Tarih: 15.10.2008 | Kategori: Gençlik

Emekçi Üniversitesi şiarı İstanbul Üniversitesi'nden yükseliyor

Emekçi Üniversitesi şiarı İstanbul Üniversitesi'nden yükseliyor
13 Ekim 2008, Pazartesi günü İstanbul Üniversitesi'nden ilerici gençler; eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim hakkı için "Çözüm Emekçi Üniversitesinde" başlıklı bir bildiri dağıtımı gerçekleştirdi.
Kayıt haftası boyunca (06-10 ekim) üniversitenin çeşitli yerlerine "Yaşasın Emekçi Üniversitesi!", "Müşteri değil öğrenciyiz!", "YÖK'e hayır!" yazılı pullamaları yapan ilerici gençler, pullama çalışmalarına bugün de devam ettiler. Pullamanın ardından Edebiyat Fakültesi kantininde, Hergele Meydanı'nda ve Fen Fakültesi ve Edebiyat Fakültesi yemekhanelerinde bildiri dağıtıldı.

Fen ve Edebiyat Fakültelerinin yanı sıra Hukuk, İktisat ve Siyasal Bilgiler gibi fakültelerin bulunduğu Merkez Kampüs'te de bildiri dağıtımı ve pullama yapıldı. İlerici gençler bildiri dağıtımı sırasında öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

İlerici gençliğin "Emekçi Üniversitesi" şiarı okullarımızın dersliklerinde, amfilerinde, meydanlarında daha da duyulur olacak.

Yaşasın Emekçi Üniversitesi!

İlerici gençlerin dağıttığı bildiri:

Çözüm Emekçi Üniversitesinde

Yeni eğitim yılı biz öğrenciler için bu yıl da sorunlarla başladı. Öğrencilerin dertleri sadece yeni dönem başlarıyla sınırlı değil elbet. Yıl boyunca bir yandan akademik sorunlar, bir yandan maddi sıkıntılar,bir yandan barınma sorunlarımız, bir yandan da yönetimin bizlere uyguladığı baskılarla boğuşuyoruz. Eğitim dönemi başlangıçları yukarıda saydığımız sorunları arka arkaya bizlerin sırtına yüklediğinden biz öğrenciler için daha da bir zor geçiyor

Okula girişlerimizde her sene bizi karşılayan sorunların başında Har(a)ç paraları geliyor. Bölümüne göre ödediğimiz har(a)çlar değişse de çoğu öğrenci ve aile için har(a)çlar büyük bir yük oluyor. Har(a)çlar yanında kayıtlar için bizlerden her adımda aldıkları paralar da cabası.

Bu arada bir de İstanbul dışından geldiysek dertlerimize bir yenisi daha eklendi. Üniversite kontenjanları yeterli altyapı çalışmaları tamamlamadan tamamen popülist kaygılarla artırıldı. Yurt kontenjanları sabit kalırken gelen öğrenci sayısı arttı, öğrencilerin barınma sorunu daha da yakıcı hale geldi. Öğrenciler yurtlara balık istifi şeklinde yerleştirildi. Yurtlara yerleşemeyen "şanslı" öğrenciler ise yüksek kiralar isteyen ev sahiplerinin ya da özel yurtların kucağına itildi.

Sıkıntılarımız bunlarla bitmiyor. Ayrıca bir de İstanbul Üniversitesi öğrencisi olmaktan kaynaklanan bir yığın sorun daha önümüze koyuluyor. Yasakçı Rektör, öğrencilerin sadece kendi bölümüne girmesine izin veriyor, başka bir bölüme kendi okulumuzda girmemiz yasak. Tabii yasaklar sadece girişlerle sınırlı kalmıyor. Üniversiteden tüm öğrencilerin buluşabildiği ve sosyal kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiği Öğrenci Kültür Merkezi her sene saçma sapan bahanelerle kapatılıyor. Böylece öğrencilerin sanat yapabildikleri, kültürel etkinlikler düzenleyebildikleri tek alan da ortadan kaldırılıyor, üniversite öğrencileri yoz yerlere mahkum bırakılıyor.

Görüldüğü gibi sorunumuz çok ancak çözümsüz değil. Peki çözüm nerede?
Çözüm;
• Eğitimin tamamen parasız olduğu
• Bilimin ticaret için değil halk için yapıldığı
• Üniversitelerin kapılarının emekçi çocuklarına açık olduğu
• Anadilde eğitim hakkının bir insanlık hakkı olduğu
Emekçi Üniversitesi için mücadele etmekte. Çözüm fikirlerini savunmakta. Sen yoksan bir eksiğiz.

Yaşasın Emekçi Üniversitesi!

Müşteri değil öğrenciyiz!