İlerici Gençlik çıktı!

ilerici Gençlik Dergisi'nin 15. sayısı çıktı. Dergimizin "Merhaba" yazısı ve içindekiler aşağıdadır.
Parola Belli:
"Daha Görünür, Daha Güçlü!"
Yeni bir sayımızda yine birlikteyiz. 2008'in son dört ayı ülke ve dünya gündemini ilgilendiren çok önemli gelişmelerle dolu geçti. Bu olaylardan bazıları sonuçları düşünülecek olduğunda sadece bu yıl değil daha uzun süre tartışılacağa benziyor. Ülke içinde sınır ötesi operasyonlar, türban, anayasa değişikliği, Ergenekon soruşturması, sosyal güvenlik sisteminde yapılan/yapılmaya çalışılan yasal değişiklikler ve tabi ki AKP'ye açılan kapatma davası bu başlıklardan sadece birkaçı. AKP, iktidar olduğu günden bu yana "her şey çok güzel olacak" balonunu şişire dursun, toplumsal gelişmelerin yönü kendileri için pek de hayırlı bir noktaya gitmiyor. Hatırlanacağı gibi yaz sürecinde yaşadığımız; THY işçisinin kararlı direnişi ve hemen ardından TELEKOM grevi işçi sınıfının yoğun psikolojik taarruz karşısında dahi neler kazanabileceğini bir kez daha göstermişti. Hatırlanacağı gibi sermaye sözcüleri grevin ne kadar modası geçmiş bir metot olduğundan, greve çıkmakla işçilerin hiç bir hak elde edemeyeceklerinden bahsediyorlardı. Süngüleri çok kolay düştü. Ağızlarını bıçak açmıyor artık. İşçi sınıfı öldü, bitti diyenler tokat üstüne tokat yemeye devam ediyor.
İşçi ve memurlar başta olmak üzere emekçi halkımızdaki bu kıpırdanmayı bilinçli ve örgütlü bir mücadeleye dönüştürmek ise yine ilericilere düşüyor. Hepsi bununla da bitmiyor. Özellikle eylül ve ekim aylarında bilinçli ve merkezi bir şekilde yükseltilen şoven, ırkçı dalga şu ara ilk günkü heyecanını yitirmiş gibi gözükse de halklarımızın üzerinde büyük bir tehdit olarak durmaya devam ediyor. En son Antalya'da ülkücülerce düzenlenen silahlı saldırı bu bağlamdaki en somut göstergelerden sadece biri. Halkımız topyekün psikolojik bir taarruzun içine alınarak fiili saldırlar ve operasyonlar meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Egemen güçlerin kardeşlik ve barış söylemine ise her zamanki gibi tahammülü yok! Kürt ve Türk Halklarımızın böylesi bir kardeş kavgasında kırdırılmasının önüne geçmek için her çabayı göstermek, yükseltilen faşizm ve halklarımızı teslim almaya çalışan emperyalizm karşısında "yaşasın halkların kardeşliği" ve "faşizme geçit yok", "kahrolsun emperyalizm" şiarlarını daha da gür seslendirmek zorundayız. Bu topraklar üzerinde yaşayan halkların kardeşlikten başka şansı yok.
Susurluk, Şemdinli derken kirli ilişkiler ağı Ergenekon operasyonuyla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Ergenekon ile birlikte egemenlerin güç kavgası da hız kazandı. Sayısız suikast ve provokasyonun tertipçisi olan bu ve benzeri bütün çeteler derhal ortadan kaldırılmalı; bunların devlet içindeki tüm işbirlikçileri yargı önüne çıkartılmalıdır. Aksi takdirde kimse Türkiye'nin gerçekten bir hukuk devleti olduğunu iddia etmeye kalkmasın!
Yeni dönemde: "TÜM-İGD daha görünür, daha güçlü!"
İlerici gençler her alanda daha görünür hale geliyor. Artık TÜM-İGD'nin sesi, soluğu yurdun pek çok yerine düne oranla daha da net ulaşıyor. 25 Kasım Kadına Karşı Şiddete Hayır Haftası etkinleri içerisinde TÜM-İGD'li Kadınların İstanbul Taksim Meydanı'nda yapmış olduğu yürüyüş ve eylem pek çok basın yayın kuruluşunda yer buldu. Hemen ardından gelen günlerde çiçeği burnunda YÖK başkanının "parası olmayan okumasın kardeşim!" mealindeki sözlerine ilk tepkilerden birini yine İlerici öğrenciler verdi. TÜM-İGD'li Öğrenciler Taksim'de "Eğitim Haktır Satılamaz!" pankartı arkasında bir basın açıklaması düzenledi.
Son olarak Antalya Akdeniz Üniversitesindeki faşist saldırı karşısında da aktif tavır koyan TÜM-İGD'liler İstanbul Taksim'de düzenlenen ayrı ve bağımsız bir basın açıklamasıyla Ülkücüleri ve arkasındaki güçleri bir kez daha teşhir etti.
İlerici öğrencilerin tüm yaptıkları bununla da sınırlı değil elbet. Türkiye'nin ilk öğrenci sendikası GENÇ-SEN'in kuruluş ve örgütlenmesinde aktif olarak katkı koyan ilerici öğrenciler, yeni bir sendikal deneyimin de önünün açılmasına omuz veriyorlar. Özellikle üniversite şubeleşme sürecinin yaşandığı şu günlerde pek çok farklı üniversite de ilerici öğrenciler yönetime gelmeyi başarıyor.
TÜM-İGD'li genç işçiler de geçtiğimiz ayları verimli kullanmaya çalıştı. Çok sayıda grev ziyareti yapan ilerici işçiler sınıf dayanışmasının önemini bir kez daha yaşamış ve göstermiş oldular.
Hep söylediğimiz gibi TÜM-İGD genç işçilerin, öğrencilerin olduğu kadar köylü gençlerin de örgütü. Bu uğurda köylerde atılan tohumlar günden güne daha da serpilip gelişiyor. Varlıkları dahi unutturulmaya çalışılan köylü gençlerin sesini önümüzdeki günlerde hem sayfalarımızda hem de hayatın diğer alanlarında daha gür duyacağımızı söylersek abartmış olmayız.
1 Mayıs 2008: Taksim işçilere kapatılamaz!
2007 1 Mayısında Taksim'i emekçilere kapatmak için çok uğraşana ama amacına ulaşamayan egemenler aynı oyunu 2008'de de oynamak için çok çaba sarf etti. Ancak "emekten gelen güçlerini" kullanan işçiler devimciler bu oyunu geçmişte olduğu gibi bu 1 Mayıs'ta da bozuyor. Taksim'in işçilere kapatılamayacağını dost da düşman da bir kez daha görüyor!
Yeni mücadele alanları ilericileri bekliyor!
Görüldüğü gibi yapılanları tek tek kağıda dökmek bile günden güne daha güç bir hale geliyor artık. Kimi zaman sayfa sayımızın yetersizliğinden bazı eylem ve etkinlik haberlerine dahi gereği gibi yer vermediğimiz oluyor. Kusurumuza bakılmadığını ümit ederiz. Ancak asıl olan da yazmak değil yapmak elbette bunu da biliyoruz.
İşçi, öğrenci, köylü gençliğin kitlesel gücü olmayı önüne koymuş bir gençlik örgütü atölye atölye, mahalle mahalle, okul okul, köy köy örgütlenmeyi başarabilmeli. Bunun yoluysa açık: Daha özverili, daha birikimli, daha kararlı olabilmekte. Yapamamak içinse hiç mazeret yok!
Mücadele alanlarında gülümseyen yüzlerle, kol kola, omuz omuza yürüyebilmeyi diliyor ve bir kez daha sesleniyoruz:
Haydi ileri...
BU SAYIDA
2.Sayfa:
Parola Belli: "Daha Görünür, Daha Güçlü!"
3.Sayfa:
faşistler vurur rektörler soruşturur...
Ülkücüler Antalya'nın provasını Ankara ve İstanbul'da yaptı
4.Sayfa:
"Fındık bahçesinin Diyarbakırlıları"
6.Sayfa:
Köyde Genç Olmak
Kardelenler nasıl kurtulur?
7.Sayfa:
Bak, işte yaklaşıyor fırtına
8.Sayfa:
Küba'da öğrenci olmak
9.Sayfa:
YÖK Başkanı Öğrenecek: Eğitim Haktır Satılamaz!
Sağ-Sol Çatışması yok, ülkücü faşist saldırılar var!
10.Sayfa:
Gençsen'den Haberler!
12.Sayfa:
Dik kafalı ve lafazan Chavez'in demokrasi laboratuarı...
13.Sayfa:
YÖK Başkanı sermayeye bağlılık yemini etti!
14.Sayfa:
İlerici Gençlik'ten haberler
16.Sayfa:
Novamed Grevinden Notlar
17.Sayfa:
Bir Mücadele Öyküsü Daha...SCT Filtre İşçilerinin 3 yıllık mücadelesi zaferle sonuçlandı!
18.Sayfa:
Oy dere kızıl dere... Onlar biter mi sandın sana can vere vere...
19.Sayfa:
Tohum (öykü)
22.Sayfa:
Zeki Şahin aramızda! TÜM-İGD kavgada! Suç Öldürende Değil Ölende!
19.Sayfa:
Teknopolitik; Özgür yazılımda Kürtçe serbest.
"Daha Görünür, Daha Güçlü!"
Yeni bir sayımızda yine birlikteyiz. 2008'in son dört ayı ülke ve dünya gündemini ilgilendiren çok önemli gelişmelerle dolu geçti. Bu olaylardan bazıları sonuçları düşünülecek olduğunda sadece bu yıl değil daha uzun süre tartışılacağa benziyor. Ülke içinde sınır ötesi operasyonlar, türban, anayasa değişikliği, Ergenekon soruşturması, sosyal güvenlik sisteminde yapılan/yapılmaya çalışılan yasal değişiklikler ve tabi ki AKP'ye açılan kapatma davası bu başlıklardan sadece birkaçı. AKP, iktidar olduğu günden bu yana "her şey çok güzel olacak" balonunu şişire dursun, toplumsal gelişmelerin yönü kendileri için pek de hayırlı bir noktaya gitmiyor. Hatırlanacağı gibi yaz sürecinde yaşadığımız; THY işçisinin kararlı direnişi ve hemen ardından TELEKOM grevi işçi sınıfının yoğun psikolojik taarruz karşısında dahi neler kazanabileceğini bir kez daha göstermişti. Hatırlanacağı gibi sermaye sözcüleri grevin ne kadar modası geçmiş bir metot olduğundan, greve çıkmakla işçilerin hiç bir hak elde edemeyeceklerinden bahsediyorlardı. Süngüleri çok kolay düştü. Ağızlarını bıçak açmıyor artık. İşçi sınıfı öldü, bitti diyenler tokat üstüne tokat yemeye devam ediyor.
İşçi ve memurlar başta olmak üzere emekçi halkımızdaki bu kıpırdanmayı bilinçli ve örgütlü bir mücadeleye dönüştürmek ise yine ilericilere düşüyor. Hepsi bununla da bitmiyor. Özellikle eylül ve ekim aylarında bilinçli ve merkezi bir şekilde yükseltilen şoven, ırkçı dalga şu ara ilk günkü heyecanını yitirmiş gibi gözükse de halklarımızın üzerinde büyük bir tehdit olarak durmaya devam ediyor. En son Antalya'da ülkücülerce düzenlenen silahlı saldırı bu bağlamdaki en somut göstergelerden sadece biri. Halkımız topyekün psikolojik bir taarruzun içine alınarak fiili saldırlar ve operasyonlar meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Egemen güçlerin kardeşlik ve barış söylemine ise her zamanki gibi tahammülü yok! Kürt ve Türk Halklarımızın böylesi bir kardeş kavgasında kırdırılmasının önüne geçmek için her çabayı göstermek, yükseltilen faşizm ve halklarımızı teslim almaya çalışan emperyalizm karşısında "yaşasın halkların kardeşliği" ve "faşizme geçit yok", "kahrolsun emperyalizm" şiarlarını daha da gür seslendirmek zorundayız. Bu topraklar üzerinde yaşayan halkların kardeşlikten başka şansı yok.
Susurluk, Şemdinli derken kirli ilişkiler ağı Ergenekon operasyonuyla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Ergenekon ile birlikte egemenlerin güç kavgası da hız kazandı. Sayısız suikast ve provokasyonun tertipçisi olan bu ve benzeri bütün çeteler derhal ortadan kaldırılmalı; bunların devlet içindeki tüm işbirlikçileri yargı önüne çıkartılmalıdır. Aksi takdirde kimse Türkiye'nin gerçekten bir hukuk devleti olduğunu iddia etmeye kalkmasın!
Yeni dönemde: "TÜM-İGD daha görünür, daha güçlü!"
İlerici gençler her alanda daha görünür hale geliyor. Artık TÜM-İGD'nin sesi, soluğu yurdun pek çok yerine düne oranla daha da net ulaşıyor. 25 Kasım Kadına Karşı Şiddete Hayır Haftası etkinleri içerisinde TÜM-İGD'li Kadınların İstanbul Taksim Meydanı'nda yapmış olduğu yürüyüş ve eylem pek çok basın yayın kuruluşunda yer buldu. Hemen ardından gelen günlerde çiçeği burnunda YÖK başkanının "parası olmayan okumasın kardeşim!" mealindeki sözlerine ilk tepkilerden birini yine İlerici öğrenciler verdi. TÜM-İGD'li Öğrenciler Taksim'de "Eğitim Haktır Satılamaz!" pankartı arkasında bir basın açıklaması düzenledi.
Son olarak Antalya Akdeniz Üniversitesindeki faşist saldırı karşısında da aktif tavır koyan TÜM-İGD'liler İstanbul Taksim'de düzenlenen ayrı ve bağımsız bir basın açıklamasıyla Ülkücüleri ve arkasındaki güçleri bir kez daha teşhir etti.
İlerici öğrencilerin tüm yaptıkları bununla da sınırlı değil elbet. Türkiye'nin ilk öğrenci sendikası GENÇ-SEN'in kuruluş ve örgütlenmesinde aktif olarak katkı koyan ilerici öğrenciler, yeni bir sendikal deneyimin de önünün açılmasına omuz veriyorlar. Özellikle üniversite şubeleşme sürecinin yaşandığı şu günlerde pek çok farklı üniversite de ilerici öğrenciler yönetime gelmeyi başarıyor.
TÜM-İGD'li genç işçiler de geçtiğimiz ayları verimli kullanmaya çalıştı. Çok sayıda grev ziyareti yapan ilerici işçiler sınıf dayanışmasının önemini bir kez daha yaşamış ve göstermiş oldular.
Hep söylediğimiz gibi TÜM-İGD genç işçilerin, öğrencilerin olduğu kadar köylü gençlerin de örgütü. Bu uğurda köylerde atılan tohumlar günden güne daha da serpilip gelişiyor. Varlıkları dahi unutturulmaya çalışılan köylü gençlerin sesini önümüzdeki günlerde hem sayfalarımızda hem de hayatın diğer alanlarında daha gür duyacağımızı söylersek abartmış olmayız.
1 Mayıs 2008: Taksim işçilere kapatılamaz!
2007 1 Mayısında Taksim'i emekçilere kapatmak için çok uğraşana ama amacına ulaşamayan egemenler aynı oyunu 2008'de de oynamak için çok çaba sarf etti. Ancak "emekten gelen güçlerini" kullanan işçiler devimciler bu oyunu geçmişte olduğu gibi bu 1 Mayıs'ta da bozuyor. Taksim'in işçilere kapatılamayacağını dost da düşman da bir kez daha görüyor!
Yeni mücadele alanları ilericileri bekliyor!
Görüldüğü gibi yapılanları tek tek kağıda dökmek bile günden güne daha güç bir hale geliyor artık. Kimi zaman sayfa sayımızın yetersizliğinden bazı eylem ve etkinlik haberlerine dahi gereği gibi yer vermediğimiz oluyor. Kusurumuza bakılmadığını ümit ederiz. Ancak asıl olan da yazmak değil yapmak elbette bunu da biliyoruz.
İşçi, öğrenci, köylü gençliğin kitlesel gücü olmayı önüne koymuş bir gençlik örgütü atölye atölye, mahalle mahalle, okul okul, köy köy örgütlenmeyi başarabilmeli. Bunun yoluysa açık: Daha özverili, daha birikimli, daha kararlı olabilmekte. Yapamamak içinse hiç mazeret yok!
Mücadele alanlarında gülümseyen yüzlerle, kol kola, omuz omuza yürüyebilmeyi diliyor ve bir kez daha sesleniyoruz:
Haydi ileri...
BU SAYIDA
2.Sayfa:
Parola Belli: "Daha Görünür, Daha Güçlü!"
3.Sayfa:
faşistler vurur rektörler soruşturur...
Ülkücüler Antalya'nın provasını Ankara ve İstanbul'da yaptı
4.Sayfa:
"Fındık bahçesinin Diyarbakırlıları"
6.Sayfa:
Köyde Genç Olmak
Kardelenler nasıl kurtulur?
7.Sayfa:
Bak, işte yaklaşıyor fırtına
8.Sayfa:
Küba'da öğrenci olmak
9.Sayfa:
YÖK Başkanı Öğrenecek: Eğitim Haktır Satılamaz!
Sağ-Sol Çatışması yok, ülkücü faşist saldırılar var!
10.Sayfa:
Gençsen'den Haberler!
12.Sayfa:
Dik kafalı ve lafazan Chavez'in demokrasi laboratuarı...
13.Sayfa:
YÖK Başkanı sermayeye bağlılık yemini etti!
14.Sayfa:
İlerici Gençlik'ten haberler
16.Sayfa:
Novamed Grevinden Notlar
17.Sayfa:
Bir Mücadele Öyküsü Daha...SCT Filtre İşçilerinin 3 yıllık mücadelesi zaferle sonuçlandı!
18.Sayfa:
Oy dere kızıl dere... Onlar biter mi sandın sana can vere vere...
19.Sayfa:
Tohum (öykü)
22.Sayfa:
Zeki Şahin aramızda! TÜM-İGD kavgada! Suç Öldürende Değil Ölende!
19.Sayfa:
Teknopolitik; Özgür yazılımda Kürtçe serbest.
