Tarih: 04.05.2012 | Kategori: Gençlik

Kavganın 3 fidanı mücadelemizde yaşıyor

Kavganın 3 fidanı mücadelemizde yaşıyor
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan daha güzel bir dünya, insanca yaşam için verdikleri mücadelede bundan tam 40 yıl önce katledildi. İstanbul'daki yüzlerce ilerici, devrimci, yurtsever 3 fidan için 6 Mayıs 2012 Pazar günü saat 13.30'da Galatasaray Meydanı'nda bir araya gelerek Dolmabahçe'ye doğru bir yürüyüş gerçekleştirecek.
Marksizm-Leninizme bağlılıklarını idam sehpalarında haykırdılar!
Onlar 60'ların devrimci yükseliş ortamında anti-emperyalist bir bilinçle oluşturdukları siyasi çizgilerini adım adım sosyalizme taşıyan, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu'nu (THKO) kuran ve işçi sınıfının enternasyonal ideolojisi Marksizm-Leninizme bağlılıklarını idam sehpalarından haykıran gençlik önderleriydi. Hiçbir zaman korkmadan sürdürdükleri bu onurlu mücadele bugün de bizlere umut yaymaya ve ışık olmaya devam ediyor.

Genç yaşta katledildikleri için kısa süren politik yaşamları boyunca eşit, parasız, bilimsel eğitim mücadelesinde okullarda, hakları için mücadele eden işçilerin yürüyüşlerinde, fabrika işgallerinde, toprakları, ekmekleri için mücadele eden köylülerin yanında kısacası hayatın her alanında onları görmek mümkündü. Amerikan emperyalizminin en büyük güçlerinden 6. Filo'ya "defol" diye haykıranların, "Yankee go home" sloganını sokaklarda yükseltenlerin emperyalizme karşı mücadele edenlerin ön saflarında onlar yer aldı.

Dönemin sosyalist partisi TİP'in yöneticilerinin hataları ve TİP'in gençliğin taleplerini ve heyecanını karşılayamaması sonucu yaşanan ayrışmanın ardından Deniz Gezmiş ve arkadaşları kendilerine ayrı bir hat çizdiler. Ne varki önerdikleri siyasal çizgiyi, işçi sınıfının Türkiye devrimine önderlik edemeyeceği üzerinden hareketle oluşturmuşlar ve bu yüzden dar bir öncü kadronun yapacağı bir devrim stratejisi belirlemişlerdi.

Dünümüz, bugünümüz, yarınımız için denizleşmeye
Haklarımızın git gide gaspedildiği, insan yaşamının günbegün hayal olduğu, yüz binlerce emekçinin asgari ücretle açlık sınırı altında yaşam savaşı verdiği ülkemizde eğitimden sağlığa yaşamımız piyasaya teslim ediliyor.

Okumanın, düşünmenin suç sayıldığı ülkemizde onlarca gazeteci, araştırmacı, akademisyen ve 600'ü aşkın öğrencinin tutsak edilmesiyle ülke adeta bir açık cezaevine çeviriliyor.

Sendikal haklar, ücretli izinler, Kıdem tazminatı nerdeyse ortadan kaldırılmak isteniyor.

Öğrenci gençlik büyük bir baskı altında, bir yanda 600'ü aşkın öğrenci tutukluyken dışarıda kalan öğrenciler çarpık eğitim sistemi, yüksek har(a)çlar, yurt ücretleri, ev kiraları, ulaşım, yemek ücretleri, kampüslerdeki faşist baskılarla boğuşuyor.

Tüm baskı ve saldırıların karşısında Deniz, Yusuf, Hüseyin ve tüm devrim şehitlerinin bize bıraktığı miras bir kez daha anlam kazanıyor. Onlar için alana çıkmak ve "Vardık, varız, varolacağız" sloganını yükseltmek bir kat daha önemli hale geliyor. Bizler İlerici Gençler olarak son nefeslerine kadar bağımsızlık, özgürlük ve sosyalizm mücadelesini sürdüren 3 fidan için 6 Mayıs'ta alanlarda olacağız.