İlerici Gençlik Şubat - Mart 2009 sayısı çıktı!

İlerici Gençlik'in son sayısı çıktı!
İlerici Gençlik Dergisi Şubat - Mart 2009 Sayı 16-17
Direnmenin Tarihi yeniden yazılırken
Merhaba,
Yeni sayımızla tekrar beraberiz. Gündemin çok hızlı aktığı bu coğrafyada sizlerin karşısına daha sık çıkabilmek için çabalarımızı arttıracağımızı buradan ilan ederek sözümüze başlayalım. Bu çabanın bir ürünü ve sorumluluğumuzun bir parçası olarak elinizde tuttuğunuz dergimizde iki sayıyı bir arada sunmaya çalıştık.
Geçen ayın gündeminin şüphesiz en önemli olayı Siyonist İsrail'in Gazze'yi işgaliydi. ABD ve AB destekli İsrail ordusu Filistin halkına çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden ölüm yağdırdı. Soykırıma varan vahşet tüm dünya halklarının haklı nefretini uyandırdı. Tepkilerin, özellikle de ülkemizde, had safhaya çıkması AKP iktidarını da sıkıştırmış olacak ki Başbakan Erdoğan Davos'ta gerçekleştirilen bir toplantıda İsrail lideri Perez'e kafa tutmak zorunda hisseti kendini. Daha dün İsrail'le milyar dolarlık silah ihalelerine imza atan, kanlı hava saldırılarını düzenleyen pilotların Konya'da eğitim yapmasına olanak veren AKP'nin İsrail karşıtlığının tıpkı diğer icraatları gibi ne kadar "samimi" olduğu elbette ortada.
Geçici ateşkese rağmen Filistin halkı ile dayanışma eylemleri dünyanın dört bir yanında yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Ülkemizde de gençlik, İsrail Siyonizmine ve onun yerli işbirlikçilerine karşı Filistin halkı ile dayanışmasını alanlarda mücadele ederek gösteriyor. Biz de tüm ilerici gençliği, bulundukları her platformda kahraman Filistin halkı ile dayanışmaya çağırdık. Filistin halkı özgürleşene, Siyonizm Ortadoğu topraklarından yok edilene, Ortadoğu'da halkların kardeşliği tesis edilene kadar bu alanda gençliğin mücadelesini arttırarak devam ettireceğini ilan ediyoruz.
Geride bıraktığımız 2008 gündemini en fazla meşgul eden olaylardan biri kapitalizmin içine girdiği büyük ekonomik kriz oldu. Neo-liberal politikalar bir biri ardına iflâs etti. Dünyanın dört bir yanında kapitalistler: "Kârlar özelleştirilir, zararlar kamulaştırılır" ilkesiyle, batan şirketlerine kamunun yani halkın cebinden kaynaklar aktarmak için yarışa geçti; kurtarma paketleri ortalığa saçıldı. Ancak bu paketlerin de kapitalizmi krizden kurtaramayacağı, krizin giderek derinleşeceği ortaya çıktı. Burjuvazi için 2009'un da ekonomik bunalım gündemiyle geçeceği, krizin 2009'da daha da büyüyeceği daha ilk aydan belli oldu.
Egemenler krize ekonomik olduğu kadar siyasi çarelerde arıyorlar. Bu çabaların bir sonucu olarak Amerika Birleşik Devletlerinde ilk kez siyah bir Başkan göreve getirildi. Getirildi diyoruz çünkü Barak Obama'nın başkan seçileceği zaten aylar öncesinde başta Amerikan basını olmak üzere pek çok yerde gayri resmi olarak ilan edilmişti. Obama'yı bu kadar cilalayarak iktidara taşıyanlar daha dün Katil Bush'un Irak işgalini alkışlayanlardı. Dolayısıyla Obama'nın Amerika'nın yerleşik emperyalist politikalarının dışında bir rota tutturmasını beklemek saflık olarak gözüküyor. Dünya şimdilik katil Bush'a Irak halkının verdiği veda armağanını konuşa dursun Obama'nın veda töreninin de hangi duygularla izleneceği şimdiden belli gibi.
Krizin faturasını patronlara ödetmek için gençlik görev başına!
Krizde kârlarından kısıntıyı düşünmeyen patronlar faturayı yine emekçilere çıkartmak için harekete geçti. Yüz binlerce çalışan hukuksuz bir şekilde işinden atıldı, tabi bu işsizler ordusunun da büyük kısmı yine biz gençlerden oluştu.
Gençliğin önünde duran en büyük görev ise örgütlenme. Gençlik, sorunlarının çözümünü yalnızca örgütlenerek bulabilir. Bu açıdan; işçi, köylü, öğrenci gençliği kendi öz örgütlerinde örgütlenmeye, örgütümüzü büyütmeye davet ediyoruz. Biliyoruz ki örgütsüz bir mücadelede ile haklarımızı alabilmemiz olanaksız!
Komşumuz Yunanistan'da; 15 yaşındaki genç Aleko Grigoropoulos'un polis tarafından katledilmesi üzerine Nâzım Usta'nın "Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa" sözlerini şiar edinen Yunanistan gençliği ayaklandı. Gençler günlerce polisle çatıştı, okullarını işgal etti, haklarını alabilmek için sokaklara döküldü. Buradan Yunanistan gençliğine dostça selamlarımızı yolluyor, "mücadeleniz mücadelemizdir" diyoruz.
TÜM-İGD, tohumlarını çatlatmaya ve örgütselliğini büyütmeye devam ediyor. 12 Eylül faşist darbesine karşı 4 ayrı bölgede aynı anda eylemlilik düzenleyen, pankartları ve bayraklarıyla sokaklara rengini çalan ilerici gençlik, Filistin halkı ile dayanışmasını İstanbul'dan Kütahya'ya, Ankara'dan Mersin'e, İzmir'den Kastamonu'ya varana kadar birçok bölgede gösterdi.
Dergimizin çıkmadığı zaman diliminde, işçi, köylü ve öğrenci gençliğin sosyalist yığın örgütü olma doğrultusunda emin adımlarla yürüyen TÜM-İGD, 25-26 Ekim 2008 tarihlerinde İstanbul'da 3. Olağan Genel Kurulunu yaptı. Bu kez görevi ağırlıklı olarak kadınlar ele aldı. Son yapılan seçimlerle, dernek icra kurulunun yüzde 80'i kadın arkadaşlar tarafından paylaşıldı. İlerici Gençlik Dergisi olarak yeni yönetime başarılar diliyoruz.
Duracak vaktimiz yok, insanlık gençliği mücadeleye çağırıyor!
Gündemimiz bu kadar yoğun ve şiddetli. Krizler, savaşlar insanlığa yıkım getiriyor. Bu yıkım karşısında durmak, beklemek gençliğe yakışmaz. İlerici gençliğin önünde duran en önemli görev direnişi büyütmek. Gençlik; kavgaya yüreğini katmak, mücadelesini yükseltmek, her alanda haksızlıklara, sömürüye, vahşete karşı enerjisini ortaya koymakla yükümlü. Örgütlenmemizi büyütelim. Bu dünyaya, yaşadığımız topraklara devrimci bir gençlik ateşi gerekiyor. Haydi yüreğimizdeki ateşi körükleyelim!
Direnmenin Tarihi yeniden yazılırken
Merhaba,
Yeni sayımızla tekrar beraberiz. Gündemin çok hızlı aktığı bu coğrafyada sizlerin karşısına daha sık çıkabilmek için çabalarımızı arttıracağımızı buradan ilan ederek sözümüze başlayalım. Bu çabanın bir ürünü ve sorumluluğumuzun bir parçası olarak elinizde tuttuğunuz dergimizde iki sayıyı bir arada sunmaya çalıştık.
Geçen ayın gündeminin şüphesiz en önemli olayı Siyonist İsrail'in Gazze'yi işgaliydi. ABD ve AB destekli İsrail ordusu Filistin halkına çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden ölüm yağdırdı. Soykırıma varan vahşet tüm dünya halklarının haklı nefretini uyandırdı. Tepkilerin, özellikle de ülkemizde, had safhaya çıkması AKP iktidarını da sıkıştırmış olacak ki Başbakan Erdoğan Davos'ta gerçekleştirilen bir toplantıda İsrail lideri Perez'e kafa tutmak zorunda hisseti kendini. Daha dün İsrail'le milyar dolarlık silah ihalelerine imza atan, kanlı hava saldırılarını düzenleyen pilotların Konya'da eğitim yapmasına olanak veren AKP'nin İsrail karşıtlığının tıpkı diğer icraatları gibi ne kadar "samimi" olduğu elbette ortada.
Geçici ateşkese rağmen Filistin halkı ile dayanışma eylemleri dünyanın dört bir yanında yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Ülkemizde de gençlik, İsrail Siyonizmine ve onun yerli işbirlikçilerine karşı Filistin halkı ile dayanışmasını alanlarda mücadele ederek gösteriyor. Biz de tüm ilerici gençliği, bulundukları her platformda kahraman Filistin halkı ile dayanışmaya çağırdık. Filistin halkı özgürleşene, Siyonizm Ortadoğu topraklarından yok edilene, Ortadoğu'da halkların kardeşliği tesis edilene kadar bu alanda gençliğin mücadelesini arttırarak devam ettireceğini ilan ediyoruz.
Geride bıraktığımız 2008 gündemini en fazla meşgul eden olaylardan biri kapitalizmin içine girdiği büyük ekonomik kriz oldu. Neo-liberal politikalar bir biri ardına iflâs etti. Dünyanın dört bir yanında kapitalistler: "Kârlar özelleştirilir, zararlar kamulaştırılır" ilkesiyle, batan şirketlerine kamunun yani halkın cebinden kaynaklar aktarmak için yarışa geçti; kurtarma paketleri ortalığa saçıldı. Ancak bu paketlerin de kapitalizmi krizden kurtaramayacağı, krizin giderek derinleşeceği ortaya çıktı. Burjuvazi için 2009'un da ekonomik bunalım gündemiyle geçeceği, krizin 2009'da daha da büyüyeceği daha ilk aydan belli oldu.
Egemenler krize ekonomik olduğu kadar siyasi çarelerde arıyorlar. Bu çabaların bir sonucu olarak Amerika Birleşik Devletlerinde ilk kez siyah bir Başkan göreve getirildi. Getirildi diyoruz çünkü Barak Obama'nın başkan seçileceği zaten aylar öncesinde başta Amerikan basını olmak üzere pek çok yerde gayri resmi olarak ilan edilmişti. Obama'yı bu kadar cilalayarak iktidara taşıyanlar daha dün Katil Bush'un Irak işgalini alkışlayanlardı. Dolayısıyla Obama'nın Amerika'nın yerleşik emperyalist politikalarının dışında bir rota tutturmasını beklemek saflık olarak gözüküyor. Dünya şimdilik katil Bush'a Irak halkının verdiği veda armağanını konuşa dursun Obama'nın veda töreninin de hangi duygularla izleneceği şimdiden belli gibi.
Krizin faturasını patronlara ödetmek için gençlik görev başına!
Krizde kârlarından kısıntıyı düşünmeyen patronlar faturayı yine emekçilere çıkartmak için harekete geçti. Yüz binlerce çalışan hukuksuz bir şekilde işinden atıldı, tabi bu işsizler ordusunun da büyük kısmı yine biz gençlerden oluştu.
Gençliğin önünde duran en büyük görev ise örgütlenme. Gençlik, sorunlarının çözümünü yalnızca örgütlenerek bulabilir. Bu açıdan; işçi, köylü, öğrenci gençliği kendi öz örgütlerinde örgütlenmeye, örgütümüzü büyütmeye davet ediyoruz. Biliyoruz ki örgütsüz bir mücadelede ile haklarımızı alabilmemiz olanaksız!
Komşumuz Yunanistan'da; 15 yaşındaki genç Aleko Grigoropoulos'un polis tarafından katledilmesi üzerine Nâzım Usta'nın "Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa" sözlerini şiar edinen Yunanistan gençliği ayaklandı. Gençler günlerce polisle çatıştı, okullarını işgal etti, haklarını alabilmek için sokaklara döküldü. Buradan Yunanistan gençliğine dostça selamlarımızı yolluyor, "mücadeleniz mücadelemizdir" diyoruz.
TÜM-İGD, tohumlarını çatlatmaya ve örgütselliğini büyütmeye devam ediyor. 12 Eylül faşist darbesine karşı 4 ayrı bölgede aynı anda eylemlilik düzenleyen, pankartları ve bayraklarıyla sokaklara rengini çalan ilerici gençlik, Filistin halkı ile dayanışmasını İstanbul'dan Kütahya'ya, Ankara'dan Mersin'e, İzmir'den Kastamonu'ya varana kadar birçok bölgede gösterdi.
Dergimizin çıkmadığı zaman diliminde, işçi, köylü ve öğrenci gençliğin sosyalist yığın örgütü olma doğrultusunda emin adımlarla yürüyen TÜM-İGD, 25-26 Ekim 2008 tarihlerinde İstanbul'da 3. Olağan Genel Kurulunu yaptı. Bu kez görevi ağırlıklı olarak kadınlar ele aldı. Son yapılan seçimlerle, dernek icra kurulunun yüzde 80'i kadın arkadaşlar tarafından paylaşıldı. İlerici Gençlik Dergisi olarak yeni yönetime başarılar diliyoruz.
Duracak vaktimiz yok, insanlık gençliği mücadeleye çağırıyor!
Gündemimiz bu kadar yoğun ve şiddetli. Krizler, savaşlar insanlığa yıkım getiriyor. Bu yıkım karşısında durmak, beklemek gençliğe yakışmaz. İlerici gençliğin önünde duran en önemli görev direnişi büyütmek. Gençlik; kavgaya yüreğini katmak, mücadelesini yükseltmek, her alanda haksızlıklara, sömürüye, vahşete karşı enerjisini ortaya koymakla yükümlü. Örgütlenmemizi büyütelim. Bu dünyaya, yaşadığımız topraklara devrimci bir gençlik ateşi gerekiyor. Haydi yüreğimizdeki ateşi körükleyelim!
