Akdeniz Çivi işçilerine polis müdahalesi
Mersin'de, Akdeniz Çivi işçilerinin dün (25 Kasım) sabah 08.30 sıralarında CHP Mersin İl Başkanlığı'nda başlattıkları işgal eylemine 26 Kasım'da polis sabaha karşı müdahale etti. Direnişçi işçiler gözaltına alındı.
Akdeniz Çivi işçilerinin dünkü işgali için CHP'li yetkililer bu durum ile ilgili yaptıkları basın açıklamasında işçilerin istedikleri kadar binalarında misafir olarak kalabileceklerini duyurmuşlardı. Fakat ilerleyen saatlerde CHP yöneticileri türlü oyunlara başvurdu. Mersin emniyeti sürekli olarak işçilere "binayı boşaltmazsanız müdahale edeceğiz" tehditlerini yağdırırken, aynı zamanda CHP yetkililerinin de savcılığa dilekçe verdiğini duyurdu. CHP'nin misafirperverliğinin bittiğinin de göstergesi olan bu saldırılar birçok CHP üyesinin partilerine tepkisiyle sonuçlandı.
26 Kasım'da sabaha karşı 01.00 sularında CHP Mersin İl Başkanı Yılmaz Şanlı, "30 işçiyi işe alalım, işçileri biz seçelim, nerede çalışacağına da biz karar verelim" teklifi ile binaya girdi. Fakat Yılmaz Şanlı, binadaki örgütlülüğü unutmuş olacak ki ya da hiç böyle bir şey bilmiyormuş ki bu teklifi işçilere sundu ve işçiler tarafından bina dışına "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganıyla geldiği gibi geri gönderildi.
Yılmaz Şanlı'nın binaya gelip geri dönmesi üzerine polisler arasında bir koşuşturma başladı. Saat 03.00 civarında polislerin sinyal bozucu bir makine ile içerdeki işçiler ile dışarıdaki işçi ve destekçilerinin telefon trafiğini kestikten sonra bina kapısını kırarak içeriye girdi. 1'i sendika yöneticisi 58 işçi gözaltına alındı. Gözaltına alınan işçilerin tamamı bugün (26 Kasım) sabah 08.30'da serbest bırakıldı.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bugün saat 12.45'te yapılan basın açıklaması ile işçilere destek mesajlarını ve yaşananların kınandığı mesajları CHP yönetimine duyurdular. Akdeniz Çivi işçilerine destek için TÜM-İGD'nin de içinde yer aldığı birçok ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever kurum, KESK'e ve DİSK'e bağlı birçok sendika direniş ve işgal alanındaydı.
Basın açıklamasından sonra Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Selçuk Göktaş, kısa bir konuşma yaptı. Göktaş, dünden bu yana tehditler aldıklarını fakat Birleşik Metal-İş Sendikasının tarihinin unutulmaması gerektiğini ve "çok bedel ödedik yine öderiz ama bedel ödetiriz" de cevabı ile yankı uyandırdı. Göktaş, direnişin burada bitmediğini asıl kavganın yeni başladığını söyledi.
İşgal süresince sık sık "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" , "Ölmek var dönmek yok" , " Bu yola baş koyduk geri dönüş yok" , " Sendika hakkımız engellenemez" , "Yaşasın sendika yaşasın DİSK" , "İş ekmek yoksa barış da yok", "Kemal Türkler aramızda" sloganları atıldı.
26 Kasım'da sabaha karşı 01.00 sularında CHP Mersin İl Başkanı Yılmaz Şanlı, "30 işçiyi işe alalım, işçileri biz seçelim, nerede çalışacağına da biz karar verelim" teklifi ile binaya girdi. Fakat Yılmaz Şanlı, binadaki örgütlülüğü unutmuş olacak ki ya da hiç böyle bir şey bilmiyormuş ki bu teklifi işçilere sundu ve işçiler tarafından bina dışına "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganıyla geldiği gibi geri gönderildi.
Yılmaz Şanlı'nın binaya gelip geri dönmesi üzerine polisler arasında bir koşuşturma başladı. Saat 03.00 civarında polislerin sinyal bozucu bir makine ile içerdeki işçiler ile dışarıdaki işçi ve destekçilerinin telefon trafiğini kestikten sonra bina kapısını kırarak içeriye girdi. 1'i sendika yöneticisi 58 işçi gözaltına alındı. Gözaltına alınan işçilerin tamamı bugün (26 Kasım) sabah 08.30'da serbest bırakıldı.
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bugün saat 12.45'te yapılan basın açıklaması ile işçilere destek mesajlarını ve yaşananların kınandığı mesajları CHP yönetimine duyurdular. Akdeniz Çivi işçilerine destek için TÜM-İGD'nin de içinde yer aldığı birçok ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever kurum, KESK'e ve DİSK'e bağlı birçok sendika direniş ve işgal alanındaydı.
Basın açıklamasından sonra Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Selçuk Göktaş, kısa bir konuşma yaptı. Göktaş, dünden bu yana tehditler aldıklarını fakat Birleşik Metal-İş Sendikasının tarihinin unutulmaması gerektiğini ve "çok bedel ödedik yine öderiz ama bedel ödetiriz" de cevabı ile yankı uyandırdı. Göktaş, direnişin burada bitmediğini asıl kavganın yeni başladığını söyledi.
İşgal süresince sık sık "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" , "Ölmek var dönmek yok" , " Bu yola baş koyduk geri dönüş yok" , " Sendika hakkımız engellenemez" , "Yaşasın sendika yaşasın DİSK" , "İş ekmek yoksa barış da yok", "Kemal Türkler aramızda" sloganları atıldı.