Tarih: 26.05.2011 | Kategori: Gençlik

Emeğin, bilimin, öğrencinin olmadığı kongreniz geçersizdir

Emeğin, bilimin, öğrencinin olmadığı kongreniz geçersizdir
Emperyalizmin yükseköğretimdeki yeni yönelişleri!
27-29 Mayıs 2011 tarihleri arasında İstanbul'da Swiss Otel'de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün öncülüğünde üniversitelerin tartışılacağı uluslararası bir kongre toplanıyor. Kongrenin adı ilgi çekici "ÜYK 2011: Yeni Yönelişler ve Sorunlar". İlk etapta kulağa hoş gelen bu kongrenin iç yüzü alt başlıkları ve katılımcıları incelendiğinde ortaya çıkıyor.
Bir AB projesi olan Bologna Süreci'nin tüm alt başlıklarını kapsayan bu kongrenin katılımcıları ve alt başlıkları incelendiğinde emeğin değil emperyalizmin safında olduğu anlaşılıyor.

Kongre kapıları öğrenciye kapalı!
Kongre incelendiğinde ilk göze çarpan katılım ücreti oluyor. Kongreye bir öğrencinin katılımı neredeyse imkansız. Akademisyenlerden 250 TL, diğer katılımcılardan 300 TL katılım ücreti talep edilen kongreye, yurtta yada kötü koşullarda öğrenci evlerinde yaşayan, kimi zaman yemek için bile parası kalmayan ortalama bir öğrencinin katılımı neredeyse imkansız. Bu kongreye lüks otomobillere binen bazı "öğrenci temsilcileri" dışında katılabilecek öğrencinin olmadığını söylemek yalan olmaz. Diyelim ki, tüm ekonomik şartları zorladınız ve kongreye girdiniz; kendinizi ifade etme şansınız, sunum gerçekleştirme şansınız yok. Kongrenin internet sitesi incelendiğinde öğrencilere ilişkin bir bilgiye rastlanamıyor. Öğrenciler üniversitelerin temel ögesidir. Öğrencilerin kabul edilmediği bir kongrede üniversiteler tartışılamaz. Öğrencilerin olmadığı bir üniversite kongresi geçersizdir.

Bilim mi, sermaye mi?
Kongrenin alt başlıkları enteresan. Alt başlıklar incelendiğinde Bologna Süreci'nin ortaya attığı savlar ve programlardan derlenmiş bir kongre programı karşımıza çıkıyor. "Üniversite, Toplum, Endüstri ve İş Dünyası İlişkileri", "Girişimci Eğitim, İnovasyon ve Ar-Ge Stratejileri", "Küreselleşme ve Uluslararasılaşma", "Üniversitelerin Yapılandırılması" alt başlıkları yorumu gereksiz kılıyor. Bilimin değil sermayenin esas alındığı bir eğitim anlayışının en açık örneğini oluşturan bu örnekler "halk için bilim, halk için eğitim" yerine "patronlar için eğitim, bilim çöpe" şiarını yerleştirmek isteyen anlayışın açık ispatıdır. Bilimin olmadığı bir üniversite kongresi geçersizdir.

Sömürüyü yasallaştırmak!
Kongrenin alt başlıkları ve kongrede gerçekleştirilecek sunumlar bize çok şey anlatıyor. Emekçi çocuklarının sırtına yeni yükler bindiren, eğitim alanını patronların isteğine göre şekillendirme amacı güden Bologna Süreci'nin şekillendirdiği kongre, emeğe ve insana düşmanlığını her kelimede açığa vuruyor. Yükseköğretim felsefesini salt mesleki eğitim felsefesine indirgeyerek bilimi dıştalayan anlayış küreselleşmeyi, mesleki yeterlilik sınavlarını, yaşam boyu öğrenim adı altında yaşam boyu sınavlar ve mesleki eğitime tabi tutulmayı yasal zemine oturtarak emekçilerin ve emekçi çocuklarının sırtındaki yükü ve sömürüsünü daha da arttırmayı amaçlıyor. Sömürüyü yasallaştırmanın temel amaç olduğu bir üniversite kongresi geçersizdir.

Bizler var oldukça üniversitelerimizi savunacağız!
YÖK'ü yıkacağız. Çözüm: Emekçi Üniversitesi!

Emperyalistlerin saldırısının dün olduğu gibi yarın da süreceği aşikârdır. Bologna Süreci veya ÜYK 2011 toplantısı ne ilktir ne de son olacaktır. Üniversitenin temel bileşenlerinin kabul edilmediği, bilimin değil sermayenin egemen olduğu bir üniversite kongresinin geçersiz olduğunu her alanda her zaman yüksek sesle haykırmak bizim yani emekçi çocuklarının en temel görevidir. Bu saldırılara karşı çaresiz değiliz. Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim taleplerimizin karşılandığı, tüm üniversite bileşenlerinin yani öğrencilerin, akademisyenlerin, üniversite çalışanlarının yönetimde söz sahibi olduğu, kapıları emekçi çocuklarına ardına dek açık olan üniversitelerimizi kurmak için mücadelemiz dün olduğu gibi bugün de, yarın da sürecek. Bizler ilerici gençler, emekçi çocukları bu saldırılara geçit vermemek, bu kongrenin geçersiz olduğunu duyurmak ve "Çözüm: Emekçi Üniversitesi" şiarını daha da yükseltmek için ÜYK 2011 toplantısının olduğu günlerde alanlarda olacağız.

Tüm öğrencileri, akademisyenleri, üniversite çalışanlarını üniversitelerin sermayeye teslim edilmesine birlikte karşı durmak için 27 Mayıs Cuma günü saat 09.00'da Beşiktaş Meydanı'na davet ediyoruz.