Tarih: 27.02.2012 | Kategori: Gençlik

4 artı 4 artı 4 hayatımızı 0'a eşitliyor

4 artı 4 artı 4 hayatımızı 0'a eşitliyor
Eğitimde yeni bir döneme daha giriyoruz. AKP'nin sözüm ona üstün çalışmalarıyla kademeli eğitim geliyor. 4+4+4 sistemi olarak sunulan bu sistemde eğitim 3 kademeye bölünüyor. 1997 yılında yürürlüğe giren 8 yıllık zorunlu temel eğitim sona eriyor.
Yeni sisteme önce AKP'nin açıkladığı şekliyle bakalım. Getirilmesi planlanan sistemle ilköğretim 4. sınıfı bitiren öğrenciler "isterlerse" bu noktadan sonra eğitimlerine evden devam edebilecek. 4. sınıftan sonra öğrenci isterse açıktan, isterse kuran kurslarıyla, isterse örgün öğretim kurumlarında eğitimine devam edebilecek. Baş örtüsüyle okula gelmek isteyen öğrencilerin evlerinde eğitim görmeye devam etmesiyle eğitimleri sekteye uğramayacak. Ayrıca özel meslek lisesi açmak isteyen patronlara da devlet taradından öğrenci başına 1000 TL teşvik parası ödenecek. Bu da AKP'nin iddiasına göre mesleki eğitimde yeni bir çığır açacak.

"Dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz"dan "eve hapis gençlik yetiştirmek istiyoruz"a
Hepinizin hatırlayacağı gibi "dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz" söylemi geçtiğimiz haftalarda Başbakan Erdoğan tarafından dile getirilmişti. Yeni açıklanan sistem Erdoğan'ın dindar gençlik açıklamasıyla bire bir örtüşmekte. 4. sınıfı bitiren bir öğrencinin henüz 11 yaşında olduğunu göz önüne alırsak alınacak kararın öğrenci tarafından değil aile veya aileyi etkileyen cemaat, çevre, topluluk unsurları tarafından alınacağını rahatlıkla görebiliriz.

Ailenin (çevrenin, cemaatin vs) çocuğu okuldan alıp evde eğitim verme kararı alması durumunda çocuk kendi yaşıtlarından, sosyal çevresinden koparılarak eve hapsedilmiş olacak. Eğitimde hukuk, sosyal tarih gibi konular zaten unutulmuşken bilim, sanat, edebiyat da hasır altı edilmiş olacak. Çocuklar ve gençler yaşıtlarıyla oyun oynama hakkından mahrum, yaşıtlarıyla etkileşimden uzak bir nevi ebeveyninin küçük kopyası olarak yaşamını sürdürecek.

Tüm bu ihtimallerinin yanı sıra üzerinde durulması gereken bir diğer konu da çocuk işçiliği. Tasarı çıraklık yaşını indiriyor. Ailenin çocuğu çalışmaya zorlamayacağı konusunda hiçbir garanti yok. Bugün bile çok sayıda çocuk kendileri için çok ağır işlerde çalışmakta iken bu yasa çocuk işçiliği önündeki engelleri kaldırmış olacak.

Daha fazla nitelikli işçi isteyenlere prim
Yeni eğitim sistemi bize kara haberler sunarken patronlara daha fazla para kazanmanın yollarını açıyor. Türkiye'de halen 2.5 milyon işsiz bulunmasına karşın nitelikli işçi bulamamaktan şikayet eden patronlara "özel meslek lisesi açın size öğrenci başına 1000 TL vereceğiz" denilerek hem patronların kendi isteklerine göre işçi üretmesini sağlıyor hem de patronların ceplerini daha fazla dolduruyor.

Satırlar arasından
Planlanan yeni eğitim sistemi sosyal devletin en temel kurallarından olan "Çocuğun ihmal ve istismarını önlemek amacıyla, koruyucu ve destekleyici tedbirlerin çocuğun yüksek yararı ekseninde alınmasını ve uygulanmasını sağlamak" kuralını rafa kaldırmaktan başka bir anlam ifade etmiyor. Üstelik bu sistemle "çocukları ve gençleri eski kuşakların değerlerini sorgulamadan sürdürecek uysal araçlar olarak kalıplayan ve sakatlayan gerici-tutucu anlayışlar"dan koruması gereken devlet bizleri bu anlayışların kollarına atıyor.

Başta da belirttiğimiz gibi bu yeni sistem dindar -tabii ki sadece müslüman, sünni-, muhafazakar, boyun eğen gençlik isteyen egemenlerin kendi isteklerine uygun gençlik yaratma yolundaki bir adım olarak karşımıza çıkıyor. Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim isteyenlere, güneşli, özgür bir dünya isteyenlere karşı sadece düşmanlık besleyen egemenler bu yeni eğitim sistemiyle tüm ilerici, demokrat gençlere de saldırısını büyütüyor.

"Gençliğin üzerinden kirli ellerinizi çekin" yazımızda da belirttiğimiz gibi: "Asıl amacının sadece 'dindar' değil, her sözlerine 'evet' diyen bir gençlik yaratmak olduğu günden güne açığa çıkan AKP'nin gençliğe yönelik saldırısı sürdükçe gençliğin mücadelesi de artarak sürecek. Milyonlarca gence biat kültürünü dayatan AKP iktidarına karşı ilerici gençliğin bulunduğu alanlarda duyulacak tek söz varsa o da: 'evet efendim' değil 'geçit yok!' olacak"