Tarih: 07.05.2012 | Kategori: Gençlik

SBF'de "Homofobi Karşıtı Buluşma"ların 3.sü gerçekleştirildi

SBF'de "Homofobi Karşıtı Buluşma"ların 3.sü gerçekleştirildi
Bugün (07.05.12) Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Arkadaş Z. Özger anması yapıldı. Anma çerçevesinde KAOS-GL ile beraber bu yıl 3.sü gerçekleşmiş olan Homofobi Kaşıtı Buluşma gerçekleştirilmiş oldu.
SBF-D-DER adına Buket Bozduman'ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği ve moderatörlük görevi yaptığı etkinlik şair Fırat Demir'in ve Kıvanç Tanrıyar' ın konuşmaları ile devam etti. Şair Fırat Demir şiirde LGBT bireyler, şairler ve cinselliğe, heteroseksüelizm ve homoseksüelizme bakışları ile ilgili konuştu. Toplumun hapsolduğu tek tipçiliğe, ülke genelinde heteroseksüel de olsa sekse bakıştaki sıkıntılara değindi. LGBT bireylerin ve şairlerin her alanda yaşadığı sorunları şiir ve edebiyat üzerinden değerlendirdi. Arkadaş Özger ve şiire katkıları üzerine de konuştu. Panelin ikinci kısmında Kıvanç Tanrıyar, arkadaşlık ve dostluk halindeki cinsel eğilimleri, heteroseksüel ya da homoseksüel duygular ve arkadaşlığı incelediği çalışmasını anlattı. Her iki oturum da soru cevap kısmı ile sohbet havasında sonlandırıldı.

Arkadaş Z. Özger kimdir?
Özger, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu'ndan mezun oldu. TRT'nin Ankara bürolarında çalıştı. 1970 öncesinde okulunun polislerce basıldığı bir gün, çıkan olaylarda başına ağır darbeler aldı. Aradan yıllar geçtikten sonra 5 Mayıs 1973'te sokakta ölü bulundu. Beyin kanamasından öldüğü belirlendi. Arkadaşları, ölümünü okulun basılması sırasında başına aldığı ağır darbelere bağladılar. Dergi ve gazetelerde yayınlanan şiirleri ölümünden sonra "Şiirler" adlı bir kitapta toplandı (1974). Daha sonra aynı kitap "Sevdadır" adıyla Mayıs Yayınları tarafından Mart 1988'de yayınlandı.

Sevdadır......

Göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak
yer yüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
Dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak sevgili yar
Hasretine vur beni
Giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağişla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
Günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
Bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
Seni ben her yerinden öperim
beni unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
Düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
Caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
Bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
Hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu...
Oyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
Elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
Bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
Ben dışarda...
Oyyy mahpusluk mahpusluk...

Arkadaş Zekai Özger

Özger, kitabın isminin "Sakalsız Bir Oğlanın Tragedyası" ismiyle yayınlanmasını vasiyet etmiş olmasına rağmen, bu yapılmadı. Özger yaşamı sırasında hep LGBT birey olmanın zorlukları ile de mücadele etti. Şiirlerinde de, tüm hayatında da kimliğini gizlemeden yaşadı. O devrimci ve sosyalist kimliği dışında bir LGBT birey ve bir şair olarak da var olmayı ve mücadele etmeyi sürdürdü.

"bir gün elbette
zeki müreni seviceksiniz

(zeki müreni seviniz)"

dizeleri onun şiiri ile özdeşleşmiştir.