Tarih: 15.03.2009 | Kategori: Gençlik
Fotoğraflar

Ankaralı ilerici gençler bugün 16 Mart şehitlerini bir etkinlikle andı

Ankaralı ilerici gençler bugün 16 Mart şehitlerini bir etkinlikle andı
Ankaralı İlerici Gençler, bugün (15.03.09) 16 Mart Beyazıt Katliamı'nda öldürülen üçü İGD'li yoldaşımız olan 7 devrimci öğrenci anısına bir etkinlik düzenledi.
Etkinlik 16 Mart ve tüm devrim şehitleri adına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından katliamı anlatan bir belgesel gösterimi yapıldı. Belgeselde, katliamın nasıl gerçekleştiği, görüntülerle anlatıldı. Belgesel gösteriminin sonunda ise "Anıları artık yürüyenlerin bayrağıdır!" başlığıyla TÜM-İGD'nin eylem görüntüleri aktarıldı.

Ardından panele geçildi. Panel yönetici arkadaşımız "Bu ülke tarihinde katliamlar 28 Ocak'ı 29'a bağlayan gecede Mustafa Suphi ve 14 yoldaşının Karadeniz'de hunharca katledilmesiyle başladı. 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'nda beşyüzbin emekçinin üzerine yağdırılan kurşunlarda 34 kişinin ölmesi, Çorum, Maraş, Sivas, Gazi Katliamları, 19 Aralıkta F Tiplerine eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda öldürülen devrimciler ve Halepçe Katliamı, bu ülke tarihinde yaşanmış gerçeklerdir. Bunlar sadece sayabildiklerimiz
" sözleriyle panelimizi başlatmış oldu.

1 Mayıs 1977, Çorum, Maraş, Sivas, Gazi, Beyazıt, Halepçe
Katil devlet hesap verecek!

Panelde ilk söz günümüze kadar gerçekleşen katliamları ve var olan katliamcı devlet anlayışını anlatması için Temel Demirer'e verildi. Araştırmacı-yazar, 70'li yıllardaki toplumsal koşulları, işçi sınıfı mücadelesini anlattı. Mustafa Suphilerden bu yana işlenen katliamları derin devletin yaptığı söylemlerinin yalan olduğunu, bu katliamları yapanın devletin ta kendisi olduğunu örneklerle ifade etti. Ayrıca günümüzde etkisini göstermeye başlayan kapitalizmin yapısal krizine, Ergenekon davasının egemenler arasında yaşmakta olan iktidar kavgası olduğuna değindi.

Gençliğin sözü: "Çözüm Emekçi Üniversitesi'nde!"
Ardından TÜM-İGD üyesi Gökhan Keskin arkadaşımız "Üniversite gençliğinin durumu ve baskılar" konulu bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda bir üniversite öğrencisi olarak Ankara Üniversite'si, Gazi üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi'nde yaşanan faşist saldırılardan örnekler verdi. Bu saldırıların sadece birkaç faşistin yaptığı bir şey olmadığını, devlet tarafından organize edilerek tıpkı 16 Mart'taki gibi düzenlendiğini anlattı. Var olan sınıfsal ayrımlardan kaynaklı üniversite gençliğinin durumundan, ekonomik saldırılardan, bir baskı aygıtı olan YÖK'ten, soruşturmalardan, polis-jandarma-ÖGB-sivil faşistler ve rektörlüğün işbirliğinden yaşanmış örneklerle bahsetti. Tüm bu saldırılara karşı "Emekçi Üniversitesi" şiarının yükseltilmesinin gerekliliğini vurgulayarak sunumunu sonlandırdı.

Panelin ardından soru-cevap kısmıyla etkinlik sona erdi.

Bizler ilerici gençler olarak, okulda, fabrikada, tarlada faşizme karşı mücadele bayrağımızı daha da yükseltmeyi görev biliyoruz. Ölen tüm devrim şehitlerinin anıları, sosyalizm yolunda yürüyenlerin bayrağıdır!

Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Yaşasın devrim ve sosyalizm!
Yaşasın devrimci dayanışma!