Tarih: 12.05.2009 | Kategori: İşçi - Sendika
Fotoğraflar

Mersin limanında hava işçiden yana dönüyor!

Mersin limanında hava işçiden yana dönüyor!
Mersin limanında 05.01.2009 tarihinde, Türkiye Motorlu Taşıt İşçileri Sendikasına (TÜMTİS) üye oldukları için kriz bahanesiyle bir işçi kıyımı başladı. Bu kıyımın ilk dalgası 61 işçinin işten çıkarılmasıyla başladı. Bu 61 işçi, işten çıkarıldıkları günden itibaren liman A kapısı önünde TÜMTİS Yöneticileri ile birlikte örgütlü bir şekilde direniş başlattılar. Bu direniş kısa bir süre içerisinde tüm Mersin'e sonra Türkiye'ye yayıldı. Tabi bu süreçte birçok defa kıyım dalgaları sürdü. Ve bu dalgalar sonucunda tam 189 işçi işsiz bırakıldı.
İşçiler örgütlü mücadeleden kopmayı bir an bile düşünmedi
İşçiler bugüne kadar yani direnişin 128. gününe kadar onurları için, anayasal hakları için yılmadan savaştılar. İşçiler günü geldi patronun uşakları tarafından tehdit edildi, günü geldi işbirlikçi medya ve emniyet güçleri tarafından coplandı, biber gazlarına, baskılara maruz kaldı. Fakat bir gün bile baskılar karşısında yılmadılar ve hep haykırdılar "Baskılar bizi yıldıramaz" diye.

TÜMTİS ve MIP yöneticileri arasındaki görüşme olumlu sonuçlar verdi
Son günlerde limanda yaşanan gerginlikler sonunda ana şirket MIP yönetimi masaya oturmaya ikna oldu. Yapılan görüşmeler sonunda ana şirket TÜMTİS'in taleplerini kabul etti. İşten çıkarılan işçilerden 140 kişi bu hafta içinde işbaşı yapıyor ve kalan 49 kişi ise bir ay içerisinde tekrar işe alınacak. Aynı zamanda iş mahkemesi de sürüyor, iş mahkemesinin olumlu sonuçlanması durumunda işçiler; direniş zamanındaki maaşlarının hepsini olmasa da bir kısmını alacak.

Bütün bu yaşanan süreç ve gelişmeler adına bir basın açıklaması gerçekleştirildi
Geçen hafta Cumartesi günü Mersin Emek ve Demokrasi Platformu yaşanan baskılara karşı dün (11.05.09) için bir basın açıklaması çağrısında bulunmuştu. Basın açıklaması yaşanan gelişmeler ile birlikte daha olumlu bir hava içerisinde geçti.

Basın önünde ilk olarak TÜMTİS Genel Başkanı Kenan Öztürk konuştu. Öztürk işçilerin onurları ve anayasal hakları için 128 gün boyunca baskılar karşısında bir direnişin gerçekleştirildiğini ve bunun kazanımlarını da anlatarak konuşmasını sonlandırdı.

DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Birleşik Metal-İş Eğitim Sekreteri Celalettin Aykanat da basın açıklamasında konuşmasına liman işçilerini kutlayarak başladı. Aykanat, Başbakanın sözlerini tekrar hatırlattı. Recep Tayyip Erdoğan gidin özel sektörde örgütlenin demişti. Ve patronlar bu sözleri arkasına alarak işçiler karşısında her türlü hukuksuzluğu ve baskıyı uygulamaya çalıştılar ve çalışıyorlar. Sözlerine devam ederken krize değindi ve 2001–2008 yılları arasında yaşanan kriz dönemin patronların en çok kar ettiği dönem olduğunu vurguladı. Kapitalistlerin işçiler karşısında birlikte mücadele ettiklerini ve işçilerin de kapitalistlere karşı birlikte mücadele etmeleri gerekliliğini belirtti. Ve krizin faturasını patronların ödemesi gerektiğini söyledi.

Mersin Petrol-İş Sendikası Başkanı Adil Alaybeyoğlu, işçilerin krizin bedelini işçilere ödetmek isteyen güçler tarafından saldırılara maruz kaldıklarını ancak işçilerin direniş kararlılığı sonucunda almış oldukları kazanımların Türkiye işçi sınıfına örnek bir durum yarattığını vurguladı.

TÜM-İGD'li gençler direniş okulunda deneyim kazandı ve kazanmaya devam ediyor
TÜM-İGD'li gençlerin de içinde oldukları direnişin 128 günü boyunca birçok kazanımlar elde edildi. Fakat geriye kalan 49 işçi işe geri alınana dek direniş devam edecek. Ve "Yolumuz İşçi Sınıfının Yoludur" şiarıyla yürüyen TÜM-İGD'liler olarak direnişe destek olmaya devam edeceğiz.