Tarih: 14.12.2011 | Kategori: Gençlik

Genç-Sen 5. Olağan Genel Kurulu toplandı

Genç-Sen 5. Olağan Genel Kurulu toplandı
Genç-Sen'in 4. Olağan Genel Kurul'unda alınan karar üzerine Genç-Sen 5. Olağan Genel Kurul'u 10 Aralık 2011'de Ankara'da Kurtuluş'ta bir salonda toplandı. Çeşitli illerden ve üniversitelerden gelen delegeler öğle saatlerinde kurulu başlattı.
Eski Merkez Yürütme Kurulu üyelerinin önerdiği divanın onaylanmasının ardından, devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Daha sonra yapılan açılış konuşmasının ardından, Hopa davası kapsamında tutuklu bulunan ve 9 Aralık 2011'de verilen tahliye kararıyla serbest bırakılan Genç-Sen üyesi Ferhat Konukçu, kongreyi selamlayan bir konuşma gerçekleştirdi. Faaliyet raporu ve mali rapor sunumlarından sonra genel kurula hazırlık sürecindeki sorunlar, Genel Kurul'a bir hafta kala gerçekleşen Şube Genel Kurulları'ndaki ÜYK ve delege seçimleri ile önergelerin tartışılmaması ve lise platformlarının delege seçimleri ile ilgili yaşanan usulsüzlükler, tartışmaya açıldı.


Genel Kurul'da meşruiyet tartışmaları

4. Genç-Sen Genel Kurul'unda "K Listesi"ni destekleyen delegeler Genel Kurul'a iki gün kala kuruldan çekildiklerini beyan etmişlerdi. Genel Kurul'dan çekilen delegeler adına hazırlanan deklerasyonu okumak üzere ilk sözü alan MYK Üyesi Yiğithan Kavukçu, yeni MYK seçimlerinde fazla üye seçtirebilmek adına Genç-Sen içerisindeki bazı eğilimlerin delege seçimlerinde usulsüzlük yaptıklarını, bu nedenle genel kurulun meşruiyetini kaybettiğini dile getirdi. Bu gerekçelerle, 4. Genel Kurul'da "K Listesi"ni destekleyen delegelerin 5. Genel Kurul'a katılım göstermeyeceğini ifade etti.


Ardından İstanbul Üniversitesi'nden bir delege, kendi yerelleri üzerinden kongre sürecinin sağlıksız işlediğini belirtti. Seçilen delegelerin hiçbir temsiliyetinin olmadığını söyledi. Hemen hiçbir şube kongresinde önergelerin tartışılmamış olduğu da göz önünde bulundurarak var olan kongrenin iptal edilip, Olağanüstü Genel Kurul'a gitmeyi önerdi.


Daha sonra ilerici gençliği temsilen bir arkadaşımız söz aldı. Hacettepe Üniversitesi delegesi olan arkadaşımız, kendi şubelerindeki seçimlerde yaşanan sorunları, sırf seçimler için bir günde 40-50 üye kaydı yapılan yerler olduğunu, önergelerin hiçbirinin Ankara üniversitelerinde tartışılmadığını, aynı zamanda liseli delege seçimlerinin kimseye haber verilmeden yapıldığını ifade etti. Tüm bunlara rağmen, GENÇ-SEN'in meşruiyeti ve öğrenci gençlik mücadelesinde koruması gereken yeri belirten arkadaşımız, hem bu sorunlara neden olan anlayışı mahkûm etmek gerektiğini, hem de GENÇ-SEN'i sorun yığınına terk eden anlayışların sahiplenilmemesi gerektiğini vurguladı ve şöyle söyledi: "Örgütlü mücadele, özne olmayı gerektirir. Birer öznesi olduğumuz sendikamızı ileriye taşımak, yine birlik ve dayanışma ile olacaktır. Farklı görüşlerin temsil edileceği ve taban inisiyatifinin geliştirileceği bir süreç ancak kolektif çabayla örülebilir. Bu süreci, dar grupçu algının terk edileceği ve herkesi kapsayacak yeni bir döneme evriltmek için elimizden geleni yapacağız. Herkesi de bu bilinçle dayanışma içerisinde hareket etmeye ve devrimci etik değerlerimizi grup çıkarlarına terk etmemeye çağırıyoruz." dedi.


Ardından söz alan Yıldız Teknik Üniversitesi delegesi, ilk sunulan deklarasyonun aleyhinde söz alarak, bazı sıkıntıların yaşandığını kabul etti, yaşanan sorunların çözümleneceği yerin genel kurullar olduğunu belirtti. Genel kurulun meşru zeminini kaybetmediği ve iptal edilmemesi yönünde fikir belirtti.


Bunun ardından Genel Kurul'un iptal edilerek Olağanüstü Genel Kurul'a gidilmesini savunan ve iptal edilmemesi gerektiğini savunan iki görüşün oylanması talep edildi. Bunun üzerine ilerici gençlikten bir arkadaşımız söz alarak, önergeleri tartışıp gelen şubelerin kararlarının, geçici karar olarak kaydedilmesini; tartışmamış olanların da Temsilciler Meclisi'ne kadar tartışmalarını yapmalarını, Temsilciler Meclisi'nde kararlarını ileterek geçici karardaki oylarla birlikte toplanıp, nihai karara varılmasını önerdi. Arkadaşımız: "Genel kurula hakim olan kafa sayısı anlayışı, ister on gün sonra toplanalım, ister olağanüstü genel kurulu toplayalım, değişmeyecektir. Yine birkaç gün içinde onlarca üye kaydedilip, seçim ve tartışmalarda taban inisiyatifi bir ya da iki grubun çıkarları doğrultusunda yönlendirilebilir." dedi. Bu zihniyet değiştirilmediği sürece, kurulu ertelemenin bu çözümsüzlüğe dair bir yöntem olamayacağını söyledi ve genel kurulda yer alıp tartışmalara katılarak sürece yön verilmesi gerektiğini ifade etti.


Bu görüşler çerçevesinde, ilk olarak genel kurulun devam etmesi ve iptal edilerek olağanüstü genel kurulun toplanması şeklindeki iki görüş oylamaya sunuldu. Oylamadan genel kurulun devam etmesi kararı çıktı. Oylama sonrasında genel kurula kısa bir ara verildi.


İkinci bölümde önergeler ve tüzük değişiklikleri tartışıldı

Aranın ardından arkadaşımızın sunduğu "geçici karar ve temsilciler meclisinde nihai karar önerisi" oybirliğiyle kabul edildi. Daha sonra genel kurullarında önergeleri tartışmış şubeler tarafından tarafından şu önergeler oylandı: Gelişim çizgisi üzerine önerge, Politik hat üzerine önerge, Delegasyon üzerine önerge, Delege seçme oranı ve kongre toplama esasları üzerine önerge, Tutuklu öğrencilere dair önerge, Anayasaya ilişkin önerge, Anayasaya ilişkin önerge-2, MYK ve ÜYK üye sayılarına dair önerge, Kadın çalışmasına ilişkin önerge, Kadın erkek el ele önergesi, Soruşturmalara dair önerge, Engelsiz üniversite önergesi. Tüzük değişikliği gerektiren önergeler tüzük gereği ancak genel kurullarda oylanabileceğinden ve Temsilciler Meclisi'nin tüzük değiştirme yetkisi bulunmadığından, bu önergeler var olan delegelerle oylandı. Bir yıl delegelik, bir yıl bütün üyelerin toplanması sistemiyle yapılan genel kurulun, önümüzdeki yıl da delegeler yoluyla yapılması önerisi kabul edildi. Delege temsiliyetinin 5 kişiden 10 kişiye çıkarılmasını öngören önerge reddedildi. Merkez Yürütme Kurulu sayısı 11 olarak belirlendi. Üniversite Yürütme Kurulu sayısının 7 olarak kalması karara bağlandı.


Şubelerde tartışılan önergelerin geçici karara bağlanmasının ardından 5. Genç-Sen Genel Kurul'u biri ilerici gençlerin hazırladığı önerge olmak üzere 2 yeni önergeyi gündemine aldı. Bu gündemde ilerici gençlikten bir arkadaşımız, Van'daki depremin ardından Van gençliği ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileriyle dayanışmayı büyüterek, MYK üyelerinin Van'a yardıma ve dayanışmaya gitmesi gerektiğini belirten, "Biji bıratiya gelan, yaşasın halkların kardeşliği" sözleriyle sonlandırdığı bir önerge sundu. Bu önerge şubelerde tartışılıp temsilciler meclisinde karara bağlanmak üzere kaydedildi.


2. önerge ise Genç-Sen'deki liselilerin kaderini tayin etmekteydi. Önerge tüzük değişikliği gerektirdiği için temsilciler meclisine bırakılmayıp genel kurulun onayına sunuldu. Özellikle liseli delegelerin seçimi konusunda yoğun eleştirilere mağruz kalan eğilimin temsilcileri tarafından sunulan önergede liselilerin Genç-Sen'den uzaklaştırılması savunulmaktaydı. Oylama sonucunda, delege seçimlerinde yaşanan usülsüzlükler ve delegelerin bir kısmının kongreden çekilmesi sonucu kongreye hakim olan bu eğilimin tam oyuyla liselilerin Genç-Sen'den uzaklaştırılması karara bağlandı. Önceki Genç-Sen Genel Kurul'arında liselilerin Genç-Sen'deki varlığını savunan, liseli gençliğin üniversiteli gençlikle ayrılmaz bir bütün olduğunu dile getiren ilerici gençler bu önergeye hayır oyu vererek liseli gençlerin Genç-Sen'de kalması gerektiğini savundular.


Son bölümde seçimler vardı

Önergelerin tartışılmasının ardından Genç-Sen'in yeni MYK'sının oylaması başlatıldı. Eleştirilerin odak noktasında duran eğilim, seçimlere 11 kişiden oluşan 'Sokak' isimli listeden girdi. Genç-Sen'de yaşanan tartışmalara, yaşanan usülsüzlüklere karşı içerden muhalefet etmeyi görev bilen, Genç-Sen'e dışarıdan değil, içeriden müdahale edelim şiarını bayrak edinmiş olan ilerici gençler seçime 'Güneşli Dünya' isimli listeyle 2 MYK adayıyla girdiler. Seçimler sonucunda "Sokak" listesini destekleyen delegeler kongrenin başında dile getirilen sorunları çözme yeri genel kurullardır, bu sendika hepimizin sendikası, sendikamızı hep birlikte yükseltelim söylemlerini unutarak tüm MYK üyeliklerini elde ettiler.


Genç-Sen 5. Olağan Genel Kurulu sonrasında yeni bir döneme girmiş oldu. Yönetimde daha fazla söz hakkı elde etme odaklı, dar grupçu anlayışın Genç-Sen'e hiçbir yarar getirmeyeceği bu genel kurul sonucunda bir kez daha kanıtlanmış oldu. Öğrenci gençliğin kitlesel sendikasını kurma hedefiyle yola çıkan Genç-Sen'in güçlenmesi, geniş yığınlara ulaşması ancak güçbirliğinin sağlanması, dar grupçu anlayışın terkedilmesiyle gerçekleşecektir. Genç-Sen'in kuruluşundan bu yana ilkeli tutumunu sürdüren ilerici gençler son genel kurulda olduğu gibi ilerleyen süreçtede tavrını sürdürecektir.