Memurlar "Grev!" dedi, ülkede hayat durdu! (Yenilendi!)
Kamu emekçilerinin bir günlük uyarı grevi ülkenin dört bir yanında hayatı durdurdu. Devletle oturdukları masadan umduklarını bulamadan kalkan kamu emekçileri, dün (25.11.2009) toplu iş sözleşmesi ve grev hakkı talebiyle ülke çapında bir günlük uyarı grevi gerçekleştirdiler.
İstanbul'da gecenin ilk saatlerinde başlayan grevde trenler çalışmadı, okullar, hastaneler ve tüm kamu kurumları boşaldı. Greve, işçi ve öğrencilerin yanı sıra halk da büyük destek verdi. Mitingde Çapa Tıp Fakültesi ve Sirkeci olmak üzere iki koldan yürüyüş gerçekleştirildi. İki yürüyüş kolu da oldukça kalabalıktı. İşten Atmak Yasaklansın Komitesi'nin de içinde yer aldığı Çapa kortejinin önünü polis birkaç kez kesmeye çalıştı fakat emekçilerin kararlı direnişiyle yürüyüş tramvay durağından devam etti.
Emekçiler grevde, öğrenciler boykotta
İstanbul Üniversitesi'nde ilerici öğrencilerin de içerisinde bulunduğu öğrenciler Merkez Kampüs'te gerçekleştirilen müzik dinletisiyle halaylar, horonlar çekerek greve destek verdi. Dinletinin ardından Eğitim-Sen'li hocaların çağrısıyla Merkez Kampüste grev turu yapıldı. Katılımın yüksek olduğu grev turunda sık sık "Grev, boykot, direniş!", "Yaşasın sınıf dayanışması!", "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!", "Yaşasın halkların kardeşliği!" sloganları atıldı. Grev turunun ardından Merkez Kampüs'te bulunan heykelin önünde toplanıldıktan sonra halaylarla, horonlarla grev coşkusu üniversiteye yayıldı.
İstanbul Üniversitesi Ana Kapı'dan çıkış yapan işçi, memur ve öğrenciler onbinlerin onları beklediği meydana girdiler. Yıllardan sonra bir ilk olarak tarihi kapıya, "Bu işyerinde grev var" yazan pankartın asılıyor olmasının 25 Kasım grevinin yeni bir dönemin başlangıcının müjdecisi olduğu duyuruldu.
Beyazıt Meydanı'nda onbinlerce emekçi omuz omuzaydı
İstanbul Üniversitesi'ne asılan pankart ile Beyazıt Meydanı'ndaki coşku daha da büyüdü. Davul, zurna eşliğinde omuz omuza halay çeken emekçiler, "TİS yoksa, grev var!", "Zafer direnen emekçinin olacak!", "Parasız eğitim, parasız sağlık!", "Direne direne kazanacağız!" sloganlarıyla dosta düşmana kararlılıklarını duyurdular.
İşçi, memur el ele genel greve
KESK Genel Başkanı Sami Evren konuşmasına "Bugün alanları doldurarak yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe karşı, toplu sözleşme ve grev hakkı için alanlardayız." diyerek başladı. Sami Evren hükümetin tehditlerine yönelik kamu emekçilerinin en meşru haklarını kullandığını hukuksuzluğu hükümetin yaptığına değindi. Emekçilerin üretimden gelen güçlerini kullandığını belirten Evren "Bugün kamu emekçileri yıllardır birikmiş sorunların karışısında hâlâ emekçileri görmeyen, onları sefalete iten, ülkeyi krizden krize sürükleyen neo-liberal politikalara karşı seslerini bir kez daha yükseltiyor." diyerek "Genel Grev"in göründüğünün altını çizdi.
Birçok ilerici, devrimci dernek ve siyasi partinin de katıldığı eylem Grup Yorum'un konseriyle devam etti. Zılgıtların sardığı Beyazıt Meydanı'ndan yükselen "İşçi, memur el ele genel greve!" sloganıyla miting sonlandırıldı.
Meydanlarda sorulacak hesabımız vardır bizim!
Dün Beyazıt Meydanı'nda tek bir ağızdan slogan atan, marşlar söyleyen ve inadına "Grev!" diyen kitle 15-16 Haziranlar'ı, 1989 Bahar Eylemleri'ni bir kez daha hatırladı ve hatırlattı. Emekçilerin krize boyun eğmeyecekleri, krizin bedelini ödemeyecekleri gösterildi. İşsizliğe, yoksulluğa kapitalizmin krizine karşı emekçiler alanlarda haklarını aramaya devam edecekler.
Emekçiler grevde, öğrenciler boykotta
İstanbul Üniversitesi'nde ilerici öğrencilerin de içerisinde bulunduğu öğrenciler Merkez Kampüs'te gerçekleştirilen müzik dinletisiyle halaylar, horonlar çekerek greve destek verdi. Dinletinin ardından Eğitim-Sen'li hocaların çağrısıyla Merkez Kampüste grev turu yapıldı. Katılımın yüksek olduğu grev turunda sık sık "Grev, boykot, direniş!", "Yaşasın sınıf dayanışması!", "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!", "Yaşasın halkların kardeşliği!" sloganları atıldı. Grev turunun ardından Merkez Kampüs'te bulunan heykelin önünde toplanıldıktan sonra halaylarla, horonlarla grev coşkusu üniversiteye yayıldı.
İstanbul Üniversitesi Ana Kapı'dan çıkış yapan işçi, memur ve öğrenciler onbinlerin onları beklediği meydana girdiler. Yıllardan sonra bir ilk olarak tarihi kapıya, "Bu işyerinde grev var" yazan pankartın asılıyor olmasının 25 Kasım grevinin yeni bir dönemin başlangıcının müjdecisi olduğu duyuruldu.
Beyazıt Meydanı'nda onbinlerce emekçi omuz omuzaydı
İstanbul Üniversitesi'ne asılan pankart ile Beyazıt Meydanı'ndaki coşku daha da büyüdü. Davul, zurna eşliğinde omuz omuza halay çeken emekçiler, "TİS yoksa, grev var!", "Zafer direnen emekçinin olacak!", "Parasız eğitim, parasız sağlık!", "Direne direne kazanacağız!" sloganlarıyla dosta düşmana kararlılıklarını duyurdular.
İşçi, memur el ele genel greve
KESK Genel Başkanı Sami Evren konuşmasına "Bugün alanları doldurarak yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe karşı, toplu sözleşme ve grev hakkı için alanlardayız." diyerek başladı. Sami Evren hükümetin tehditlerine yönelik kamu emekçilerinin en meşru haklarını kullandığını hukuksuzluğu hükümetin yaptığına değindi. Emekçilerin üretimden gelen güçlerini kullandığını belirten Evren "Bugün kamu emekçileri yıllardır birikmiş sorunların karışısında hâlâ emekçileri görmeyen, onları sefalete iten, ülkeyi krizden krize sürükleyen neo-liberal politikalara karşı seslerini bir kez daha yükseltiyor." diyerek "Genel Grev"in göründüğünün altını çizdi.
Birçok ilerici, devrimci dernek ve siyasi partinin de katıldığı eylem Grup Yorum'un konseriyle devam etti. Zılgıtların sardığı Beyazıt Meydanı'ndan yükselen "İşçi, memur el ele genel greve!" sloganıyla miting sonlandırıldı.
Meydanlarda sorulacak hesabımız vardır bizim!
Dün Beyazıt Meydanı'nda tek bir ağızdan slogan atan, marşlar söyleyen ve inadına "Grev!" diyen kitle 15-16 Haziranlar'ı, 1989 Bahar Eylemleri'ni bir kez daha hatırladı ve hatırlattı. Emekçilerin krize boyun eğmeyecekleri, krizin bedelini ödemeyecekleri gösterildi. İşsizliğe, yoksulluğa kapitalizmin krizine karşı emekçiler alanlarda haklarını aramaya devam edecekler.