Tarih: 18.05.2009 | Kategori: Gençlik

Kaypakkaya kavgamızda yaşıyor!

Kaypakkaya kavgamızda yaşıyor!
68 kuşağının gençlik öderlerinden, Türkiye Komünist Partisi-Marksist Leninist (TKP-ML) ve Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO)'nun kurucusu İbrahim Kaypakkaya, katledilişinin 36. yılında anıyoruz.
İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü"nde okurken sosyalist düşünceyi benimseyen Kaypakkaya, Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi oldu ve partinin etkisindeki Fikir Kulübü Federasyonu'nda çalışmalar yürüttü. Çapa Fikir Kulübü başkanlığı yaptı. İbrahim Kaypakkaya 6. Filo'ya karşı bildiri yayınladığı gerekçesiyle Kasım 1968'de okuldan atıldı. FKF ve TİP içinde baş gösteren ayrılıklarda başlangıçta Milli Demokratik Devrim (MDD) çizgisine yakın durmasıyla birlikte daha sonraları Kemalizm ve "Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkı" tartışmalarıyla bu kesimlerle de yolunu ayırdı. Ne varki Çin Devrimi örneğini benimseyerek, köyden kentelere doğru yayılan silahlı bir devrim stratejisi önerdi. Bu strateji işçi sınıfının devrim sürecine fiilen önderlik edemeyeceği görüşüne dayanıyordu. Böylece işçi sınıfından uzaklaşan bir siyasi hat ortaya çıkmış oldu.

12 Mart muhtırasının getirdiği sıkıyönetim koşullarında da çalışmalarını sürdürdü. TKP/ML faaliyetlerinin yoğunlaştırıldığı Çemişgezek bölgesinde çalışma yürütürken 24 Ocak 1973'de bulunduğu köyün etrafı sarıldı. Yaralı olarak saklanan İbrahim Kaypakkaya 29 Ocak 1973'de saklandığı köyde bir öğretmenin ihbarı üzerine yakalandı. Yaralı olmasına rağmen çıplak ayaklarla yürütüldü. Kaldırıldığı hastanede ayak parmakları kesildi.

İbrahim Kaypakkaya, Diyarbakır zindanlarından süren dört aylık işkenceli sorgulardan sonra mahkeme günü yaklaşırken 18 Mayıs 1973'de öldürüldü. Egemenler Kaypakkaya'nın intihar ettiğini açıklayarak suçlarını örtmeye çalıştılar.

İbrahim Kaypakkaya, gördüğü ağır işkencelere rağmen hayatını ortaya koymuş, kendinden sonra işkencelere direnen devrimciler için sarsılmaz bir örnek oluşturmuştur. Ser verip sır vermeyen devrimci önderlerimizden Kaypakkaya'yı saygıyla anıyoruz.