Beyazıt haykırdı: Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Bugün gençlik 16 Mart 1978 ve 16 Mart 1988 katliamlarını unutmadıklarını ve unutmayacaklarını göstermek için Beyazıt Meydanı'nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Baskılar bizi yıldıramaz!
Basın açıklamasından önce İstanbul Üniversitesi fakültelerinde 16 Mart çalışmaları yapan öğrenciler yine baskılarla karşılaştı. Sabah saatlerinde Edebiyat kantinine Halepçe katliamının fotoğraflarından oluşan bir fotoğraf sergisi açıldı. Fotoğrafların duvara asılmasından bir süre sonra sivil polis ve çevik kuvvet okula girerek hiçbir gerekçe göstermeden fotoğrafları indirmeye başladı. Öğrencilerin "Katil polis üniversiteden defol!" sloganları eşliğinde çevik kuvvet okuldan çıkarıldı. Sonrasında kantinde ve yemekhanelerde bildiriler dağıtılarak polisin yapmış olduğu anti-demokratik ve hukuka aykırı uygulama anlatıldı. Yapılan ajitasyonlarda, aynı binada olmasına rağmen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin Fen Fakültesi kapısından; Fen Fakültesi öğrencilerinin Edebiyat Fakültesi kapısından girememesine karşın; çevik kuvvetin ve sivil polisin istediği gibi istediği yerden okula girebildiğine dikkat çekildi.
Üniversiteler bizimdir!
Yapılan konuşmaların ardından öğrencilere eylem çağrısı yapılarak alkışlar ve sloganlar eşliğinde Fen fakültesinden "AKP, YÖK. MGK. TÜSİAD defol! Üniversiteler bizimle özgürleşecek!"pankartı açılarak toplu çıkış yapıldı. "16 Mart'ı unutma! Unutturma!", "YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!" ve "Beyazıt faşizme mezar olacak!" sloganları eşliğinde Beyazıt Meydanı'na varıldı.
Sirkeci'den toplu halde gelen kitle "Halepçe'den bugüne kirli savaşa ve şovenizme son! Kürt halkına özgürlük!" pankartı arkasında Beyazıt Meydanı'nda, Fen-Edebiyat ve Merkez kampüs öğrencilerini beklerken "Katil devlet hesap verecek!", "Yaşasın devrimci dayanışma" sloganlarını attı. Ana kapının önüne Fen-Edebiyat öğrencilerinin gelişiyle kitle daha da yüksek sesle 16 Mart katliamlarını unutmayacağını haykırdı. "16 Mart 1978 Beyazıt... Katleden devlettir! Sorumluları cezalandırılsın!" pankartıyla ilerici, devrimci, yurtsever öğrencilerin ana kapıdan çıkışının ardından Beyazıt Marşı sıkılı yumruklar havada hep bir ağızdan okundu.
Marşın ardından ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever, öğrenciler imzalı ortak basın açıklaması okundu. Basın metni okunduktan sonra katliamın gerçekleştiği Eczacılık Fakültesi önünde başta Beyazıt'ta katledilenler olmak üzere tüm devrim şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından Grup Vardiya ve Grup Yorum'un eşliğinde hep bir ağızdan marşlarla oldukça coşkulu geçen anma sonlandırıldı.
1978'den 2008'e kontrgerilla katliamlar devam etmekte. 78'den beri bizler yürüdüğümüz yolda aramızdan çalınanları unutmayacağımızı her geçen gün daha da gür sesle ve sesimize ses katarak haykırmaya devam edeceğiz:
Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!
Yaşasın hakların kardeşliği!
Yaşasın devrimci dayanışma!
Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Basın açıklamasından önce İstanbul Üniversitesi fakültelerinde 16 Mart çalışmaları yapan öğrenciler yine baskılarla karşılaştı. Sabah saatlerinde Edebiyat kantinine Halepçe katliamının fotoğraflarından oluşan bir fotoğraf sergisi açıldı. Fotoğrafların duvara asılmasından bir süre sonra sivil polis ve çevik kuvvet okula girerek hiçbir gerekçe göstermeden fotoğrafları indirmeye başladı. Öğrencilerin "Katil polis üniversiteden defol!" sloganları eşliğinde çevik kuvvet okuldan çıkarıldı. Sonrasında kantinde ve yemekhanelerde bildiriler dağıtılarak polisin yapmış olduğu anti-demokratik ve hukuka aykırı uygulama anlatıldı. Yapılan ajitasyonlarda, aynı binada olmasına rağmen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin Fen Fakültesi kapısından; Fen Fakültesi öğrencilerinin Edebiyat Fakültesi kapısından girememesine karşın; çevik kuvvetin ve sivil polisin istediği gibi istediği yerden okula girebildiğine dikkat çekildi.
Üniversiteler bizimdir!
Yapılan konuşmaların ardından öğrencilere eylem çağrısı yapılarak alkışlar ve sloganlar eşliğinde Fen fakültesinden "AKP, YÖK. MGK. TÜSİAD defol! Üniversiteler bizimle özgürleşecek!"pankartı açılarak toplu çıkış yapıldı. "16 Mart'ı unutma! Unutturma!", "YÖK kalkacak, polis gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek!" ve "Beyazıt faşizme mezar olacak!" sloganları eşliğinde Beyazıt Meydanı'na varıldı.
Sirkeci'den toplu halde gelen kitle "Halepçe'den bugüne kirli savaşa ve şovenizme son! Kürt halkına özgürlük!" pankartı arkasında Beyazıt Meydanı'nda, Fen-Edebiyat ve Merkez kampüs öğrencilerini beklerken "Katil devlet hesap verecek!", "Yaşasın devrimci dayanışma" sloganlarını attı. Ana kapının önüne Fen-Edebiyat öğrencilerinin gelişiyle kitle daha da yüksek sesle 16 Mart katliamlarını unutmayacağını haykırdı. "16 Mart 1978 Beyazıt... Katleden devlettir! Sorumluları cezalandırılsın!" pankartıyla ilerici, devrimci, yurtsever öğrencilerin ana kapıdan çıkışının ardından Beyazıt Marşı sıkılı yumruklar havada hep bir ağızdan okundu.
Marşın ardından ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever, öğrenciler imzalı ortak basın açıklaması okundu. Basın metni okunduktan sonra katliamın gerçekleştiği Eczacılık Fakültesi önünde başta Beyazıt'ta katledilenler olmak üzere tüm devrim şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu. Ardından Grup Vardiya ve Grup Yorum'un eşliğinde hep bir ağızdan marşlarla oldukça coşkulu geçen anma sonlandırıldı.
1978'den 2008'e kontrgerilla katliamlar devam etmekte. 78'den beri bizler yürüdüğümüz yolda aramızdan çalınanları unutmayacağımızı her geçen gün daha da gür sesle ve sesimize ses katarak haykırmaya devam edeceğiz:
Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!
Yaşasın hakların kardeşliği!
Yaşasın devrimci dayanışma!
Devrim şehitleri ölümsüzdür!