Tarih: 20.06.2012 | Kategori: Gençlik

İlerici Gençlik Haziran-Temmuz 2012 sayısı çıktı!

İlerici Gençlik Haziran-Temmuz 2012 sayısı çıktı!
İlerici gençliğin aylık sanat, edebiyat, siyaset dergisi İlerici Gençlik'in Haziran-Temmuz 2012 sayısı çıktı. Irkçılığın, gericiliğin, sömürünün, savaşların karanlığına karşı, yürüyoruz el ele! başlığıyla çıkan İlerici Gençlik'in 30. sayısı yine zengin içeriğiyle karşımızda.
AKP'nin 4*4'lük demokratik düzeninden, Toplu İş İlişkileri Yasası adlı toplu işçi kıyımı yasasına, egemenlerin kıdem tazminatını çöpe atma çabalarından, Sivas'ta insanlığın zamanaşımına uğratılmasına kadar pek çok konu hakkında gençliğin değerlendirmeleri İlerici Gençlik'in 30. sayısında. Bu sayıda "Dilsiz yaşam olmaz" diyen İlerici Gençler, şehir tiyatrolarını sermayeye teslim eden zihniyete karşı mücadeleye çağırıyor, gençliğin AKP'nin baskılarına boyun eğmeyeceğini yüksek sesle haykırıyor.

İlerici Gençlik'in bu sayısında arka kapağa "İlerici Gençlik 5. Yaz Kampı"nın coşkusu taşınmış. "Haydi! Uçurtmalarımızı barış, kardeşlik ve eşitlik için göğe kaldıralım" sözleriyle kampa davet eden İlerici Gençler savaşların karanlığına karşı insanlığı koyacaklarını en açık şekilde ifade ediyor.

İlerici Gençlik dergisi 30. sayısında bize şöyle "Merhaba" diyor:

MERHABA

Yeni bir ilerici gençlik sayısı ile karşınızdayız. Yine ekin zamanı gelip çattı, tarlalar tohumlandı, seralar kalktı hatta bazı mevsim ürünleri toplandı bile. Ama eksik olan artık sular altında kalan, HES'lere feda edilen toprağın ve canlıların olmayışı. Bu sayımızda doğayı katleden HES'lere dur demeye devam ediyoruz.

Son süreçte özellikler öğrenci gençlik üzerinde büyük baskılar yaşandı, öğrenciler bu sene de egemenlerin hedefinde oldu. Eğitimin paralı, piyasacı, bilim dışı yapısı pekiştirildi ancak egemenler buna da yetmez dedi ve yeni eğitim sistemi itirazlara, protestolara rağmen meclisten geçti. 4+4+4 eğitim sistemi bütün olumsuzlukları ile karşımızda duruyor. Bir de dindar nesil meselesi var ki gençlik olarak dokunmadan edemedik. Geleceğimizi karanlığa boğmak isteyenlere karşı gençliğin de söyleyecek sözü var elbet.

Yazı yaşarken rehavete kapılmayalım ve unutmayalım; bütün sene üzerimizden sağlıkta dönüşüm projesini tamamlayan yasalar, kanun hükmünde kararnameler, sahte sendika yasaları çıkarıldı, kıdem tazminatımızı elimizden alan yasal düzenlemeler yapıldı, özel yetkili mahkemeler aracılığı ile muhalif hangi ses varsa üzerine tutuklama terörü esip durdu. Önümüzdeki yeni dönemde de bu uygulamalar durmayacak, bu çürük çarklar ezmeye, sindirmeye devam edecek. Tüm bu saldırılara karşı gençlik olarak bilincimizi, mücadelemizi diri tutmak bugün daha da önemli. Bu alanda yaşanan saldırılara karşı; fabrikalarda, atölyelerde, mahallelerde, okullarda, tarlalarda, bulunduğumuz her alanda gençliği bilinçlendirme, mücadeleye katma görevini hızlandıralım.

Roboski katliamının 6. ayına girdik ancak sorumlular ne katliamı üstlendi ne de Kürt halkının yarasına merhem oldu. Kürt halkına yönelik baskı ve sindirme politikası artarak devam etti. KCK adı altında binlerce Kürt kardeşimiz tutsak edildi, askeri operasyonlara son verilmedi. Roboski'nin hesabını vermeyen sorumlular 6 Haziran'da Yüksekova'da Özgür'ü katletti. Yaşatılan bu baskı ve imha politikasına karşı bir arada halkların kardeşliği şiarını yükseltmeye devam etmeliyiz.

Kadın bedenine sürekli tahakküm etmek isteyen hükümet ve zihniyeti erkek egemen sisteme her gün harç karmaya devam ediyor. Sağlıkta dönüşümle kadınların doğum iznine, süt iznine göz diken, kadın cinayetlerine göz yuman, kadını ikinci sınıf  insan olarak okulda, iş yerlerinde bin bir zorlukla baş başa bırakanlar kadınlar 3 çocuk doğursun diye çok uğraştı. Başbakanın ağzından dökülen kürtaj yasaklanmalı sözleri kadınların üzerine şimşek çaktı. Aile planlamasının yetersiz olduğu, çocuk doğurmanın ve yetiştirmenin büyük bir sorumluluk ve ciddi bir mali yükümlülük getirdiği ülkemizde kürtaj yasaklanamaz. Tüm kadınların, kendi bedeni üzerinde söz ve karar sahibi olduğunu, yasalarla bedenlerine yasaklar getirilmeyeceğini haykırmasının zamanıdır şimdi.

Bunların yanı sıra bu sayımızda da kültür, sanat alanını ihmal etmedik ve dolu dolu bir Brecht yazısını dergimiz sayfalarına ekledik. Bilim ve teknolojiye eleştirel bir bakış açısı ile teknopolitik yazısı, kamu emekçilerinin, işçilerin, taşeronların hak alma mücadelelerini anlatan yazılarımız da bu sayıda yerini aldı.

Yeni sayımızda sadece egemenlerin saldırıları yer almadı elbette. Bu saldırılara üretilen cevaplar, eylemler, protestolar, paneller ve daha birçok haberle mücadele gündemimizi aktarmaya çalıştık.

Bir de dostlarımıza duyurumuz var. İlerici Gençlik Yaz Kampı 9-13 Ağustos tarihleri arasında İzmir Dikili'de bulunan Sotes Tatil Köyü'nde gerçekleştirilecek. 5. İlerici Gençlik Yaz Kampı'nda; birlikte tartışmak, birlikte üretmek ve geleceği birlikte planlamak için buluşalım

Son olarak tüm İlerici Gençlik okurları dergimizin muhabiridir. Bulunduğunuz her alanda gündemle ilgili haberleri, duygu ve düşüncelerinizi anlattığınız okur mektuplarını bekliyoruz. Bir sonraki İlerici Gençlik sayısında görüşmek üzere...