Basın Açıklamasında Okunan Metin:
KAHROLSUN EMPERYALİZM! YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!
1 Mart tezkeresinin meclisten dönüşünün 3. yılında, Ortadoğu da yine savaş rüzgarları esiyor. Irak’ta yeni işkence görüntüleri, emperyalistler tarafından tırmandırılan ve tohumları tüm Ortadoğu’ya atılan mezhep çatışmaları, Filistin’de yaşananlar ve nihayetinde İran üzerinde yoğunlaşan emperyalist baskı... Tüm bunlar, Ortadoğu’nun emperyalistler tarafından yine kana bulanacağının göstergesi. Büyük Ortadoğu Projesi’ni gerçekleştirebilmek için Irak’ı baştan başa yangın yerine çevirmekten çekinmeyen ABD, şimdi Irak işgalinde uzlaşamadığı Avrupalı emperyalistleri de yanına çekerek İran’a saldırmaya ve Ortadoğu’nun hakimiyeti için büyük bir adım atmaya hazırlanıyor. Yine bildik bahanelerle; nükleer silahlar, gerici rejimler, vs. Bu kez, Irak işgalinden farklı olarak, Avrupa’nın en güçlü emperyalist ülkelerini de saldırısına yedeklemek açısından ciddi mesafeler kat etmiş durumda.
BM, sürekli bir şekilde İran’a ABD patentli dayatmalarda bulunmakta. Nükleer araştırmalara dair sınırlamalar, İran’ın dünyayla ilişkileri ve daha nice konuda, Avrupa da ABD’nin yanında İran’a karşı saf tutmuş görünüyor. Öte yandan, başta ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice olmak üzere birçok ABD diplomatı, savaş diplomasisini başlatmış bulunuyor. Özellikle Ortadoğu’da ABD’nin ileri karakolluğunu üstlenmeye hazır ülkelerle görüşen ABD heyetleri, bu ülkelerden ABD’nin İran’a saldırı planlarına aktif desteklerini talep ediyor. Ortadoğu’da yeni bir yangın yaratmaya hazırlanan ABD, şimdi yanına uşaklarını toplamaya koyulmuş bulunuyor.
Bu anlamda, ABD’nin savaş hazırlıkları çoktan başlamış durumda. ABD’nin Ortadoğu’da en çok güvendiği ülkelerden biri de tahmin edilebileceği gibi Türkiye. Irak savaşı sırasında yoğun pazarlıklara sahne olan ABD-Türkiye ilişkileri, Türkiye cephesinden 1 Mart tezkeresinin meclisten dönmesiyle adeta kazaya uğramıştı. Tezkere “kazası”nın etkileri büyük oldu, stratejik ortakların arası bozuldu, ABD bu cepheyi “farklı yollarla” açmak durumunda kaldı. Tabi, efendilere itiraz etmenin, sözden dışarı çıkmanın bir bedeli vardı. Daha sonradan ABD çuval operasyonları ve IMF tehditleri ile Türkiye’yi yeniden hizaya getirmesini bildi, ABD - Türkiye stratejik ortaklığı yeniden kuruldu.
Türkiye daha sonra gelen tezkereyi hızla onaylayarak ABD’ye uşakça bağlılığını bildirmiş ve bundan sonra efendisinin sözünden çıkmayacağını göstermiş oldu. ABD de bu bağlılık gösterilerine sessiz kalmayarak, İran’a yönelik saldırısında Türkiye’ye etkin bir rol vermeyi tasarlamakta. Bu anlamda, yakın zamanda Türkiye’ye diplomatik bir ziyaret gerçekleştirileceği tahmin edilen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın neler isteyeceği açıklığa kavuşmuş oluyor. Evet, Türkiye ile de savaş pazarlıkları hızla devam ediyor. bir yandan tüm üslerin, kapıların tamamen ABD’ye açık hale getirilmesi için hazırlanırken, öte yandan da cepheye sürülecek asker pazarlıkları sürdürülüyor. Bu ülkenin gençlerinin ABD’nin ve diğer tüm emperyalistlerin sefil çıkarları için kardeş halkların üzerine sürülmesi, emperyalistlerle uşaklık ilişkisi içerisindeki sermaye iktidarının hiç umurunda değil, bu iktidar emperyalistlerle yapacağı kan pazarlığının, alacağı kredilerin, uluslararası yatırımcıların ve dünya borsalarında yer tutabilmenin derdinde. Sermaye iktidarının bugünkü kaygısı, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde kendine düşen görevi nasıl etkin bir şekilde yerine getirebileceğinde, bu sebeple de silahlarını emperyalistlerle birlikte İran’a çevirmekten çekinmeyen bir siyaset izlediği de ortadadır.
Oysa unuttukları bir şey var: Bütün halklar kardeştir ve halklar yalnız, sahipsiz değildir! Bu ülkenin gençliğinin geleneği, emperyalistlere bu coğrafyayı dar eden bir gelenektir. Denize dökülen 6. Filo, Kommer’ in ateşe verilen arabası, Denizleri, Mahirleri, İbrahimleri ve daha nicelerini yaratan anti emperyalist hareketin temsilcileriyiz biz. Kardeş halkların üzerine tankların, tüfeklerin, topların doğrultulmasına halkların birbirlerine düşürülmesine sessiz kalmayanlarız. İşte bu yüzden, başta İran halkı olmak üzere tüm Ortadoğu halklarına doğrultulmuş bu silahlara, emperyalist kuşatmaya, emperyalist işgal altındaki topraklarda her gün bir yenisiyle karşılaştığımız insanlık dışı uygulamalara karşı “ Yaşasın İşçilerin Birliği, Halkların Kardeşliği!” şiarını yükseltiyor, Ortadoğu halklarının yalnız olmadığını haykırarak herkesi emperyalist işgale karşı durmaya çağırıyoruz.
ANKARA GENÇLİK DERNEĞİ EKİM GENÇLİĞİ EMEKÇİ HAREKET PARTİSİ GENÇLİĞİ KALDIRAÇ KURTULUŞ PARTİSİ GENÇLİĞİ MARKSİST BAKIŞ ÖZGÜR EĞİTİM PLATFORMU SOSYALİST GENÇLİK DERNEĞİ TÜM İLERİCİ GENÇLİK DERNEĞİ