Ankara Üniversitesi'nde boykot başladı
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde öğrenciler, öğretim görevlileri ve üniversite çalışanları yemekhane işçileri ile dayanışmak amacıyla yapılan yemekhane boykotuna yoğun bir katılım gösterdi.
Rektörlük, TADAL el ele!
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde, taşeron firma TADAL'a bağlı yemekhane işçileri uzun süredir maaşlarını alamıyordu. Ayrıca işçiler işten çıkarılıyor, kıdem tazminatları da ödenmiyordu. Sözde cumhuriyet, laiklik ve demokrasi savunması için mitinglerde boy gösteren üniversite yönetimi ise işçilerin sorunları karşısında duyarsız kalıyor, hatta TADAL firmasını destekliyor. Durum öyle ki, taşeron firmanın daha önce de yolsuzlukları ortaya çıkmış ama her ne hikmetse ihale yine aynı firmaya kalmıştı. Okul yönetimi ile ilginç ilişkileri olan TADAL buna dayanıyor olmalı ki, işçi düşmanı yüzünü hukuku dahi hiçe sayarak sergiliyor. İşte rektörlüğün demokrasisi. Yaşananlar eğitimin özelleştirilmesinin bir sonucu.
Taşeronlaştırmanın, ücretli kölelik düzeninin, güvencesiz çalışma koşullarının en somut sıkıntılarıyla karşı karşıya kalan yemekhane işçileri ile öğrenciler daha önce de dayanışma içerisinde eylemlilikler üretmişti.
İşçi, öğrenci, emekçi, gençlik boykotta birleştik!
Bugün itibariyle (25.09.2008), işçilerin ücretlerinin ödenmemesi ve bazılarının da işten çıkarılması üzerine, işçiler ve öğrenciler birçok öğretim görevlisinin de desteğiyle el ele yemekhane boykotuna başladılar.
Şu anda kampüste boykot sürüyor. Emekçiler ve öğrenciler, yemekhane işçileri ücretlerini alana dek boykota devam edeceklerini duyurdular. Boykota kampüs genelinde yoğun bir katılım sağlanırken Prof. Dr. Pars Esin, dışında hiç kimsenin yemekhane'den yemek yemediği, Prof. Esin'in bir de boykotu örgütleyenlerle tartıştığı öğrenildi.
Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.
Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde, taşeron firma TADAL'a bağlı yemekhane işçileri uzun süredir maaşlarını alamıyordu. Ayrıca işçiler işten çıkarılıyor, kıdem tazminatları da ödenmiyordu. Sözde cumhuriyet, laiklik ve demokrasi savunması için mitinglerde boy gösteren üniversite yönetimi ise işçilerin sorunları karşısında duyarsız kalıyor, hatta TADAL firmasını destekliyor. Durum öyle ki, taşeron firmanın daha önce de yolsuzlukları ortaya çıkmış ama her ne hikmetse ihale yine aynı firmaya kalmıştı. Okul yönetimi ile ilginç ilişkileri olan TADAL buna dayanıyor olmalı ki, işçi düşmanı yüzünü hukuku dahi hiçe sayarak sergiliyor. İşte rektörlüğün demokrasisi. Yaşananlar eğitimin özelleştirilmesinin bir sonucu.
Taşeronlaştırmanın, ücretli kölelik düzeninin, güvencesiz çalışma koşullarının en somut sıkıntılarıyla karşı karşıya kalan yemekhane işçileri ile öğrenciler daha önce de dayanışma içerisinde eylemlilikler üretmişti.
İşçi, öğrenci, emekçi, gençlik boykotta birleştik!
Bugün itibariyle (25.09.2008), işçilerin ücretlerinin ödenmemesi ve bazılarının da işten çıkarılması üzerine, işçiler ve öğrenciler birçok öğretim görevlisinin de desteğiyle el ele yemekhane boykotuna başladılar.
Şu anda kampüste boykot sürüyor. Emekçiler ve öğrenciler, yemekhane işçileri ücretlerini alana dek boykota devam edeceklerini duyurdular. Boykota kampüs genelinde yoğun bir katılım sağlanırken Prof. Dr. Pars Esin, dışında hiç kimsenin yemekhane'den yemek yemediği, Prof. Esin'in bir de boykotu örgütleyenlerle tartıştığı öğrenildi.
Gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz.