Tarih: 27.05.2010 | Kategori: İşçi - Sendika

26 Mayıs'ta emekçiler alanlarda

26 Mayıs'ta emekçiler alanlarda
Sendika konfederasyonlarının 22 Şubat'ta yaptıkları toplantıyla alınan 26 Mayıs Genel Grevi kararı sendikaların grevin gereklerini yerine getirecek bir örgütlenmeya girişmemeleri ile birlikte yine sendikalar tarafından genel eyleme döndürüldü. Eylemlere, sendikaların hareketsiz kalmak ısrarına rağmen sokaklara dökülmekte ısrar edenler damgasını vurdu. Eylemler aynı zamanda sendika yönetimlerine dönük işçi-emekçi tepkisinin açığa çıkması olarak da okunabilir. 26 Mayıs herşeye rağmen TEKEL direnişinin kolay kolay söndürülemeyeceğinin ve yeni bir yükselmeye girecek potansiyeli taşıdığının bir göstergesi.
İstanbul

Aylar öncesinden genel grev tarihi olarak belirlenen 26 Mayıs (26.05.2010) tüm ülkede olduğu gibi İstanbul'da da yapılan eylemlerle geçti. KESK'e bağlı sendikalar Çapa'dan Beyazıt'a yürüdü. DİSK Şişli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi, örgütlü bulunduğu çalışma alanlarında bildiri okudu. Deri-İş üyeleri Tuzla Organize Sanayi'de bir saat iş bıraktı. Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde iş bırakıldı; buradaki eyleme SES, Dev Sağlık-İş, istanbul Tabip Odası ve Bilgi Üniversitesi emekçileri katıldı.

Taksim ve Gümüşsuyu'nda gerçekleşen eyleme TEKEL, Esenyurt Belediyesi, UPS, İSKİ, itfaiye, ATV-Sabah, TÜBİTAK, atık kağıt işçileriyle birlikte Türk-İş İstanbul şubeleri ve birçok ilerici,devrimci kurum katıldı. Tüm İlerici Gençlik Derneği, saat 11.00'da Galatasaray'dan İşten Atmak Yasaklansın Platformu ile birlikte bir yürüyüş gerçekleştirerek AKM önüne geldi. Saat 12.30 civarı Gümüssuyu Caddesi üzerinde başlayan yürüyüşle sloganlar eşliğinde Türk-İş Temsilciliği önüne gelindi. Yol trafiğe kapatıldı.

Türk-İş Temsilciliği önünde gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından kortejler Taksim'e geri yürüdü. AKM önünde bir süre daha devam eden eylem sloganlarla sona erdi.


İzmir

İzmir'de DİSK ve KESK'in çağrısıyla bir araya gelen işçi ve emekçiler ekonokik saldırılara boyun eğmeyeceklerini haykırdılar.

Saat 10.00'da Basmane Meydanı'nda toplanmaya başlayan kitle, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz", "Kahrolsun sendika ağaları", "Genel grev genel direniş" "İş ekmek yoksa barış da yok" İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" sloganlarıyla saat 11.00'da İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) doğru yürüyüşe geçti. İBB önünde yapılan konuşmalarda krizin faturasının emekçilere ödetilemeyeceği, şehit düşen maden işçilerinin ve Muğla'da faşistlerce katledilen Şerzan Kurt'un hesabının sorulacağı, TEKEL işçilerinin direnişinin yükseltileceği, İBB Park Bahçe işçilerinin taşerona kaşı verdiği mücadelede yalnız olmadığı vurgulandı. Tüm-Bel-Sen ile toplu sözleşmeden kaçan İBB başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu protesto edildi.

Okunan basın metninin ardından eylem son buldu.


Ankara

Bugün (26.05.2010) Ankara'da konfederasyonların kararına rağmen iş bırakan işçi ve emekçiler Çankaya Belediyesi önünden toplanarak Ziya Gökalp Caddesi'ndeki SSK İş Hanı önüne yürüdü.

Saat 11.00'da Çankaya Belediyesi önünde toplanan DİSK, KESK ve aralarında TÜM-İGD'nin de bulunduğu ilerici, devrimci kurumlar Ziya Gökalp Caddesi'ne yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında sık sık direnen İSKİ, itfaiye, Esenyurt Belediye işçileri ve TEKEL işçileri selamlanırken, "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz","Ne 4/B ne 4/C herkese kadrolu çalışma","Her yer TEKEL her yer direniş!" sloganları atıldı.

Ziya Gökalp Caddesine gelindiğinde Eğitim Sen 2 Nolu Şube'nin bürolarından eylem alanına yürüyüşü polis tarfından engellendiği öğrenildi. Bunun üzerine yapılacak olan basın açıklaması Eğitim Sen 2 nolu şubenin yürüyüşüne izin verilmeden yapılmayacağı açıklandı ve beklenmeye başlandı. Eğitim Sen 2 nolu şubenin eylem alanına gelinmesiyle başlayan basın açıklamasında 4/B-4/C kölelik yasalarının kaldırılması gerektiği vurgusu yapıldı ve basın açıklamasının ardından eylem sona erdi.

İlef Öğrencileri Dayanışma Topluluğu da eylemdeydi
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki Eğitim-Sen'li akademisyenler greve çıkarken öğrencileri de greve destek verdi.

İlef Öğrencileri Dayanışma Topluluğu 26 Mayıs'ta yapılacak olan genel eylemde greve çıkacak olan işçilerin, emekçilerin yanında olduğunu göstermek ve taleplerini haykırmak için ders boykotu yapma kararı aldı. Bir hafta önceden hazırlığa başlayan öğrenciler astıkları afişlerle ve dağıttıkları bildirilerle İletişim Fakültesi'ndeki bütün öğrencileri, öğretim görevlilerini ders boykotuna çalışanlarını greve destek olmaya çağırdı.

Saat 11.00'da fakülte önünde toplanan öğrenciler Çankaya Belediyesi'nin önüne gelerek yürüyüşlerine başladı. Pankartlarıyla eyleme katılan öğrenciler sık sık "Eşit, parasız, bilimsel,anadilde eğitim","Ücretli köle olmayacağız","Tekel işçisi yalnız değildir" sloganlarını haykırdı.


26 Mayıs: Hayal kırıklığının ve umudun günü
26 Mayıs, TEKEL direnişi ve yükselen işçi sınıfı hareketi için önemli tarihlerden biriydi. Bugünün bize anlattıklarını hayal kırıklığı, herşeye rağmen yükseltilmeye çalışılan umut, ama hepsinden önemlisi bütün olumsuzluklara rağmen yeşertilen direnme gücü diye özetlenebilir. Üç ay öncesinden belirlenen bir tarih olarak 26 Mayıs genel grevi, işçinin üretimden gelen gücünü kullanarak taleplerini kabul ettirme aracı olacaktı. Ancak konfederasyonların süreci örgütlememek yönündeki eğilimleri neticesinde ortaklaşamayan bir dizi eylem doğdu. Yani beklenen olmadı, sinirler gerildi. Açıkça gördük ki sendika yönetimlerinin yüzü işçiye dönük değil.

Sendikaların ülkenin ve dünyanın bu koşullarında bile böylesi hareketsiz şekilde durması sendikal harekette büyük bir değişim zorunluluğunun altını çiziyor. Sendikaları harekete geçirecek ve sendikal harekette köklü değişiklikler yaratacak itici güç bugün sokakta kader deyip boyun eğmeyenlerin ta kendisiydi. Hep dediğimiz gibi: "...Çünkü işçileri kurtaracak olan işçiden başkası olamaz!" Evet, sendikalar bugün genel eylemsizlikteydi. Bir diğer yandan '89 Bahar eylemlilikleri sonrasında sendika yönetimlerindeki değişikliklerin hatırası hepimizin aklından mutlaka geçiyordur.
Hava elbet değişecek, bunu hep beraber göreceğiz.

Umut içimizde baki. TEKEL işçisinin direniş süreçlerinden aktardıkları gibi: "Mücadele edenler her zaman kazanmazlar ama kazanlar mücadele edenlerdir." 26 Mayıs bir kazanım günü olarak tarihe geçmediyse de, mücadelenin bitmediğine ve bitmeyeceğine dayanak noktası olarak anılacak.

İstanbul eyleminin fotoğraflarına bakmak için tıklayınız.

Ankara eyleminin fotoğraflarına bakmak için tıklayınız.

İzmir eyleminin fotoğraflarına bakmak için tıklayınız.