminin bu baskılarına rağmen Sosyal Hizmet Öğrencileri kampanyaya devam ederek, haklı mücadelelerini yaymaya devam edeceklerdir. Ta ki; toplum için bilimin üretildiği, sermayenin, ÖGB ve polislerin defedildiği, kapıları emekçi çocuklarına sonuna kadar açık üniversiteler yaratana dek...
ÖGB DEFOL,ÜNİVERSİTELER BİZİMDİR!
MÜŞTERİ DEĞİL ÖĞRENCİYİZ!
Dağıtılan bildiri metni:
EĞİTİM HAKTIR,SATILAMAZ
Türkiye'de birçok konu açısından milat sayılabilecek 1980 darbesinin büyük hasarlar bıraktığı kurumlardan biri de üniversitelerdir. Emekçi çocuklarına kapıları her yönden açık, parasız, toplum için bilim üreten yerler olması gereken üniversiteler 1981'de çıkarılan kanunla Yüksek Öğretim Kurumu'na (YÖK) bağlandı. Böylelikle, parası olanın okuyabileceği kurumlar haline gelen üniversiteler birer ticarethaneye dönüştürülüyor; Üniversitenin öznesi olan bizler, "üzerinden daha fazla nasıl kar edebilirim" in hesabının yapıldığı müşteriler konumuna getiriliyoruz.
ÖSS'yi kazanmak dershaneyi, özel ders almayı zorunlu hale getiriyor; üniversiteye gelmeyi başarabilmiş olan bizler bu kez de barınma, beslenme, ulaşım, sağlık vs. sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Ödediğimiz har(a)çlar yetmezmiş gibi, bir de hiçbir hukuksal dayanağı olmayan kırtasiye masrafı, ders kayıt parası adı altında "zorunlu bağışlar" veriyoruz. Kantinlerimiz kar etmediği için kapatılıyor, ders için gerekli olan gezilerde dahi bizlerden paralar alınıyor...
PEKİ BİZLER TÜM BUNLARA KARŞI SESSİZ Mİ KALACAĞIZ?
Üniversitelerimizdeki giderler bütçenin yeterli olmadığı yalanlarıyla öğrencilerin üzerine yıkılmak isteniyor. Bu kuşatılmışlığın farkında olan bizler, YÖK'le birlikte gelen sermayeye dayalı, anti-demokratik eğitim sistemine karşı "birlikte" mücadele etmemiz gerektiğini söylüyoruz. Bizler de Sosyal Hizmet Öğrencileri olarak Ankara Üniversitesi'ndeki, Dokuz Eylül Üniversitesi'ndeki (vs) öğrenci arkadaşlarımız gibi "zorunlu bağış, ders kayıt masrafı, kırtasiye masrafı" adı altında hiçbir hukuksal dayanağı olmadan bizlerden ilk dönemin başında alınan ve önümüzdeki dönem de alınacak olan
10 YTL'leri, buna benzer toplanan paraları
"ÖDEMİYORUZ!"
SOSYAL HİZMET ÖĞRENCİLERİ
