Tarih: 18.11.2005 | Kategori: Gençlik

Ankara Üniversitesi ve ODTÜ'de Şemdinli'deki Olaylar Protesto Edildi

Ankara Üniversitesi ve ODTÜ'de Şemdinli'deki Olaylar Protesto Edildi
Ankara Üniversitesi Cebeci kampusunda Şemdinli olaylarının protestosu bugün (18 Kasım 2005 Cuma) yapıldı. Cebeci Kampusu’nda saat 13.00’de Şemdinli’de yaşanan insanlık dışı olaylar protesto edildi. Devrimci grupların eylem birliğiyle ve yaklaşık 200 öğrencinin yürüyüşüyle başlayan eylem Cebeci Kampusu girişinde yapılan basın açıklamasıyla son buldu.
Yoğun geçen eylemde TÜM-İGD üyesi gençler de yerini aldı. Cebeci Kampusu’ndaki protestoların ardından ODTÜ’de araka arkaya üç protesto gerçekleşti. ODTÜ öğrencileri protestolarının devam edeceğini açıkladı. Cebeci’deki basın açıklamasında aşağıdaki basın metni okundu:

Basına ve Kamuoyuna

Bilindiği gibi yaklaşık iki hafta önce Şemdinli halkı bir kitapçıyı bombalayan şahsı suçüstü yakaladı. Bu şahsın ve sonradan yakalanan iki astsubayın arabasından, şahısların resmi görevli olduklarına dair açık kanıtlar çıktı. Aynı zamanda son üç aydır Şemdinli’de yapılan suikastların belgeleri de yine aynı araba içinde bulundu. Atılan bomba sonucu iki kişi yaşamını yitirirken, keşif sırasında yine bir askerin halkın üzerine ateş açması sonucu iki kişi daha öldü. Yaşananları protesto etmek için Yüksekova’da meşru haklarını kullanan halkın üzerine panzerler sürülerek ateş edildi ve burada beş insan yaşamını yitirdi. Bütün bunlar yaşanırken, devlet görevlileri çeşitli açıklamalar yapmaya başladılar. Olayın yaşandığı günlerde başbakan, bu olayın üzerine sonuna kadar gidileceğini belirtirken, askeri yetkililer olayın münferit ve lokal bir vaka olduğunu vurguladılar. Kara kuvvetleri komutanı Yaşar Büyükanıt bombacı astsubaylardan birini iyi tanıdığını ve bu askerin iyi işler yaptığını belirterek katliamın sorumlularını sahiplendi. Son günlerde başbakan da çark ederek devlet ve milletin karşı karşıya getirilmemesini telkin etmeye başladı. Diğer yandan medya, her zamanki tutumunu sergileyerek olayı geçiştirip önemsizleştirme, münferit ve lokal bir vaka gibi gösterme çabası içerisine girdi. Medya, on yıllardır süregelen inkar ve imha politikasının sözcüsü olduğunu bir kez daha gösterdi. Hatta olayın sorumluları orada yaşayan Kürt halkıymış gibi gösterilerek devleti aklama ve halkları düşman etme görevini de üstlendi. Yedi insanın katledilmesi, basında milli maçtan daha az yer bularak medyanın tutumunu net olarak ortaya koymuştur. Ama biz biliyoruz ki; bunlar münferit ve lokal olaylar değil, devletin farklılıkları bastırmada temel aracı olan kirli savaş sisteminin parçalarıdır. Azınlıklara vahşice saldırılan 6-7 eylül olaylarının da, Alevilere yönelik Çorum, Maraş, Sivas katliamlarının da, savaş sürecinde faili meçhul cinayetlerin ve yakılan köylerin de sorumluları aynı çete düzenidir ve bu çete düzeni Susurluk’ta ifşa olmuş, Şemdinli’de suçüstü yakalanmıştır. Geçmişte farklı sesleri bastırmak için kullanılan bu yöntem, bugün doğrudan Kürt halkına yönelik topyekün bir saldırıya dönüşmüştür. Nasıl ki Susurluk faillerinin hepsi serbest bırakıldıysa, Şemdinli katliamcıları da hemen salıverilmiş ve devletin gerçek yüzü bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu yöntemler Türkiye’ye özgü değildir. İtalya’da ortaya çıkarılan gladio çetesi göstermiştir ki, NATO üyesi bütün ülkelerde bu tip örgütlenmeler mevcuttur. Emperyalizm, muhaliflerini her zaman bu yöntemlerle sindirmeye çalışmıştır. Bu örgütlenmelerin Türkiye’deki yansıması da Jitem, kontrgerilla ve özel harp dairesi olmuştur. Avrupa Birliği’nin yaşananlar karşısında herhangi bir tutum sergilememesi de dilinden düşürmediği demokrasi, özgürlük, şeffaf devlet gibi kavramlardan ne anladığının göstergesidir. Bütün bu yaşananlar sona ermiş değildir. Kürt halkına yönelik saldırılar hala yoğun bir şekilde sürmektedir. Bu saldırılar Kürt halkı özelinde Türkiye halklarının kardeşliğine yönelik saldırılardır. Türkiye halkları da bu saldırıların aynı zamanda kendilerine de yöneldiğinin farkında olmalıdırlar. Bizler devrimci, yurtsever, sosyalist öğrenciler olarak tüm Türkiye halklarını katledenlerden hesap sorma bilinciyle alanlara çıkmaya çağırıyoruz. Kürt halkı sürdürdüğü direnişte yalnız değildir. Çözüm Türkiye halklarının ortak mücadelesiyle gerçekleşecektir.

Ya Çete Düzeni, Ya Sosyalizm!
Operasyonlara ve Katliamlara Son!
Şemdinli Halkı Yalnız Değildir!
Kahrolsun Emperyalizm, Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Biji Biratiya Gelan!

Ankara Gençlik Derneği, BAGEH, Devrimci Gençlik, DSİP, Ekim Gençliği, Emek Gençliği, Gençlik İnsiyatifi, Kaldıraç, Kurtuluş Partisi Gençliği, Marksist Bakış, Öğrenci Muhalefeti, Sosyalist Gençlik Derneği, TÜM-İGD