Tarih: 07.06.2003 | Kategori: Gençlik

Karadeniz'in anısı mücadelemizde yaşayacak!

Karadeniz'in anısı mücadelemizde yaşayacak!
1942'de Giresun'un Alucra ilçesinin armutlu köyünde doğdu. Dar gelirli bir çiftçi ailesinin çocuğuydu Harun Karadeniz. Liseyi Samsunda devam eden Harun Karadeniz 1962'de İTÜ inşaat fakültesine girdi.

Üniversite yıllarının ilk dönemlerinde herhangi bir politik faaliyette bulunmayan Harun Karadeniz 1964'de İTÜ inşaat fakültesi Talebe Cemiyetine girdi. Öğrencilik yıllarında arkadaşlarıyla birlikte, sadece iki sayı yayınlanan "Yeni Kovan" isimli bir dergi çıkarttılar

İlerici düşüncelerle ilk kapsamlı tanışması ise 1964 yılında Cemiyette yapılan "TÜRKİYENİN KURTULUŞ YOLU NE OLMALIDIR?" tartışmasında oldu.
7 Kasım 1967'de "ÖZEL OKULLAR DEVLETLEŞTİRİLSİN" kampanyasının hazırlanmasında önemli katkıları oldu. 15 Haziran 1968'de "İLKOKULLARDAN ÜNİVERSİTEYE DEK EĞİTİM VE DEVRİM" sloganı ile başlayan eğitim sistemindeki reformların gerçekleştirilmesi için yapılacak eylemlerde İTÜ Öğrenci Birliği olarak üniversite işgalini başlatan kişi oldu.

19 Ekim 1968'de polise taş attığı ve öğrencileri kışkırttığı gerekçesiyle tutuklandı. 6. filoya karşı yapılan eylemlerde önemli görevler aldı.

Bu dönemlerde diğer arkadaşları ile fikir ayrılığı yaşadı. Öğrencilerin yapabileceklerinin sınırlı olduğu ve bunun içinde daha yetkin işçi ve emekçi kitlelerle bütünleşmiş örgütlülükler kurmanın gerektiğini söylüyordu.

İçinde yer aldığı bütün faaliyetlerde hep emek cephesinin perspektifi ile hareket etmek için yoğun çaba sarf etti. Bu yönü onu döneminin diğer gençlik önderlerinden çok daha ileriye taşıdı.

Aralık 1973'te rahatsızlığı nedeniyle Türkiye'de tedavi olanakları tükenince İngiltere'ye gitmek zorunda kaldı. Fakat geç kalındığı için kolunu kaybetti. "Olaylı Yıllar ve Gençlik", "Eğitim Üretim İçindir", "Yaşamımdan Acı Dilimler", "Kapitalsiz Kapitalistler" gibi eserleri bulunan Harun Karadeniz Türkiye ye döndükten kısa bir süre sonra 15 Ağustos 1975 günü İstanbul'da yaşamını yitirdi.
Harun Karadeniz örnek kişiliği dönemine ışık tutmuş derin ve kapsamlı araştırmaları, sadece boş zamanlarını değil tüm yaşamını toplumsal kurtuluş kavgasına adamış devrimci militanlığıyla; ilerici gençliğin çetin mücadele yolunu sönmez bir meşale gibi aydınlatmaya devam ediyor.