Tarih: 14.4.2006 | Kategori: Gençlik

Fransa gençliği ve işçi sınıfı kazandı

Fransa gençliği ve işçi sınıfı kazandı
Son 30 yıldır Avrupalı yönetenlerin, işçilerin haklarını budamalarına paralel olarak birlik ülkelerindeki gençlerin sahip olduğu haklarda da gerilemeler yaşanmaktadır . Genel olarak 1970’lerin sonlarında ortaya çıkan neoliberal dalga, Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile daha da saldırganlaştı. Daha önce öğrencilerin eğitim başta olmak üzere çeşitli haklarına saldıran Avrupalı sermayedarlar bu defa yelpazeyi daha da büyüterek gençlerin çalışma haklarına saldırdılar.
Avrupa’da sosyal devlet geleneğinin önemli temsilcilerinden Fransa, içinde bulunduğumuz yılın özellikle Mart ayının başından itibaren yoğunlaşan protestolarla çalkalandı. Sınıf savaşımlarının beşiği olan ülkede neoliberalizm gençlere yönelik saldırılarını gittikçe yoğunlaştırdı.

Bu bağlamda Fransa hükümetinin kabul ettiği yeni iş yasası, 26 yaşın altında yeni işe başlayanların, 2 yıl deneme süresine tabi tutulmasına ve bu süre zarfında işlerine son verilebilmesini içeriyor. Yani iş genç işçilerin iş güvenliğini ortadan kaldırıyor. 

Mart ayı boyunca halkın sokakta olduğu Fransa’da işçiler ve öğrenciler, ülke genelinde düzenlenen gösteri yürüyüşleriyle istihdamla ilgili yasanın geri çekilmesini istedi. İşçiler yasayı protesto için beş defa genel grev yaparken, üniversitelerin üçte ikisi boykot yüzünden eğitime ara verdiler. Yapılan gösteriler milyonlarca işçi ve öğrenci katıldı.

İşçi ve öğrencilerin yoğun protestolarının ardından Cumhurbaşkanı Jacques Chirac 10 nisan pazartesi günü, yasanın geri çekilerek yerine yeni bir yasa hazırlanması konusunda iktidar partisi yöneticilerine talimat verdi. Öğrencilerle işçilerin ortak eylem yapmaları, birlikte hareket etmeleri Fransa burjuvazisine geri adım attırdı.

Bu eylemlerin en büyük özelliklerinden birisi nasıl mücadele edilmesi gerektiğini ve öğrenci gençlik hareketinin toplumsal mücadeledeki yerini açık bir şekilde ortaya koymasıdır. Şöyle ki; eylemler başta öğrencilerin harekete geçmesi ile ortaya çıktı. Daha sonra Sorbon üniversitesinden diğer üniversitelere yayıldı. Komiteler kuruldu. Dersle boykot edildi. Ama hükümet geri adım atmadı. Ne zaman ki işçiler eylemlere katılma kararı aldı ve grevlere başladı işte o zaman hükümet de ne yaptığı üzerinde kapsamlı bir şekilde düşünmeye başladı. Öğrencilerin yaptığı boykotlarda, eylemlerde, direnişlerde üretim durmuyordu ve Fransa burjuvazisi, Fransa hükümetine üretim durmadığından dolayı yoğun bir baskı yapmıyordu. Ama işçiler greve çıktıklarında üretim duruyor ve Fransa burjuvazisi, hükümet üzerinden yaptığı pazarlıkla işçi sınıfının taleplerini kabul ediyor. Evet bir kez daha Fransa öğrencileri haykırıyorlar “Yolumuz işçi sınıfını yoludur” diye.